Türkiye Aktivitesi
668 ziyaret
1 online
Ali Şahan Avsuz
Hakkında henüz bir şey yazmadı.

Edebiyat Puanı

628 puan Mavi Kalem

Derecesi

9 [Toplam 182 kişi]

Edebiyat
Tümü(34)
Pinledikleri(0)
Ali Şahan Avsuz yazdı, 6 misafir beğendi, henüz yorum yapılmadı.
12 Eki 17 01:00
Hoşgeldin

Kırık mı kalbim,

Sorma,

Ağlarım bağzı,

Utanırım.

Pişman olmaksa bu,

Pişmanım,

Sevmek duygusunu bilseydim,

Hiç omzumda taşımazdım.

Kalbe zarar, akla zarar,

Bir türlü zarar...

Senin gelişin, kalışın ve de gidişin,

Yok çare ve ne mümkün,

Girdin gönlüme, girdim gönlüne.

İzin yok gayrısı ya da gerisine,

Şikayetçi değilim asla,

Hastayım biraz akıldan, ruhtan, aşktan,

Geldin bir bahar vakti,

Sevdim bir kasımpatı saksısının kıyısında,

Hapşurdun, çok yaşa diledim,

Yaşadın da,

Sonra yaşadın başka bir hayatta çokça.

Ben seni bekledim,

Sahil kenarlarında, kasımpatı kavşaklarda,

Sonra bir pazar kahvehane camından gördüm seni,

Tam takozu devirecekken masaya,

Yanında bir kız çocuğu,

Elinde türlü zerzavat dolu bir poşet,

Koştum ardından, yakaladım cılız kollarından.

Tanıdın mı beni, dedim,

Tanıdım dedin ya,

Aktı kalbimden aşağı sımsıcak bir şey,

Unutmamış demek ki,

O da hala beni düşünüyor belli ki.

Sarıldım sıkıca umutlarıma.

Bir çay bahçesinde oturup konuştuk uzun uzun,

Çocuk okula başlamış bu sene, Başarılıymış da, görsen ne tatlı cimcime,

Sonra o hayırsızdan bahis oldu,

Kalbime köz döküldü,

Deniz ikiye yarıldı sanki,

Gökyüzü ağlamaklı oldu.

İçermiş her gece,

Dövmekse o da varmış elbette,

Siroz demiş doktorlar,

Ağlamaya başladı ansızın,

Sus dedim tamam daha fazla devam etme,

El sıkışıp ayrıldık sonra,

Ben sarıldım yine umutlarıma,

Pek değil,

Birkaç ay sonra karşılaştık,

Yüzü solmuş, ayağında eski bir çarık,

Yanaştım yanına,

Sarıldım umursamadan hiçbir şeyi,

Ben burdayım sıkma artık canını der gibi,

Sarıldı o da, düşerken uçurumdan tutunacak son dalmışım gibi.

Ağladı, anlattı sonra yine ağladı,

Kaybetmiş hayırsız kocasını,

Sonra bu zamanda kız evlatla bir kadın ne yapar?

Ağladım sonra ben de,

Yaşa benimle dedim düşünmeden,

Babalıksa babalık, kocalıksa koca,

Kabul etmez dedim içimden, etti.

Başladı saadet dolu günler,

Bekarlık hayatından kalan zirzopluklara veda etti bu kaptan,

Aldı dümeni eline sonra çekti gemisini en sığ limanlara.

Yaşamak bu be dedim bi an,

Nefes aldım sanki ilk defa gerçekten,

Toz pembe bulutlar dağıldı sonra çok geçmeden,

Bir sabah göremedim evden çıkarken,

Ve sonra karşılamadı kapıda,

Yine gitti anlaşılan.

Alıştı bu beden, alıştım ben kabul,

Git nereye gidersen,

Hayalin de gidecek değil ya,

Biraz beyaz peynir, kavun falan,

Sonra anasona boğulur mevsim,

Ve sonra anasına sayılır bu feleğin,

Geleceği aldırmadan.

Sen bilirsin ya beni,

Gelsen yine aynı severim seni,

Severim hem de sanki hiç gitmemişsin gibi,

Girsen mesela şu kapıdan,

Selam versen yeniden,

Diyeceği bellidir gönlümün,

Selam verdin,

Safa verdin,

Hoşgeldin.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ali Şahan Avsuz yazdı, 6 misafir beğendi, henüz yorum yapılmadı.
4 Tem 17 01:00
Unutmak Sanrısı

Gülmeyi unuttuk be,

Sevmeyi unuttuk,

Soldurduk gencecik yaşta,

Bu kalbi kuruttuk.

