Türkiye Aktivitesi
1 online
Talha Erhan Özcan
Bilgi, güçtür. Zoru hemen başarırız, imkansız biraz zaman alır.

Türkiye Puanı

182 puan Mavi Kalem

Derecesi

65 [Toplam 1635 kişi]

Türkiye
Bilim-Teknoloji(1)
Pinledikleri(0)
Talha Erhan Özcan yazdı, 586 kez açıldı, 3 misafir olmak üzere 8 kişi beğendi, 10 yorum yapıldı.
18 Mar 15 03:00
Yenileşim

Yenileşim (inovasyon) teknolojik gelişmelerin bu kadar hızlı bir şekilde arttığı, ülkeler arası yarışa dönüşerek ülke itibarlarını belirlediği bu dönemde, ulusal ekonomik performansı arttırmanın merkez şartıdır.

New York Üniversitesi ekonomi profesörü ve Amerikanın önde gelen ekonomistlerinden Paul M. Romer yeni “Büyüme Teorisi”nde (buna değineceğiz) yenileşmeye yapılan yatırımın ekonomik büyümeyi sağlayan can alıcı içsel (endojen) bir faktör olduğunu belirtmiştir. Yenilik yapma, yenileşme yeteniğine sahip milletler, dengeli ve sağlam bir şekilde ihtiyaç duyulan girişimciliği ortaya çıkararak erken evrede risk sermayesini cezbeder ve ekonomik gelişimi güçlendiren çeşitlendirilmiş bir ekosistem sağlayabilirler.

İç kaynaklı bu büyüme teorisi, ekonomik büyümenin tamamen içsel kaynakların sonucu olduğu ve dış güçlerle olmayacağını göstermektedir. İç kaynaklı büyüme teorisi insan kaynağına, yenileşmeye ve bilgiye yatırım yapmayı gerektirir ve bunlar en önemli kaynaklardır. Teori aynı zamanda ekonomik gelişmeyi sağlayacak olan bilgi tabanlı ekonominin olumlu dışsallıklar ve yayılma etkisine de odaklanmaktadır. Ayrıca iç kaynaklı büyüme teorisi uzun dönemde ekonominin büyüme oranına etki edecek politik aksiyonları da kapsamaktadır. Örneğin, Ar-Ge devlet katkıları, eğitim sisteminde yer alacak değişiklikler gibi.

Burada ülkelerden örnekler vereceğim;

-Yenileşmenin örneklerinden biri Singapurdur. İnsana yatırım yapmıştır. 1960’larda 2.300 dolar olan gayri safi yurtiçi hasılası Jamaikaya eşittir. Singapur finansal servisler ve araştırma geliştirme merkezi olmaya odaklanmışken, Jamaica turizme odaklanmıştır. Tam 50 yıl sonra Singapurun gayri safi yurtiçi hasılası 43.100 dolar, Jamaicanın ise 5.000 doların biraz üzerine çıkabilmiştir.

Arada görülen büyük fark insan sermayesine yapılan yatırımdır ve ne denli büyük bir atılım sağlanabileceğini göstermiştir. Singapur eğitim sistemi liyakate dayalı bir temel oluşturup, genç öğrencilerden geleceğin liderleri ortaya çıkarmışlardır.

1960’larda Singapur işçi sınıfını hedef alan tekstil alanında yoğunlaşmış yabancı sermayeyi çekebilirken, 1970lerin başında kendi iş gücünün eğitimini daha iyi vermeye başladıktan sonra, daha yüksek değerli olan elektronik ve petrokimya alanında yabancı sermayeyi çekmeye başlamıştır. Günümüzde ise Singapur, biomedikal bilimin de dahil olduğu, tüm bilgi tabanlı endüstrinin neredeyse lideri konumunda. 2011 yılında ”Dünya Ekonomik Forumu”nun “Global Rekabet Gücü Raporu”nda Singapur, matematik ve bilim eğitimi alanında 1. olarak yer almıştır.

-Bir diğer yandan Kanada araştırma-geliştirmeye önem vererek yenileşmeyi sağlamıştır. Çünkü yenileşmenin girişimciliği sağlayan en önemli ve uzun süren süreci araştırma-geliştirmedir. En büyük riskleri kapsayan alan da, yatırımınızı çöpe atmanızı sağlayabilecek kadar, budur diyebiliriz. Yapılan araştırmalarda, kazandıran bir ödül sistemi ve düzenleyici mevzuata sahip yapıların direkt olarak araştırma-geliştirme aktivitelerine olumlu tesir ettiğini görebiliriz.

Burada en önemli düzenleyici mevzuat olarak karşımıza vergi sistemi çıkmaktadır. Araştırma-geliştirme sistemlerinin doğasında olan riskleri efektik bir şekilde düşüren yollardan biri vergi destekleridir.

-2011 yılında Fransa, OECD ülkeleri arasında Ar-Ge için en cömert vergi teşviğine sahip ülkedir. Devlet vergi desteklerinin kapsamını sürekli olarak genişletmektedir. Özetlersek 2011 yılında Fransada 1 dolar Ar-Ge yatırımı için devlet vergi desteği ortalama 43 sent, Amerikada ise bu rakama göre değersiz kalacak şekilde 7 senttir.

-Finlandiya da 2011 yılından itibaren kaynak tabanlı ekonomi anlayışından, bilgi tabanlı ekonomi anlayışına geçmiştir. Sonunda uşatığı noktada OECD ülkeleri ortalamasının 2 katı kadar patent üretmiştir.

Örnekler çok ama yer dar.

Ülke olarak bu değişim ve gelişimleri kendi matematiğimize, kendi ekonomimize göre formüle ederek, belki de bunlara farklı yollar ekleyerek bir strateji oluşturmalı ve bu stratejiyi devletin stratejik planları arasında önemli bir yere koymalıyız.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
19 Mar 17:23

Ben de anlamadım niye böyle oldu.

19 Mar 14:57

Ömer Poyraz

Puan: 7032

Yazı içeriği çok doyurucu. Teşekkürler. Başlık zannedersem ilgi çekmedi:)