Abdullah Faki̇roğlu

Türkiye Puanı

Turuncu Kalem

Derecesi

2 [Toplam 1656 kişi]

Hakkında henüz bir şey yazmadı.
Türkiye
Abdullah Faki̇roğlu yazdı, 9 kez açıldı, 6 kişi beğendi, 10 yorum yapıldı.
20 Nis '15 13:00
Geornalist Bana Ne Vaat Ediyor?

İnternet kullanımının tehlikelerinin yazarak başladığım yazıların sonuncusu olarak düşündüğüm, link Yeni Bir İnternet Mümkün Mü? Başlıklı yazım aslında son yazıydı. 4040 sınırını aşacağı için yeni bir yazı yazmak gerekli hale geldi. Bu burada dursun birazdan neden böyle bir başlangıç yaptığını yazacağım.

Geornalist İnternette yeni bir mecra, her yeni mecranın, yeni olmasından kaynaklanan avantajlarına ve dezavantajlarına sahip. Yayında olduğu süre içerisinde (ki benim 2015 başında haberim oldu) başka mecralarda olmayan yazılarıyla şimdiden bir içerik birikimi oluşturdu. Geornalistin bütün bu birikime rağmen eksik bıraktığı bazı şeyler var ve bunları yazmak burada yazmakta olan benim için olmazsa olmaz durumundalar.

1-Geornalist kurulduğu günden bugüne, amacının olduğunu tam olarak belirtmedi. Yani amaç sadece özgün içeriklerden oluşan bir internet sitesi yapmak mı?

2-Altı saatte bir paylaşımın esprisi, bu paylaşımların nasıl seçildiği, anlatılmadı. Evet, şimdi yazar sayısı az, fakat ileride her altı saatte bir 100/200 yazı gönderildiğinde, yayınlanma kıstası ne olacak, yayınlanmayan yazıların akıbeti ne olacak? Bu soruların cevabı yok.

3-İlk başta olmayan kategorilere ayırmanın eklenmesi, siteyi her gün içerik eklenen bir internet dergisi haline getiriyor. Bu kötü bir şey mi? Elbette değil. Ama ya sitenin amacı bu değilse?

4-Sitenin kurucularının kendilerini gizlemeleri, şimdi olmasa bile ileride site hakkında bir takım “şüyuu vukuundan beter” iddiaları dolaşıma sokar. İnternet yapısı itibariyle muallakta olan bilgileri kendince mutlaklaştıran bir mecradır.

5-Puanlama sistemi. Popüler olanın rağbet gördüğü günümüz internet dünyasında puanlama sistemi yazarları ister istemez; cezbedici, provokatif yazılara sebebiyet verecektir. (hayır, Detroitli, Salieri ve Talha beylerin benden yüksek puanda olmasının konuyla bir alakası yok )

6-4040 karakter sınırı. Bu sınır teknik bir meseleden ötürü mü? Yoksa site kurucularının makalelerin okunur olması için düşündükleri bir sınır mı? Neden ne olursa olsun, karakter sınırı yazıların kalitesini etkileyen bir durum bu. Kimi zaman daha uzun bir yazıyla anlatılacak bir meseleyi yarıda kesmeye kimi zamanda; “aman kısa olmasın derdini anlatamamış demesinler” düşüncesiyle gereksiz uzatılmasına.

7-İçeriklerin yoruma açık olması, içerik sağlayıcıları özgün olmaktan çıkartabilecek sebeplerden biri olacaktır. Muhakkaktır ki, insanoğlunun en temel özelliklerinden biri beğenilmek/dikkat çekmektir. Yazılarına yorum almak belki tartışmaya sebep vermek isteyenleri kışkırtan bir özellik.

8-“Aşağıdaki paylaşımlardan birini sahipleneceğim.” Bu içeriğin amacı nedir. Neden bunun için yüksek puan şartı, (Puanınız henüz bir paylaşımı sahiplenebilecek kadar yüksek değil) gerekmektedir.