Eski olan hiçbir şey yok yenide,

Oysa ne güzel günler bırakmıştık geride,

İki çocuk hayalimiz vardı hani bir de,

Oğlan Ferit olacaktı, kızın adı Feride.

Ah be geçmişim,

Aylak takımı sevgilerim,

Sokak başında başıboş kalmış kalbim,

Aşk bir kıvılcım samana atılmış bilirim.

Şimdi sahipsiz kaldı herşey,

Duvarda resmin yok,

Dudaklarımda ismin,

Ne geceler sayıklamıştım oysa,

Unutmak ne kolaymış meğer sevgilim.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ali Şahan Avsuz yazdı, 8 misafir olmak üzere 9 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
7 Nis 17 01:00
Baharda

Hani çıksak dışarı,

Eski günlerden yüz bulup tutuşsak el ele,

Güneşin kızarttığı toprağa basarak,

Çimenlere uzansak.

Ortak olsak ağustos böceğinin neşesine,

Şahit olsak kumruların eşsiz sevgisine,

Ve martıların gülüşüne eşlik etse gülüşümüz,

Üzdüğü bulutlardan özür dilerken güneş,

El sallasak gökyüzündeki uçağa,

İçinde tanımadığımız yüzlerce insana,

Baharda her şey yakışır insana,

Gülmek, gülüşmek, sevmek, sevişmek,

Biz sadece gezelim kol kola,

Bir çay bahçesi durağımız,

Bir de pastahane kurabiye sıcaklığında,

Sebep çok sevdiğim baharda,

Sen bile daha güzelsin,

Ben daha aşığım mesela,

Kuşlar bile ayrı ötüyor,

Doğa haykırıyor sanki,

Sevin diye birbirinizi dünyaya.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ali Şahan Avsuz yazdı, 8 misafir olmak üzere 9 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
8 Mar 17 02:00
Yitik

Alo,

Sesin gelmiyor mu?

Gelmiyor.

Sonuna kadar gidiyor parmağım,

Çevirirken numaranı,

Ahizede soğuk metal kokuları.

Alo, alo, alo!

Kumbaram çoktan kırılmış,

Tüm birikimim üzüntü yığınları,

Velespit gidonuna bile yön vermez,

İrademin yitik duyguları.

Lastik peşinde koşmaktan yorulmuş,

Saklandığı yerde unutulmuş,

Anı defteri arasında kurumuş gül yaprakları,

Ah! Gençliğim, çocukluğum, huzur eşiğim ,

Yitmiş bir benim,

Bir tabloda unutulmuş ağlayan çocuk yüzü kederim,

Kara tren karası bahtım,

Huş türküsü beklentisizliği,

Acep nedendir giden herşeyin gelmezliği,

Alo, alo, alo...

Kimse yok mu geçmişimden,

Ses ver bana,

Kendini kaybetmek duygusu bu muydu yoksa?

Söyle bana,

İçimdeki çocuğun cılız sesi.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ali Şahan Avsuz yazdı, 8 misafir olmak üzere 9 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
16 Ara 16 02:00
Rüzgâr

Bir rüzgâr esiyor,sert,

Nereden esiyor,nereye esiyor,

Bahçemde ağaçların yaprakları hışırdıyor,

Sonra alıp götürüyor yaprağı dalından,

Oysa ne çok severdi ağaç,

Kurumuş dalında asılı yaprağını.

Sonra gözlerim dalıyor uzaklara,

Geçmişim geliyor hatrıma,geldiğim,

Hava ılık, esmiyor rüzgâr,

Yaprak dalında ağacına aşık,

Bir kadın beliriyor evin mutfağında,

Saçları kömür karası,

Sigara içiyor dumanı bile uzaklaşmadan kendinden,

Yeni bir tanesini yakıveriyor,

İçinde kasveti var ama anlatmıyor,

Ağlamak isterken gözleri,

Ağlamıyor,ağlayamıyor.

Ellerini hatırlıyorum yumuşak,

Saçlarımı okşuyor,mırıldanarak bir türküyü,

Ümitleri var benden öte,bana yüklediği,

Saçlarıma nakş ettiği vicdanı var,

Yüzü var gülümsediğinde içime işleyen,

Her biri hafızamın kitaplığında gizli.

Bahçemizde ağaçlar yeşil henüz,

Esmiyor rüzgâr, esmesin,

Kadın, kökleri en derindeki ağaç,

Bir damla suyu yetiştirir gibi her bir yaprağa,

Sarıp sarmalıyor, yeşertiyor çevresini.

