Türkiye Aktivitesi
372 ziyaret
1 online
Taner Bay
Hakkında henüz bir şey yazmadı.

Türkiye Puanı

0.57 puan mor kalem

Derecesi

438 [Toplam 1540 kişi]

Türkiye
Tümü(2)
Pinledikleri(0)
Taner Bay yazdı, 71 kez okundu , 4 misafir olmak üzere 5 kişi beğendi , henüz yorum yapılmadı.
22 Nis 09:00

Taner Bay

Puan: 0.57

Lastik Eldivenden Balonlar

Ambulansta oturmuş 8-10 yaşlarında bir kız çocuğu.

Hayat yüzüne gülmemiş,elinde doktorların lastik eldivenlerinden yapılma iki balon.O renkli , üzerinde resimler , çizgi film kahramanlarının olduğu uçan balonlardan görmüş müdür acaba?

Ambulansta oturan kız.Başı sargılı,küçük bedeni yorgun.Yorgun ama direniyor hayata,ölüme.Bir zalimlik deryasında,zalimlerin cehennemi dünyaya taşıdıkları yerde.Başı sargılı küçük kız.Elinde eldivenlerden yapılma iki balon.

Şaşkın mı bilmem. Sorguluyor mu acaba hayatı? Hayatın böyle olduğunu mu düşünüyor yoksa?Belki hiç bombasız gün geçirmedi.Belki yaşam göklerden yağan ölümden kaçma oyunu onun için. Ödülü de doktor eldiveninden yapılma iki balon.

Ambulansta oturan güzel ve masum kız. Dönüm gülümsüyor kendisini kayda alan kameraya. İşte diyor yine başardım. Allah cc. bugün de yardım etti bana , Azrail bugün de almadı canımı. Gülümsüyor. O iki balon ödülü onun. Hayatta kalmayı başardı çünkü. Düştü belki, gözleri karardı , canı yandı ,yüreği korkuyla doldu ama başardı.

Gözlerinin rengi belli değil , önemi de yok zaten ,ama parlıyor gözleri. Sevinçten ve öfkeden , hırstan ve nefretten ve masumiyetinden parlıyor gözleri. Çok ağır değil mi bu duygular küçücük çocuğun kalbine. Sevinci ve nefreti ve korkuyu ve umudu aynı anda yaşamak zor gelmez mi ruhuna.

Başında sargı , elinde balon ambulansta oturuyor küçük kız.

Onun için hayat bu.

Gökten yağan ölümden , koşarak üzerine gelen ölümden kaçma oyunu.

SURİYE

HER GÜN BİRİLERİNİN KAZANDIĞI AMA ÇOCUKLARIN ÖLDÜĞÜ ÜLKE

Taner Bay yazdı, 219 kez okundu , 2 misafir olmak üzere 5 kişi beğendi , henüz yorum yapılmadı.
31 Oca 01:00

Taner Bay

Puan: 0.57

Sanayi Devrimi Kaçan Fırsatlar Günümüz

Buhar gücünün kullanılması ve küçük atölyelerden fabrikalara geçilmesi , üretimin hızlanmasıyla başlayan sanayi devriminde Osmanlı çağı yakalayamamış ve hammadde satıp, mamül alan ülke konumuna gerilemiş. Avrupa'nın artan hammadde ihtiyacı sömürgecilik dönemini başlatmış ve Avrupa gözünü yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından zengin (her ne kadar gerilemişde olsa belli bir pazar hacmi olan) Osmanlıya dikmiştir.

1. Dünya savaşından çıkan Türkiye'nin sanayi devrimini geçde olsa yaşayıp üretime odaklanması beklenirken (en azından benim açımdan)tarıma dayalı ekonomide ısrar edilmiştir. Sanayi devriminin getirdiği yenilikler sadece tarımsal üretimde kullanılmış ve yerli teknoloji geliştirmek isteyen girişimcilerin önüne set çekilmiştir (örn. Vecihi Hürkuş)

Aynı dönemlerde Japonya tarım teknolojisini geliştirip madencilik ve sanayi üretimini artırmış ve ticaret fazlası vermeye başlamıştı.

Osmanlı Devleti'nin 1. Dünya Savaşı'nda başına gelen bu kez 2. Dünya Savaşı'nda Almanya ve Japonya'nın başına geliyor ekonomik ve siyasal anlamda çöküşler yaşıyorlar.Savaş sonrasında savaşa girmemiş olmasına rağmen Türkiye'de ulusalararası yardımlardan faydalanıyor ama yine bu yardımları sanayi ve üretim alanlarında kullanmamayı tercih ediyor.Aynı dönemde Japonya ve Almanya ise savaş sırasında yerle bir olan fabrikalarını modernize ederek yeniden ayağa kaldırıyor , üretim tekniklerini geliştiriyor,eğitimde gerçek reformlarla insan kalite ve donanımını artırıyor.Biz Batıdan medeni kanunları kılık kıyafeti harfleri ithal ederken Almanya ve Japonya üretimi,tekniği ithal edip kendilerine uyarlayarak yeni teknolojiler geliştiriyordu.Almanya ve Japonya bunları 1960larda yaparken biz ise 1980 sonlarına kadar beklemek durumunda kalıyoruz.

Günümüzde yerli uçak,yerli tank,yerli araba yapmaya çalışan bir Türkiye var.Ancak yine geç kaldık artık elektrikli arabalar,sürücüsüz arabalar,üretimi kolaylaştıran 3 boyutlu yazıcılar,4Gden 40 kat daha hızlı 5G Drone'lar yapılıyor.Amerika Elon Musk'ı yetiştiriken biz girişimcilerimize yeterli destek sağlayamayıp sabah 8 akşam 5 memuru olmaya zorluyoruz. Adil kullanım kotası(sırf daha fazla kar uğruna) gibi saçma sapan kurallarla gençlerimizin internete erişimini sınırlandırıyoruz.

Zamanında yaşanmamış birkaç sanayi devrimi bizi bu hale getirdi. İlk sanayi devriminde Osmanlı'nın kaçırdığı bu fırsatı önünde örnek dururken ikincisinde, üçüncüsünde nasıl kaçırırsın.

İlk yapılan hataydı ancak diğer ikisi tercihti malesef.

İnsanın olduğu yerde umut vardır. Gözümüzü açalım bari bu kez gelen fırsatları kaçırmayalım ülke olarak.