Bu soru, eleştiri ve tereddütlere verilecek cevaplar, Geornalist’in bana ne vaat ettiğini anlamama yardımcı olacaktır. Ümit edelim güzel şeyler olsun. Burası interneti tamamen değiştirmese bile soluklanabileceğimiz, burası gerçekten farklı diyebileceğimiz bir mecra olsun.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

22 Nis '15 13:34

Yorumlarımızı silebilecek miyiz :)) Bu istekler uzar gibi :))

CEVAPLA
22 Nis '15 11:00

Sadece teoriq görünsün istiyorum

CEVAPLA
22 Nis '15 01:03

Evet değiştirebileceksiniz. Kullanıcılarımızdan gelen talepleri en hızlı bir şekilde gerçekleştirmeye çalışıyoruz. İsminizin doğru halini verirseniz, şimdiden düzeltebiliriz.

CEVAPLA
Abdullah Faki̇roğlu yazdı, 11 kez açıldı, 5 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
16 Nis '15 13:00
Yeni Bir İnternet Mümkün Mü?

Türkiye’de internet kullanımının tehlikelerini yazdıktan sonra söz verdiğim bu yazıyı yazmam biraz zaman aldı. Bunda hem özel nedenlerim hem de araya yeni yazı konuları girmesi etkili oldu. Gecikme için özür dileyerek meseleye giriş yapalım.

2010 yılında İstanbul’da düzenlenen 1. Ahlak Şurasında konuşan Prof. Naci Bostancı, İnternet kullanımının kendi dar mahallesinde kısıtlı imkânlarla kötülük yapan insanlara yeni kapılar açtığını anlatmıştı. Esas olanlardan bir tanesinin tekniğin özünden ziyade insanlardaki kötülük yapma potansiyeli olduğunu söylemişti. Doğru fakat bir ayağı eksik yaklaşımı hatırlatmakta fayda var.

İsmet Özel en meşhur eseri Üç Mesele’ de Teknik, Medeniyet ve Yabancılaşma konusunu ele alırken kitabı tecridi bir bakış açısıyla yazdığını bu haliyle tam olan kitabın ne yapmalı sorusuna tam olarak cevap veremediğini söyler. Aslında kitap ne yapmamalı üzerinden yapılması gerekeni söyler ama İsmet Özel bile bunu söyleyip “deli” damgası yemeyi göze alamamıştır o zaman.

İnternet batı dünyasının zorluk ve mecburiyetten bulduğu, bulmasıyla günümüz teknolojik gelişiminin başlangıcı ve hatta batı dünyasının üstünlüğünün kökeni olan (Oral Sander/ Siyasi Tarihi ) kara sabanın bir devamı mıdır? Yoksa Batının mutlak hâkimiyetinin başlangıcı olan, Tanrıyı bir kenara bırakarak herkesi Tanrılaştıran, Cenneti yeryüzünde yapma iddiasındaki laik seküler dünyanın ürünü mü? (seküler kavramı tam manasıyla laikliği temsil etmez. Ayrıntı için Seküler Gelenekten Seküleristik Modernliğe makalesiyle Bedri Gencer ) Yeni bir internetin mümkün olup olmadığını ancak bu soruyu doğru cevaplarsak bulabiliriz düşüncesindeyim.

İnternetin özüne ilişkin bir takım varsayımlarda bulunarak, ya da basit komplo teorileri kullanarak bu soruya meşrebime uygun cevap verebilirim. Bu hem kendimi hem de okuyucuyu kandırmak olur. İnternet kullanıcılarını gözlemleyerek bir dereceye kadar kesin sonuca ulaşılır ancak. Bu da sosyal bilimcilerin işi olur ancak.