Bir kadın,ağaç gibi,ana gibi,

Hayat veriyor tükenip giderken kendinden,

Kömür karası saçları değirmenciye çalıyor,

Ağacın dalları kuruyor, kuruyor yaprakları,

Anlatamaz kimse bana bu olanları,

Yaşlanmış,buruşmuş bu tanımadığım kadını,

Benim annem hâlâ kırk altısında,

Saçlarının rengi hâlâ kömür karası.

Rüzgâr esme,esme ne olursun,

Yaprak dalında yeşil kalsın,

O kadın mutfağında,

Ayırma rüzgâr ne olur,

Ne ağacı yaprağından,

Ve kadını kömür karası saçlarından.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ali Şahan Avsuz yazdı, 9 misafir beğendi, henüz yorum yapılmadı.
28 Eyl 16 22:00
Hayat Arası Rüya

Sizinle bir yunan adasında,

Bir sahil kasabasında karşılaşmak isterdim bayan,

Şimdi ne yeri ne de zamanı,

Dosyalanmayı bekliyor bir yığın yazı kağıdı,

Boynuma takılı boyun bağı,

Kunduram toz içinde,tabanı delik,

Bir de yaklaşıyor kira zamanı.

Büyük oğlan okula başlıyor üstelik,

Al sana defteri,kalemi,kalem tıraşı,

Bir dolu masraf,masraf da masraf...

Eve et girmeyeli uzunca bir zaman olmuş,

Unutmuşum kuru fasulyede etin tadını,

Eskiden hiç yoksa haftada bir uğradığım meyhane,

Lokanta olmuş,ev yemekleri satıyor,ucuz da veriyor,

Cebime attığımda elimi bazen sadece kürdan geliyor,

Et de yemiyorum ne yiyorsam zerzevat,

Ama eksik değil kürdanım,

İçi boş olsa da kalite deriden cüzdanım,

Bana sorsan içine bile koyamadığım parayı vermezdim,

İş yerinden dostlarım layık görmüş almışlar,

Doğum günü hesabına.

Üstüm başım eski püskü,

Bana dert değil de utanıyor büyük oğlan,

Başka babalar filinta gibi giderlermiş okula,

Alacağız mecbur üst baş giderler çıkınca avuçta bir şey kalırsa.

Söz etsem susturursun bayan,

Ama karım da az çekmedi benden,

Çamaşırı,ütüsü türlü zıkkımı,

Yıllarca kahrımı çekti hâlâ çekmekte,

Bir de kızımız olsa deyip durmasa bir de,

Daha ikisini zor geçindiriyorken,

O da haklı diyorum be,

Evin içinde üç tane azılı,

Bir kızımız olsa,saçlarını örse,etek giydirip gezdirse,

Bana anlatamadığı şeyleri onla dertleşse,

Ama yok avuçta zıkkımın parası,

Yemek olmuyor soğanı yalnız ekmek arası,

Geçim derdi var üzerimde bayan gelmeyin siz de,

Bir kadın sevdim ben hayatımda olamadım hayırlı,

Şimdi siz de sevmeyin beni,

Bunun ne yeri ne zamanı,

Yaşım geçiyor geçmekte,

Şakaklarım kar beyaza seğirtmekte,

İsterdim sizinle olsun mutlu bir izdivaç,

Lakin hanım evde,çocuklardan biri toksa diğeri biraz aç,

Sevemem anlayacağınız bayan,

Geçemem hayatınızdan,

Çocuklarım olmasa,karım olmasa mesela,

Bir de çalışmak belası sekiz beş arasında,

Deli çağlarım yirmili yaşlarımda,

Karşılaşsaydık bir sahil kasabasında,

Siz yudumlarken biranızı güneş batımında,

Sevmek zorunluluğu icap ederdi o zaman galiba,

Ama şimdi değil,artık değil,

Şimdi ne yeri ne zamanı,bayan,

Görmemiş olun,bir rüyayız biz aslında.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ali Şahan Avsuz yazdı, 6 misafir beğendi, 2 yorum yapıldı.
25 Eyl 16 18:00
Yağmur Hikayesinde Şemsiye

Sarı sıcak günler geçti ömrümden,

Mutlu oldum mu bilmiyorum,

Ama geçti bir devir,biraz benden,

Yaklaşıyor sanırım kış günleri,

Rengini de bilirdi annem bu mevsimin,

Kara derdi,kış mevsimi geldi işte bilemiyorum rengini.

