İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 38780

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 8828

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7401

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 6911

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5707

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5507

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5249

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3475

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2606

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2504

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2036

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1823

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1657

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1568

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1487

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1397

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1363

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1275

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1265

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1191

Ankara

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1082

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 1079

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1073

Yozgat

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1042

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1013

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 984

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 972

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 04 saat 43 dakika kaldı.

Bulut Sever yazdı, 567 kez açıldı, 2 misafir olmak üzere 13 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
15 Mar 15 15:00

Bulut Sever

Puan: 5507

Haçlı Seferleri̇ (Son)

Alman ve Fransız İmparatorları bu sefere bizzat iştirak ettiler. Yüzbinlerce kişi yine “kutsal dava” uğruna Anadolu yolların döküldü. Alman İmparatoru beraberindeki ordusu ile kara yolunu tercih etti ve Kütahya taraflarında Türklerin baskınına uğrayarak ordunun büyük bir çoğunluğunu kaybetti. Kral kaçarak Bizans’a döndü ve oradan gemi kiralayarak Kudüs’e gitti. Fransa kralı ise Almanların başına gelenleri duyunca İzmir üzerinden yolunu değiştirerek Antalya’ya yöneldi. Fakat Türkler gece baskınları düzenleyerek kalan orduyu düzen tutmaz hale getirdi. Kral ve kraliçe canını zor kurtararak avenesi ile birlikte bir gemi tutarak Kudüs’e gitti. Geride yüzüstü bıraktıkları askerleri Kudüs’e varmaya çalıştılarsa da hepsi yollarda Türkler tarafından yok edildi. İki arkadaş Kudüs’e ancak turist gibi varabildiler ve karşılaştıklarında birbirlerine sarılıp ağlaştılar. Her iki kral da güç bela evlerine dönebildi.

Ve tarih sahnesine 1187’nin bir Cuma günü Selahattin Eyyubi çıktı ve Kudüs’ü geri aldı. Bir Haçlı tarihçisi bu durumu anlatırken şöyle demiştir: “Doğulu Hıristiyanlar Müslümanların hükümetini Latin hükümetine tercih ettiler.” Selahattin Eyyubi Kudüs’ü alınca katliam yapmadı ve gitmek isteyenler için onlara süre tanıdı. Bu süre zarfında onlara kimse ilişmedi, zarar vermedi. Kudüs’ün Müslümanlar tarafından alınması 3. Haçlı Seferi’nin hazırlıklarının başlamasına neden oldu. Bu sefer de o meşhur “Aslan Yürekli” Richard’ın sahneye çıktı ve onun önderliğinde yine Fransa ve Alman Kralları sefere katıldı.

Yine görüldü ki, 3. Haçlı Seferi’ne katılan ordular da yollarda telef oldu. Kudüs’ü geri alamadılar. Alman kralı seferde boğularak öldü. Fransa kralı geri dönerek “Aslan Yürekli”nin topraklarını işgal etti ve Richard seferde tutsak edilerek binbir güçlük ve büyük bir fidye karşılığında evine dönebildi. Yine başarısız olmuşlardı.

Papa’nın 4. Haçlı Seferi çağrısına hiçbir İmparator itibar etmedi. Bu sefer bu kutsal davaya kontlar ve prensler sarılacaktı. Bu seferin diğerlerinden farkı, Kudüs’ü almak niyetiyle başlaması fakat ilerleyen zamanlarda Bizans prensinin tekrar tahtını alması için bunlardan yardım istemesi üzerine Müslümanlara değil Ortodokslara karşı bir savaşa yani taşeronluğa dönüşmesiydi. Bu Sefer’de bir kez daha başarısızlıkla sonuçlandı.

Bu 4. Haçlı Seferi’nden sonra muhtelif şekillerde ve aynı sebepten birkaç Sefer daha düzenlendi ise de hepsi katliamlar ve yıkımlar getirdi. Her sefer başarısızlıkla sonuçlandı.

Garip olan ise günümüzde halen Haçlı Seferleri’ne katılan birçok kişi yüceltilir ve onların gayretlerinden, kerametlerinden bahsedilir. Bazılarına Vatikan tarafından “aziz” unvanları bile verilmiştir. Efsaneleştirilmiştir bir bakıma bu Seferler. Tarihte hep kutsal bir savaş olarak anlatılmış, Türklere düşmanlıklarından ve seferlerdeki barbarlıklardan, katliamlardan hariç her ne güzel şey varsa onlarla süslenmiştir bu savaşlar. İkinci Dünya Savaşı’nın sonları kadar da Avrupalıların dış politikasını bu Haçlı zihniyeti yönlendirmiştir diyebiliriz. 11 Eylül olaylarından sonra malum Başkan’ın “ağzından kaçırmış” olduğu “bu bir Haçlı Savaşıdır(Seferi)” ifadesini de unutmamak gerekir ve Haçlı zihniyetinin en azından bu zihniyetin tortularının Batı üzerine yapışmış olduğunu bilmek elzemdir.

Sonuç olarak dikkatle bakıldığında Haçlı Seferleri Türkler tarafından durdurulmasaydı, Doğunun üstün medeniyetinin ve meziyetlerinin Batı’ya ulaşması yerine, Avrupa’nın o karanlık barbarlığı Doğuya taşınacaktı sonucuna varabiliriz.

Batı, Müslüman Türklere çok şey borçludur.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
20 Mar 17:52

Anlatmak lazım, özellikle yeni nesile... Tebrikler.

Bunlar da ilginizi çekebilir..