Elbette ki İnternet gündelik hayatın içinde insana birçok kolaylık sağlıyor. Alışverişten bilgiye ulaşmakta, haberleşmekten eğlenceye kadar her şey saniyeler içinde elimizin altında. Sokağa çıkmadan yeterli paramız varsa tüm ihtiyaçlarımızı internet üzerinden sağlayabiliriz. Tam burada günde 3 saatten fazla internet başında vakit geçiren insanların en son kiminle ve ne zaman aralıksız üç saat muhabbet etiğini sormak gerekebilir. Ya da internet başında üç saatte edilen bilgi ile kitaptan (Umberto Eco’nun İskenderiye Kütüphanesinin açılışında yaptığı konuşmayı okuyun ) ya da bir öğreticiden üç saatte öğrenilen bilginin akılda kalma oranlarının kıyaslaması yapılabilir.

Örümcek Adam’ın eski zaman çizgi filminde siyah yapışkan bir madde vardı. Kahramanımız bu madde ile kuşandığında daha güçlü, daha çevik ve daha kahraman oluyor, daha fazla insana yardımı dokunuyordu. Bir süre sonra madde onun benliğini ele geçirdiğinde süper kahramandan süper kötüye dönüşmeye başlıyordu. Ta ki siyah maddeden kurtulana kadar.

Buraya kadar yazdıklarımda başlıkta soruya bir cevabım olduğunu anlamak zor değil. Ben teknik ve sonrasında gelişen medeniyetin bize dair bir şey olmadığını düşünmekteyim. Biz dünya siyasi tarihinde hâkimiyetimizi, su akınca ona baktığımız için değil ( üç mesele ) suyu ve içindekileri kendi hevamız için kullanmaya başladığımızda kaybettik. (Tam burada İslamcılığın çıkmazlarından biri olan İslamın mağlup olduğu konusunda bir kaç yazı yazmak gerekir )

İçinde bulunduğumuz zaman diliminde teknolojiyi komple reddetmek delilik. Modern dünyanın en büyük başarısı kesinlikle budur diyebiliriz.

Konu konuyu açıyor. Yazının sonuna yazmayı düşündüğüm “Geornalist ne yapabilir” konusunu ayrı bir yazıyla yazmak elzem oldu.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

Abdullah Faki̇roğlu yazdı, 17 kez açıldı, 8 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
21 Mar '15 18:00
Türkiye'de İnternet Kullanımının Tehlikeleri (3)

Bundan önceki 2 yazımda Türkiye'de internet kullanımının tehlikelerinin bazılarını anlatmaya çalıştım. İnşallah bu haftaki yazımda, internet kullanıcılarının dolandırılma çeşitlerini anlatıp" bu konuyu önümüzdeki hafta yazacağım çözüm önerileri ve yeni bir internet mümkün mü? konusuyla sonlandıracağım.

Lafı çok fazla uzatmadan konuya girmek gerekirse dolandırılmanın yöntemlerini maddeler halinde yazalım.

1-Sevgili rolüne girerek dolandırılmak

2-Tanıdıkların hesaplarının hacklenmesiyle dolandırılmak

3-Ürün satışı yöntemiyle dolandırılmak

Şimdi isterseniz sırayla maddelerimize geçelim:

HAYATIM SÖZ SANA BORCUMU ÖDEYECEĞİM.

İnternet ortamında en sık karşılaşılan yöntemlerden biri, sevgiliymiş gibi davranarak para istemek. Eskiden forum ve chat sitelerinde kullanılan bu yöntem, şimdilerde twitter, facebook oyun sayfaları başta olmak üzere her yerde. Davetkar bir kadın ya da erkek resmi bazen tek başına bile yetiyor. Kırık ve hassas kalpleriyle oltaya girmeye hazır birilerini illaki bulunuyor. Önce havadan sudan başlayan muhabbet bir süre sonra sevgi sözcüklerine dönüyor. Av karşısındakinin kendisine aşık olduğunu düşünüp ona karşı yakınlık duymaya başlıyor. Anlayışlı, derdiyle ilgilenen, kendisine aşık olan dahası cinsel dürtülerini harekete geçiren sevgilisi bir süre sonra bazı sıkıntıları olduğundan bahsediyor. Bunu o kadar içten bir şekilde yapıyor ki, muhatabı/avı hiçbir şey anlamadan kendisini yardım ederken buluyor. Önce kontör, küçük harçlıklarla başlayan bu süreç bir süre sonra yüklü meblağlarla devam ediyor. Her ödeme uyarılan cinsel dürtülerle mükâfatlandırılıyor. En sonunda “aslında ben evliyim ama kocamdan boşanacağım, şu kadar para vermezsem(miktar avın maddi durumuna göre değişiyor) benden boşanmayacağını söylüyor” cümlesiyle son noktaya geliyor. Dolandırıldığını hala anlamayan, hayatının aşkıyla karşılaştığını düşünen şahıs bir şekilde bu parayı bulup sevgilisine ulaştırıyor. Parayı alınca ortadan kaybolan sahte sevgilisiyle durumu anlayan şahıs, çoğu zaman savcılığa bile başvuramıyor utancından.