Susuzluk var sanki benliğimin çoraklığında,

Kavuşmaya can atıyor bir yanım,

Yağmur tanelerinin zerresine dahi,

İhtiyacım var sanki kuru kalmamaya.

Bir yanım korkuyor yağmurdan,

Hüzün veriyor olmadık zamanlarda,

Bir şemsiye açıyorum ya bir başıma,

Yalnızlığımı hatırlatıyor galiba,

Minicik,mini minicik bir şemsiye,

Yağmurdan korumak yerine,

Sular içine atıyor,boğulmakla tehdit ediyor,

Yalnızlığımı hatırlatırken yine bana.

Küçük bir şemsiye,tek kişilik,

Yanına kimseyi istemiyor aslında,

Sana seni emanet ediyor,

Bir kara kış sabahı,bilmem hangi renk kış akşamında.

Yazlarına aşıktım ben anlaşılan,

Yalnız olsam da olmasam da,

Sokakta yürümekten çekinmiyordum en azından,

Hatırlamıyordum bir başınalığımı,

Bakmadıysam şayet alelade bir vitrinin camına.

Kış mı geliyor,gelsin,

Yağmur mu yağacak yoksa,

Sevinenler olacaktır elbet,

Bir yerlerde ektiğinin çıkmasını beklerken bir çiftçi,

El ele tutuşup,ıslanarak yürümeyi düşlerken iki sevgili,

Kim neylesin benim bu boş hüznümü,

Geçer dedikleri musibetlerden değil miydi,

Bir başına yaşamak çaresizliği,

Her yağmur yağdığında hatırlatmasa ya kendini.

Kavuşuyor yağmur bile,

Yeryüzünde onu bekleyen sevdiğine,

Kalmıyor hiç bir kimse,

Kuytu bir kış köşesinde,

Ortada bir ben yalnız kalmış,bir de su şişesi bilindik bir tekerlemede.

Yağmur hikayesi, şemsiye hissizliği,

Kış geliyor buralara anlaşıldı,

Bilseydi eğer böyle yaşayacağımı,

Gölgem bile kayıtsız,benden uzaklaşırdı.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
25 Eyl 18:22

Misafir

Yağmur hikayesi, şemsiye hissizliği...

Ali Şahan Avsuz yazdı, 7 misafir beğendi, 1 yorum yapıldı.
24 Eyl 16 02:00
Sar Beni

Sar beni sevdiğim,sar beni sıkıca,

Yolumuz uzun ve çetin,

Dirayetim yetersiz sen olmayınca,

Kuşlar gökte eşlik ediyor bize,

Yaptığımız çok açık aptalca,

Gönül treninde lokomotif biziz,

Ya alıp gidelim başımızı ya da kalalım umutsuzca.

Eşkıyalar kesecek bir yerlerde önümüzü,

Kurşuna dizecekler belki de aciz vücudumuzu,

Salıverirler değil mi ruhumuzu usulca?

Sar beni sevdiğim,sar beni sıkıca,

Kaçamam elinden kaçamazdım,

Fuzuli o sebepten uğraşmadım,

Seninle olurum ya da seninle ölürüm anca.

Kalemim yazmıyor,bıçağım kesmiyor,

Senden ayrı kalmak içime hiç mi hiç sinmiyor,

Kaçalım sevdiğim buralardan,

Nasıl yaşarım ben uzaklarda,sen buralarda kalınca.

Sar beni sevdiğim,

Kırk yıllık hasretim sanki,

Yanımda olduğunda bile bir hayli uzakta,

Sar beni sevdiğim,

Sar beni,kemiklerimi bana hatırlatırcasına.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
24 Eyl 13:01

Misafir

Kırk yıllık hasretim sanki

Ali Şahan Avsuz yazdı, 9 misafir beğendi, 1 yorum yapıldı.
18 Eyl 16 14:00
Ayrılalım Vecihe

Ayrılalım deme şimdi bana,

Bilmiyorsun ne anlama geldiğini,

Tırnakların etine bitişikken üstelik,

Vecihe, alma üstüne bu suçu,

Ne kaldı şunun şurası ölmeme,

Ayrılacağız muhakkak ama birlikte kalalım şimdilik.

Savunmuyorum kendimi mümkün mü?

Ne dört olabildim bu hayatta ne dörtlük,

Sevdim lakin seni en Yeşilçam'ından,

Bıyıklarım yok incesinden şöyle Ayhan abimiz gibi,

Yakışıklı ama kalbim,gönlüm tutuşuklu,

Söyle Vecihe, ayrılmak mı hala bu işin sonu.

