Osman
Hakkında henüz bir şey yazmadı.

Türkiye Puanı

99 puan Mavi Kalem

Derecesi

102 [Toplam 1642 kişi]

Türkiye
Osman yazdı, 13 kez açıldı, 4 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
28 Eyl '15 17:00

Osman

Puan: 99

9 Gün Nasıl Geçti̇? Tati̇l Mi̇ Bayram mı Hüzün Mü Oldu?

“Zamana Karşı” filmini çoğumuz izlemiştir, insanlar bu filmde ne kadar zamanları kaldığını bilerek ona göre(!) hareket ediyor, hareketlerinin bedelini ömür/zamanlarıyla ödüyorlar. Yeteri kadar zamanın yoksa fuzuli harcama yok. Peki ya biz? Bilemediğimiz zaman dilimi içerisinde kendimizin ve diğer insanların, canlıların kıymetini ne kadar biliyoruz? Sahip olduğumuz zamanı bencil heveslerimiz uğruna mı kullanıyoruz yoksa tüm yaratılanları yaşatma uğruna mı? Ne kadar zamanımız olduğunu bilmediğimiz için SINIRSIZMIŞ GİBİ yaşıyoruz. Kendimiz çok önemliyiz ve çok önemli(!) işler yapıyoruz! Herkesin önem oranını kendi belirlediği, kendince ulaşmaya çalıştığı, koşturmaca içinde olduğu bir işi var. Peki ne için? Kısaca yaşanılan hayatı daha iyi hale getirmek için diyelim… Gerçekten böyle mi?

Bu Kurban Bayramı tatilimiz 9 gün olarak belirlendi. Gurbetçiler memleket yollarına düştü, kurbanlar kesildi, eş-dost-akrabanın bayramı kutlandı. Hasret giderildi, yeniden curcunaya dönmek için enerji depolandı. Kışlık memleket mahsulleriyle birlikte herkes yeniden iş-okul hayatına, asıl karnını doyurduğu yere yollandı. Yalnız şimdiye kadar 134 vatandaşımız kalıcı olarak, 816 vatandaşımız kısmen ayrıldığı evine geri dönemedi. Bu vatandaşlarımız yuvalarına neden dönemediler? Terörden dolayı mı? Savaş mı vardı? Bayram vardı, bayram bayram… Bu nasıl bayram oldu böyle?

Son 10 yıl içerisinde 40.000 civarında (fazlası var eksiği yok) vatandaşımızı yollarda kaybettik. 2 milyon 100 bin kişi yaralandı, kaçı sakat kaldı bilmiyorum. Bu tüm zamanlar filan değil, sadece son 10 yılın istatistiği. Ülke olarak maddi kayıpları mı hesaplayalım, yoksa manevi kayıpları mı? Siyasetçi, edebiyatçı, düşünür, kardeş, baba, gelin-damat, yeni doğan ayrımı yok kime denk gelirse o gidiyor dünyamızdan. Bu ülke insanını yolda mı buldu da böyle yollarda kaybediyor?? Bir can kaç gün tatile değer? Sakat kalanın, sağlığını kaybedenin kaybettiğini nasıl telafi ederiz? Küçüklerin daha derinden yaşadığı travmalar nasıl tedavi olacak?

Trafik kazalarına, canların kaybına öylesine alışmışız ki; sayıyoruz sadece! Bazılarını haberlerde duyuyoruz, bazılarını sadece istatistikler de sayı olarak görüyoruz. Öylece geçip gidiyor sonra… Tatil haberiyle birlikte yolda dikkat edilmesi gerektiği, trafik kurallarına uyulması konusunda sürekli uyarılar yapılıyor. Emniyet mesaj atarak uyarıyor. Bizler yakınlarımızın ya da bizatihi kendi tecrübelerimiz neticesinde trafiğin, kuralların ne kadar önemli olduğunu görüyor/fark ediyoruz. Netice: her şey kaldığı yerden devam ediyor, Azrail canları yollardan topluyor…

Birinin acele işi, hızlı gitme isteği, keyfi hareketleri diğerinin canına mal oluyor. Uykusuz seyahati birilerini uykusuz bırakıyor. Sevdiklerine ulaşmak için hız yapan, hatalı sollama yapan birisi ya kendi canından oluyor sevdiklerini/akrabalarını üzüyor ya da bir başkasının sevdiğinin/akrabasının canına kastediyor. Bana bir şey olmaz deyip her haltı yapana gerçekten de bir şey olmuyor olabilir ama bir başkasının gülünü solduruyor, kolunu koparıyor. Artık bu durumun vahametini kavramamız gerekiyor. Trafikte diğer insanları da düşünmenin vakti geldi de geçiyor bile.

Trafik kazalarının yaklaşık %90’ı sürücü hatalarından kaynaklanıyor. Kurallara uyalım, saygı gösterelim, dikkatli olalım diyorum ama bunlar iyimser temenniler, ahlak seviyemiz ve tecrübeler gösteriyor ki bu şekilde uyarılarla düzelecek durumda değiliz. Demek ki sürücüleri kurallara uyma yönünde sağlam bir şekilde uyarmalıyız. Kırmızı ışıkta eğer polis ya da kamera görmezse durmayan birini sopayla yola getirmek lazım ki başkalarını incitmesin. Devlet artık çok ciddi düzenlemeler yapmalı. İnsanların hayatları, sağlıkları bu kadar ucuz olmamalı. Ölümlü kazalara sebep olanlar (özellikle alkollü araç kullananlar, kural ihlali yapanlar) CİNAYETLE yargılanmalı… Bilerek kuralları çiğneyip hata yapıyorsa, canların yanmasına sebep oluyorsa bunun bedelini ödemeli..

Birimizin zamanı, canı, sağlığı diğerininkinden daha kıymetli değil… Hepimiz aynı gök kubbe altında yaşıyor, aynı havayı soluyorsak, hepimiz ölümlüysek, yaptıklarımızın hesabını vereceksek bencillikten uzaklaşıp biraz empati yapmalıyız, diğergam olmalıyız olabildiğince. Hataların bedelini başkaları ödememeli, özellikle trafikte saygılı, kurallı olmayı ya gönüllüce ya da devletin (şefkat) sopası yoluyla öğrenmeli...

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

29 Eyl '15 18:12

Osman bey yanılmıyorsam kaza yerinde ölmeyenleri yani kaza sonrası hastanede ölenleri bahsettiğiniz 40 bin içerisine almıyorlar, bir büyüğümüz söylemişti öyle olsa isyan çıkar diye.

CEVAPLA