KARDEŞİM SOKAKTA KALDIM, BANA CEP HAVALE İLE PARA YOLLAR MISIN ÇOK ACİL

Bizzat başıma geldiği için tüm detaylarına vakıf olduğum için dolandırıcılık yöntemi. O zamanlar var olan Messenger üzerinden imam hatipteki lise öğretmenim benimle temasa geçti. Eşinin evde olmadığını acil paraya ihtiyacı olduğunu ve kendisine cep havale ile para gönderip gönderemeyeceğimi söyledi. Öğretmenimin kocasıyla bir dershane sahibi olduğunu, maddi durumunun gayet yerinde olduğunu bilmeme rağmen bir an ufak bir tereddüt gösterdim ama hemen geçti. Telefonla hocamı arayarak durumu sordum. O da Messenger adresine giremediğin söyledi ve durumdan haberdar oldu. Birisi adresini hacklemiş ve tüm takip ettiklerine ulaşarak onun adına para istiyordu. Allahtan olay hemen çözüldü de bir sürü insan dolandırılmaktan kurtuldu. Bu yöntem şimdilerde facebook/twitter hesabı patlatılarak yapılıyor. Kanan var mı elbette ki var.

İKİ YÜZ LİRAYA İPHONE 6 ALMAK İSTER MİSİNİZ?

Haber sitelerinin alt kısımlarında Google Reklamlarında sık karşılaştığımız ürünler vardır. İphone 6 , Samsung Note 3 ve muadili cep telefonları 100 ile 200 tl arasında bir fiyata satılır. Heyecanla tıkladınız ve ürünü aldınız. Alırken de hiç düşünmediniz yahu bu ürün üretildiği ülkede bile bu fiyata satılmıyor, bunlar neden satıyor diye. Heyecanla beklediniz kargonuzu, kargonuz ya hiç gelmedi ya da içinde hıyar, domates veya ayvanın olduğu bir kutu geldi. Geçmiş olsun, hem dolandırıldınız hem de alay konusu oldunuz.

Aslında yerim olsaydı, zengin olma vaadiyle dolandırılmayı da yazacaktım ama yerim bitti. Önümüzdeki hafta güvenli internet mümkün mü sorusuna cevap arayacağım.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

23 Mar '15 19:10

iki kere niyetlendiler beceremediler.

CEVAPLA
23 Mar '15 15:15

Ufunet bey, acaba dolandırıldınız mı :) Çok dertli ve içten yazmışsınız.

CEVAPLA
Abdullah Faki̇roğlu yazdı, 1 kişi sahiplendi, 35 kez açıldı, 10 kişi beğendi, 19 yorum yapıldı.
13 Mar '15 18:00

Ömer Poyraz

İstanbul

Türkiye'de İnternet Kullanımının Tehlikeleri (2)

Geçen haftaki yazımda, Türkiye'de internet üzerinden yayılan yalanların toplumsal olaylara yol açma ihtimalini örnekler vererek anlatmaya çalışmıştım.