Sigara içmemi sevmiyordun ya bıraktım,

İzmarit topluyorum sokaktan içiyorum bir nefes,

Kuş olup uçma,avuçlarımdasın bulamadım bir kafes,

Güzelsin tamam da aşık olmasaydım eğer sana,

Neye yarardı güzelliğin,gel işte kal yanımda etme bana garez.

Ne sevdim ne sevildim seni tanıyana kadar,

Doğru düzgün ilişkiler görmedim anlayacağın,

Şimdi sen de dersen,ne ben düzgün biriyim ne de sen doğru kişi,

Anlarım Vecihe, bu sevda işleri benlik değil bırakırım peşini.

Kuru üzerine fasulye,

Yakışırdık aslında senle be Vecihe,

Ben avareyim,divaneyim,

Olsun ayrılıksa ayrılık ne diyeyim,

Ayrılmak da aşktandır senin içinse.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ali Şahan Avsuz yazdı, 10 misafir olmak üzere 11 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
14 Eyl 16 06:00
Sonbaharda

Sonbahar diyordun,geldi işte,

Buluşmak için sözleşmiştik hani,

Kıvırcıktı saçların o zamanlar,

Konuşurken mutlaka bir tutam olurdu ellerinde.

Yüzünü gülerken hatırlıyorum,

Sonradan konulmuş gibi olan gamzelerini,

Bir de adını bile bilmediğim gözüne çektiğin şu şeyi,

Neyse zaten konu bu da değildi.

Geldim işte bir sonbahar vakti,

Gri ağacın yaprakları hala yeşil,

Hava tam da sevdiğin gibi,

Neden burayı seçtin anlamadım,

Sevmek için güzel bir yer burası,

Ayrılmak için pek değil gibi.

Burası bir duraktı bizim için,

Öpüşme durağı,tutuşma durağı,

Öyle deme uçsuz bir eylemdir öpüşmek,

Dur durak istemez doğru,duramamak için bir duraktı burası.

Aşıkları gördükçe inanıyorum kendime,

Geleceksin yine,güleceksin yüzüme,

Sonra tutacaksın elimi bileğime yakın yerinden,

Çekip götüreceksin bir bilinmeze.

Ama olmaz zaman uygun değil,haklısın,

Bahar sonbahar,gri ağaçta yeşil yapraklar,

Umudum olmasa gelmezdim biliyorsun,

Merak ediyorum bir de kıvırcık mı hâlâ saçların.

Saçmalıyorum açık veya seçik,

Buluşmasa mıydık yoksa bir daha asla,

Ya çocuğun olduysa,kız mı,erkek mi yoksa?

Adını sen koysaydın,ben beceremezdim bu işleri.

Utanıyorum şimdi kendimden,

Elimde hiçbir şey getirmedim çocuk için,

Oysa ne sevinirdi bir şekere,

Ya da bir oyuncak aklını alıverirdi başından.

Sabırsızlanıyorum sızlanmakla karışık,

Bir yanım ne bekliyorsun diyor,

Unutmuştur,yıllar önce bir bahar,

Buluşalım dedi işte,sıradan bir sonbahar.

Gelmeyecek olsa söylerdi elbet,

Kırmızı renk de çok yakışırdı,öyle gelir belki,

Kim bilir,bir mağazada bir şeyler bakınıyordur kendine şimdi,

Kırmızı şöyle,alev kırmızısı renkli.

Benimkisi hüsnü kuruntudan ibaret,

Ne yolda insan kaldı,ne de çöpçü süpürgesi elinde,

Anlaşıldı gelmeyecek yine,

Gelmesin,zaten hazır da değildim,

Ne yüzünü görmeye,ne de bir çift söz söylemeye.

Bahar,bu sonbahar değil belli,

Belki de çocuğu hastalandı ne bileyim,

Eşinin yıllık izni de denk gelmiştir olası,

Lanet olsun işte bilmiyorum uzaktasın,

Bir hayli uzakta,mantığımdan çok uzakta.

Hayallerim çözemiyor düğümü,

Gel dedin geldim yine bir sonbahar başı,

Ama gelmedin,gelmiyorsun yine,

Daha kaç sonbahar geçecek söyle.

Kızmıyorum,kızmam da biliyorsun,

Kavuşamamaktan da değil üzüntüm,

Tek bir isteğim var şu hayatta,seni tekrar görmek,

Ama korkuyorum bir bahar,sonbahar,

Ecel bana senden önce gelecek.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
15 Eyl 13:35

Var olunuz.Çok teşekkür ediyorum.