Bu hafta biraz rahatsız edici bir tehlikeden bahsedeceğim: Çocukların taciz edilmesi ve pornografiye ulaşma kolaylıkları.

Son on yılda internete ulaşmamızı sağlayan cihazlar artarak evimize yerleşti. Artık çocuklar 7 yaşında bazen daha erken yaşlarda internet ile çalışıyor. Peki çocuklarımızı cinsel tacizden ne kadar koruyabiliyoruz. İnternet paketlerini güvenli yapmak tek başına yetiyor mu?

Ödev Siteleri:

Ders kitaplarını inceleyenler hemen her konunun sonunda verilen ödevlerde şu cümleyi muhakkak görmüşlerdir. Konuyla ilgili internetten araştırma yap. " Google'a cümleyi yazdığımızda karşımıza bir sürü site çıkacak. Paralı ödev siteleri, vikipedia, bloglar ve ücretsiz ödev siteleri. Genellikle ödev içeriğini etiket yaparak aramalarda öne çıkmaya çalışan bu ücretsiz ödev sitelerinden birinden ödevini yapmaya çalışan yeğenimi izlediğimde başımdan aşağı kaynar suların döküldüğünü hissetmiştim. Çünkü ödev konusunun yanında banner olarak porno materyalleri vardı ve başka bir siteye yönlendiriyordu. Evdeki internet güya güvenli internetti ama bu materyali engellemiyordu. Hemen o sitedeki bilginin güvenli olmadığını kendisine söyledim, öğretmeninden azar yemek istemiyorsa söylediğim siteye girmeli ödevlerini oradan yapmalıydı. Daha sonra ilk fırsatta o siteyi engelledim.

Facebooktaki ödev/öğrenci grupları:

Görseldeki iletiyi yeni aldım, 6. Sınıf tavsiyeleri adlı çok üyesi olmayan bir gruptan. "güzellik yarışması yapacağım foto yollayın. İlk başta çocuklar arası "masum bir yarışma" zannedebiliriz. Grubu kimin kurduğunu bilmiyoruz ama. Ergenlik aşamasındaki 2 bin çocuğa her gün okulda nasıl cool olunacağını anlatan, onları büyütmeye çalışan bir sayfa. Aynı şekilde 5. sınıf tavsiyelerii isimli bir sayfası daha var ve oradan da çocukların resimlerini topluyor. Ne kadar masumane değil mi?

Bundan daha beterini bizzat görmüştüm. Evimize geldiğinde Facebook'a giren yeğenim (bu arada hanımın ailesinden olanlar hariç 15 tane yeğenim var) şifresini silmemişti. Üye olduğu gruplardan birinde bir ileti vardı, "sevgilimle birlikte vakit geçirmek için kız ya da erkek arkadaşlar arıyorum". 30'lu yaşların üstünde tüm irtibat bilgilerine kolayca ulaşılabilen bir üyelikle bunları yazan adam o zaman onbinlerce üyesi olan bir öğrenci grubuna üye olmuş, herkesin görebileceği şekilde bu iletileri üç dört sefer yazmıştı. Ekran görüntüsünü alıp önce İstanbul Emniyeti Bilişim Suçları Müdürlüğüne, (şimdiki adı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü link) yazan şahsın bulabildiğim tüm irtibat bilgilerini ekleyerek şikayette bulundum. Sonra da facebook'a şikayet ettim. Grup kapatıldı şahsa ne oldu biliyorum.

Fake Ünlüler:

Facebookta ünlü isimleriyle açılan onlarca fake hesap var. Kenan İmirzalıoğlu, Beren Saat, Kıvanç Tatlıtuğ, liste uzayıp gidiyor. Bizzat şahit olduğum Kenan İmirzalıoğlu’nun fake hesabında 5000 - bu rakam facebookun arkadaşlık için belirlediği üst sınır – arkadaşı vardı ve hepsi 10-14 yaş arası çocuk. Ne kadar masum değil mi ? Beş bin çocuk ile özel mesajlaşabilen kendini ünlü gibi tanıtan biri neler yapar insan düşünmek bile istemiyor.