15 Eyl 12:48

Uzun soluklu bir şiirdi, kaleminize sağlık !

Ali Şahan Avsuz yazdı, 14 misafir olmak üzere 15 kişi beğendi, 5 yorum yapıldı.
12 Eyl 16 02:00
Nefes

Kuşlar toplanmışlar yine gökte,

Kanatları yeryüzüne denk,

Kuzular sessiz mi sessiz,

Ağaçların yaprakları hışırdamıyor niye.

Karanlık bir mahzen,şarabı yok içinde,

Aram vaktinde suya hasret dudaklarım,

Sular akıyor akmasına,

Lakin serinliğinin faydası yok kendine.

Buğdaylar başak vermiştir,vaktidir,

İneklerin altında süt bekler teyzeler,

Köy yolunu kaplar keçi sürüleri,

Selam göndersem oralara tanır mı birileri.

Özledim her bir şeyi baştan sona,

Aşık olan gözleri,aşık olduğum gözleri,

Yer sofrasına kurulmuş envaiçeşit yemekleri,

Çay içmeyi bir de kaçağından şöyle tavşan kanı demli.

Özgürlük üstadım,özgürlük dedikleri,

Kimi kapılar ardında,kimi içinde gizli,

Nefes almak üstadım,nefes almak dedikleri,

Nefes verebildiğin sürece gerekli.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
12 Eyl 14:45

Çok teşekkür ediyorum.

12 Eyl 14:33

Nefes verebildiğimiz sürece gerekli.. Nefis satırlar.. Kaleminize sağlık

Ali Şahan Avsuz yazdı, 4 misafir olmak üzere 6 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
3 Eyl 16 18:00
Zalim Bedenim

Sıkılıyorum dört duvar arasından,

Kaldıramıyor ruhum ama cezalı bedenim,

Yerimi herkes bilir benim,

Her mahallede bir sokak başı,

Sal beni de gideyim amirim,

Ruhuma çektirme azabı,

Suçu işleyen ben değilim,

Zalim olan bedenim.

İster miydim bir cana kıymayı,

Kaderde bu da varmış nasıl edeyim,

Her taşın altından çıkmam karşına,

Uydum bir kez iblisin buyruğuna,

Sal beni de gideyim hakim beyim,

Ruhuma çektirme azabı,

Suçu işleyen ben değilim,

Zalim olan bedenim.

Ayıramaz oldum doğruyu yanlışı,

Layık gördü felek böyle bir utanmayışı,

Hakim olamadım nefsime uydum bilemedim,

Kurşun adam olanı öldürür sandım ne bileyim,

Sal beni de gideyim gardiyan kardeşim,

Ruhuma çektirme azabı,

Suçu işleyen ben değilim,

Zalim olan bedenim.

Pişman mısın diye sorma pişmanım,

Katilim diye sanma ki vicdansızım,

Kırk yıl sızladı bîçare imkansızım,

Ölüm de rahata kavuşturmaz ruhumu,

Sal beni de gideyim imam efendi,

Ruhuma çektirme azabı,

Suçu işleyen ben değilim,

Zalim olan bedenim.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ali Şahan Avsuz yazdı, 9 misafir olmak üzere 12 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
30 Ağu 16 22:00
Yanlış Anladın

Yanlış anladın sevgili,

Şair olmak değildi gayem,

Kelimeler sahipsizdi,

Kalemin boynu bükük,

Parşömen kağıdı ruhsuz ve boş.

Yanlış anladın sevgili,

Sahiplenemedim hiçbir şiiri,

Yakıştıramadım sevdama,

Sana karşı duygularıma,

Ya da ortak etmek istemedim,

Hiçbir şairi bu günahıma.

Yanlış anladın sevgili,

Şiirlerimin hiçbiri sana değildi,

Dokundurmadım sevgime kalemi,

Ve kaldırmadım semaya,

Sevgimiz şerefine hiçbir kadehi.

Yanlış anladın sevgili,

Şiir yazmaya bahanem değildi,

Sana karşı olan sevgim,

Ne de hüzne koyup gidişin,

Şair olmak da varmış kısmette,

Sen kendine yorma,ne olur üzme kendini.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ali Şahan Avsuz yazdı, 10 misafir olmak üzere 13 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
27 Ağu 16 02:00
Zamansız

Zamansız geldi kapımıza aşk,

Çocuktuk ıslak yataklarımızda,

Kadın sevdiğini söyledi,

Adam hiçbir şey olmamış gibi,gitti.