Peki ne yapmak lazım:

Öncelikle çocuklarımızı başıboş bırakmamakla işe başlayabiliriz. Onunla ilgilenmek ödevlerini birlikte yapmak, girdiği internet sitelerini sosyal medya hesaplarını kontrol altına almak, onları olası tehlikelere karşı uyarmak etkili çözüm yöntemlerinden bir tanesi.

Eğer başlarına böyle bir olay gelirse ne yapacaklarını anlatmak, onların masum olduğunu, onlara kızılmayacağını göstermek. Unutmayın bir çok çocuk ailesinin kızma ihtimaline karşı çekildikleri bataktan kurtulamıyor. Nasıl konuşacağımızı bilmiyorsak bir fikir verebilir. link

Tabi önce kendimizi yetiştirmemiz gerekiyor. Unutmayın evlatlarımız bize Allah’ın verdiği birer emanet.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

17 Mar '15 16:50

maalesef bugün gündeme gelen bir haber https://twitter.com/shikamaru_bey/status/577796532365369344

CEVAPLA
16 Mar '15 11:43

Çok önemli bir nokta. Güzel bir yazı.

CEVAPLA
13 Mar '15 19:52

bu iş instagramda da var. küçük çocuklardan güzellik yarışması adı altında foto topluyor sapık haysiyetsizler. buna engel olmak da zor ne yazık ki.

CEVAPLA
Abdullah Faki̇roğlu yazdı, 13 kez açıldı, 7 kişi beğendi, 4 yorum yapıldı.
7 Mar '15 00:00
Türkiye'de İnternet Kullanımının Tehlikeleri

İnternet hayatımıza girdiği zamandan bu güne hayatımızı tamamen değiştirdi. Artık bilgi ulaşılması meşakkatli bir maden olmaktan çıkarak, tüketilen hatta internet ortamında üretilen bir nesneye döndü.

Sayın Detroitli Kızıl’ın Geornalist için yazdığı Sosyal Medya ve İmkanlar başlıklı makalesini okurken aklıma internetin ve sosyal medyanın doğası nedeniyle bizi içine çektiği tuzakları yazma fikri geldi.

İnternetin tuzaklarından bahsedeceksek 1. Sıraya kesinlikle ortaya atılan bilginin doğrulanmadan yayılmasını koymamız gerekir.

Yalan Bilginin Tehlikeleri

Savaş Muhabiri denilince ülkemizde ilk akla gelen isimlerden Coşkun Aral hatırlarını anlattığını bir televizyon programında bir hatıra anlatmıştı: 12 Eylül öncesi Coşkun Aral’ın çalıştığı gazeteye bir faks haberi gelir. Sivas’ın bir köyünde aleviler camiyi yaktılar. Normal şartlarda Coşkun Aral’ın o haberi ertesi gün gazetede basması gerekir. Sonrasında olacaklar bellidir, büyük şehirlerde çıkacak çatışma ve ölecek belki de onlarca heyecanlı genç. Coşkun Aral haberi basmaz, bir otobüs ile Sivas’a gider yakıldığı söylenen camiyi bulur. Cami sapasağlam ayakta olduğu gibi mahalleli yıllardır alevi sünni bir arada sorunsuz yaşamaktadır.

Toplum içerisinde infiale sebep olabilecek bazı bilgilerin internette dolaşıma sokulması aklıma hep bu hatırayı getirir. Gelin isterseniz bu olaylardan birkaç tanesini hatırlayalım:

08 Ocak 2012 Cudi Dağında kimyasal silah kullanıldığı iddiası:

TSK’nın PKK ile silahlı çatışmaya girerken, uluslararası hukuk ve ahlaken kullanılması yasak olan kimyasal silahları CUDİ dağında kullandığı iddiası bizzat dönemin BDP şimdinin HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş tarafından ortaya atılmış ve sosyal medya da hızla yayılmıştır. Yalanın birinin bine katılarak anlatılması kuralı gereğince bu iddiaya daha sonra CİZRE’de çatışmaların çıktığı eklenmişti. Selahattin Demirtaş Kürt gençlerini Cudiye çıkmaya çağırmıştı. Bu yalan ve yalanın sebep olduğu tepki dalgası, Cizre/Cudi bölgesinde olan Gazeteci Tuğba Tekerek’in bölgede çatışma bile yok twitleriyle son bulmuş, belki de olası bir ölümlerin önüne geçilmişti.

24 Mayıs 2011 İsmail Bakır’ın kaybolması.

Ümraniye’de daha önce sivil polislerden tehdit aldığı iddia edilen İsmail Bakır’ın polislerce kaçırıldığı ardından karakola götürüldüğü iddiası, sosyal medyada çığ gibi büyüdü. Sosyal Medya’da karakolu basıp İsmail Bakır’ı kurtarma fikirleri bile ortaya atıldı. Köşe yazılarına konu oldu. Bir süre sonra İsmail Bakır’ın telefon açtığı döneceğini söylediği yazıldı çizildi. Olay birkaç gün sonra İsmail Bakır’ın çıkıp gelmesiyle nihayete erdi. Canı sıkılmıştı ve tatile gitmişti. Karakol basılmasından bahsedenler yazdıklarıyla kaldı.

2012 Yılı Öcalan hapisten çıktı.

Twitter’da bir troll tarafından (üstelik yıllardır Amerika’da yaşadığını herkese duyuran bir troll ) tarafından mizah amacıyla yazılan bir twit, bir anda ülke gündemine oturmuş, hatta MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin parti konuşmasına kadar girmişti. Kimse iddiayı ortaya atanın daha önce neler yazdığına bakmamış, dahası rütbesiz askerlerin İmralı Adası’nda görev yapmadığını düşünmemişti.

Bu örnekleri arşivime başvurmadan hafızamdan yazdım. Bunları çoğaltabiliriz. Mühim olan toplumsal karışıklığa sebep olacak bilgilerin twitter başta sosyal medyanın değişik kanallarında çok hızlı yayılması ve doğru kabul edilmesi, olayın sorgulanmamasıdır.

İnşallah bir sonraki yazım da Türkiye’de İnternetin açtığı tuzaklardan pornografi ve çocuk tacizini ele almaya çalışıp 3. Yazı da çözüm önerileri üzerine fikirlerimi yazacağım.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

11 Mar '15 12:25

Bu adamın yazılarına dikkat edin, özen gösterin. İyi yazıyor.

CEVAPLA
09 Mar '15 11:55

Toplumda var olan gerilim kolayca sonlanamaz maalesef. o nedenle ellerinde çakmakla gezenleri durdurmak gerekiyor.

CEVAPLA
07 Mar '15 12:47

Belki de asıl olan toplumun içerisindeki potansiyel gerilimlerin kaldırılması. Yoksa bu potansiyel gerilimi kinetik enerjiye çevirmek isteyen iç-dış tehditler her an fırsat kolluyor. Geriye sadece bir kıvılcım çıkarmak kalıyor ve Güm.

CEVAPLA
Abdullah Faki̇roğlu yazdı, 3 kez açıldı, 4 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
5 Mar '15 18:00
Bismillah

Allah nasip ederse bundan sonra her hafta bir yazıyla burada olacağım. Sosyal medyadan takip edenler neler yazacağım konusunda biraz fikir sahibidirler. Allah utandırmasın diyelim.

Ülkemizin seçim atmosferine girdiği bu dönemde kalemlerin sivrildiği, insanların birbirini kırmaktan keyif aldığı, kavga edenin el üstünde tutulduğu aşikar. Amacım kimseyi kırmadan doğru bildiğimi yazmak.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

05 Mar '15 19:11

abi yazı yarın olacak. bu selamlama.

CEVAPLA
05 Mar '15 18:52

Kisa bir yazi olmus. :)

CEVAPLA