Bitti en sevilen çizgi film,

Ardı sıra gelen pes pembe dizi,

Tükendi tüm güzellikler,

Zamansız geldi kapımıza umutsuzluk,

Uçurtmanın uçmasını beklemekti,

Salçalı ekmeği elinde koştururken,

Ebelemenin hazzıydı sevgiliye ulaşmak,

Aşkın çocuklarıydık zamansız,

Hiç olmamış hiç yaşanmamış zamanın,

Zamansız geldi kapımıza ayrılık,

Katıksız sevgiyle doyardık oysa,

Attık bir kenara tanımadan bizi,

Kapandı tüm ışıklar,kapandı perde,

Sahne aynı sahne kaldı yine,

Lâkin biz ayrıldık bir hayli ve epeyce .

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ali Şahan Avsuz yazdı, 12 misafir olmak üzere 14 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
19 Ağu 16 06:00
Git Artık

Aklımdan geçtin ya şuan,

Uyuyamam artık bu gece,

Ruhum otoban trafiği,

Her yanım korna sesleri,

Yalnızlığıma yok bir eşlik eden,

Tutunamamış bir fahişe sanki.

Kazıdıkça sen çıkıyorsun karşıma,

Anılarımın en sığında ve derininde,

Düşünmek yoruyor beynimi,

Kalbim zatî hepten bitti.

Yol boyu yürümek geliyor içimden,

Hangi yolun ne kadar boyu bilmem,

Tükenene kadar diyorum kendime,

Ben değil yanlış anlama istemem,

Bittim,bittiğim ve biteceğimden çok,

Sen tabakamda sarılmamış son tütün,

Yanmamış son sigaram,

Bit artık ne olur hayallerim,

Sabaha kalan düşlerim,

Kalmasın geride senden bir kül bile,

Uykusuzluk özlemi var gözlerimde,

Git artık ne olur,

Beni almadan benden,

Geride bırakmadan kendini de.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
23 Ağu 00:57

Teşekkür ederim ince düşüncelerinizden dolayı.

23 Ağu 00:42

Yüreğinize sağlık

Ali Şahan Avsuz yazdı, 13 misafir olmak üzere 14 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
30 Tem 16 10:00
Kalpsiz Kadının Kalbinde

Kalbiniz diyorum bayan,kalbiniz,

Yok sanıyorum,yok sanıyordum,

Gülüşünüzü görmesem yanılıyordum,

Kalpsiz,duygusuz biri olarak tanıyordum.

Ağlamanızı isterdim çok vakit,

Üzülmenizi,acılar çekmenizi isterdim,

Gülüşünüzü görmesem beklerdim,

Her türlü vahşeti yapabileceğinizi hissederdim.

Kalbiniz diyorum bayan,yok zannederdim,

Karanlık bir geceden sıyrılır gibi,

Gülüşünüzle aydınlanırken yeni bir gün,

Bir daha asla gülmeyecek suratınızı,

Doyasıya öpmek isterdim.

Kalbiniz diyorum bayan,

Yok olmasın diye dua ederdim,

Siz asi bir ırmak gibi çağlarken,

Ben sakin bir kıyıda suyunuzla,

Serinlemek isterdim.

Kalbiniz diyorum bayan,kalbiniz,

Yok oluyor kalbiniz,

En sarsıcı duygularla bertaraf oluyor benliğiniz,

Yok oluyorsunuz bayan,yok oluyorum,

Kalpsiz bir bedenin kalbinde yaşamak isteyen bendeniz.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ali Şahan Avsuz yazdı, 18 misafir olmak üzere 19 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
22 Tem 16 10:00
Demokrasi Marşı

Siper ki odur,göğsü bu milletin,

Geçemez içinden ne topun ne de mermin,

Aldırış etmeden ölüme koşar adımla,

Zafer de hürriyet de bu milletin anla!

Zapturapta gelmez hırçın mevcudiyeti,

Ayırt eder haini,bilir vatanperverini,

Secdedir son nefesinin ikameti,

Ölmez,şehadete erer fani vücudiyeti.

Nasip olmasın vatan toprağından tek bir karış,

Onun içindir bu iman,bu sonsuz uyanış,

Demokrasi için verilen bu savaş,olmasın velev ki barış,

Uyuma,ey milletim! Kanın aktığı sürece çatış.

Silahla kuşatılmış her bir yanı,

Unutma,hatırla namlusunu sana doğrultanı,

Doğru bil dostunu,iyi tanı düşmanını,

Eğilirse başın helâl değildir sana şehidimin kanı.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ali Şahan Avsuz yazdı, 11 misafir olmak üzere 12 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
20 Tem 16 10:00
Arap Kızı

Saçları örgü,ta beline kadar,

Kıvrımlı vücudu,bir çay bardağı misali,

Sahilde boylu boyuna koşar,

Raks eder çalmasa da sazı,

Anlaşılır söylemese de bu bir Arap kızı.

Mağrur bakışları,kaşları çatık,

Ayrı düşmüş annesi ve de babası,

Görmüş zulmün en azılısını,

Ağlar anlaşılmasa da ağladıkları,

Hüznün gururundan belli bu bir Arap kızı.

Aşkı unutmuş gibi tavırları,

Zaruretten sanki yaşama telaşı,

Güzel gün beklentisi olmadan aşırı,

Yaşar yaşamaya biraz beyaz biraz kırmızı,

Dilinin söylediklerinden belli bu bir Arap kızı.

Kaç yaşındadır pek bilinmez,

Gönlünü çalan ilk sevdası,ilk aşkı,

Kalbi çarpar ritmi bozuk bir çingene darbukası,

Yaşı on yedisinde kalmış,yarım kalmış sevdası,

Aşkının derinliğinden belli bu bir Arap kızı.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ali Şahan Avsuz yazdı, 11 misafir olmak üzere 12 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
3 Tem 16 06:00
Muallâ

Ah, Muallâ yapma,

Girme böyle ansızın rüyalarıma,

Unutmuştum ne güzel karşıma oturuşlarını.

Unutmuştum bakışlarını,

Siyah kaş,kırmızı dudaklarını,

İnce belinden pantolonun tutarsız kayışlarını.

Ah,Muallâ yapma,

Henüz yeni tutuyor tövbelerim,

Girme kanıma,beni yolumdan saptırma.

Bu saatler bizim saatlerimiz,

Ardını dönüp usulca,

Beni bir başıma bırakma.

Ah,Muallâ yapma,

Kalbimde atıyor hala kalbin,

Bir gelip bir gidip,kısa devre yaptırma.

Titriyor hâlâ ellerin,

Dudaklarımda dudaklarının nemi,

Uzaklara gidip oralarda kurutma.

Ah,Muallâ yapma,

Ne kötü bu zorundalık,

Uykularım kaçmasın bir yere,uyandırma.

Yarın yine geleceksin,

Ayrıldık sanırım şimdilik,

Gerçek değilsin belli,mevhum halinle beni kandırma.

Ah,Muallâ yapma,

Geceleri kapımdan girip,

Sabahları güneşin doğduğunu hatırlatma.

Olmadım,olamadım bir adam,

Çocuklar gibi rüyalarda ümitlerim,

Çıkma karşıma,aşka koyup da beni utandırma.

Ah,Muallâ yapma,

Sen yine de kal yanımda az biraz daha,

Belki uyuyamam,uyanamam bir daha.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
07 Tem 12:27

Bu şiiri, http://youtu.be/qakaliy1GKM adresinden dinleyebilirsiniz.

Ali Şahan Avsuz yazdı, 8 misafir olmak üzere 9 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
24 Haz 16 14:00
Cuma

Günleri saymak dedin de,

Hangi günleri saymalı insan,

Sevdiklerini mi yoksa sevmediklerini mi?

Sevdiklerini saymalı,basit,

Cumaları mesala,

Hani çok da dindarlık değil benimkisi,

Saf bir okul öğrencisi zihniyeti.

Pazarları da güzeldir oysa,

Ama hüznü vardır işte,

Her şeye yeniden başlıyormuş hissi verir insana,

Ev hanımının bile günü vardır mesela,

Canan'ın günü,Ayşe'nin günü,

Hep bir saymaca.

Hangi günleri saymalı insan,

Sevdikleriyle geçirdiklerini mi,

Yoksa sevdiğinden ayrı geçirdiklerini mi?

Sevdikleriyle geçirdiği gün insana,her gün Cuma,

Sevdiği olmadan geçen her gün Çarşamba.

Çarşambayı anlatmadım bilmezsiniz,

Hiçbir vasfı olmayan bir gün,

Öyle ortada,ne kavuşturuyor Cuma'ya,

Ne de uzaklaştırıyor Pazartesiyi.

Aslen sayılmamalı gün günden,

Sevdiğinden ayrı,

Olacaksa gün Cuma olmalı,

Sevdiğin insan olmadan gayrı,

Saymalı her günü lâkin Cuma apayrı.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.