Payi̇taht İstanbul

Türkiye Puanı

Açık Yeşil Kalem

Derecesi

8 [Toplam 1649 kişi]

@IIAbdlhamid1
Türkiye
Kültür-Sanat(2)
Pinledikleri(0)
Payi̇taht İstanbul yazdı, 17 kez açıldı, 1 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
9 Ara '20 09:00
Matrix Filmi Üzerine

7e3fff26a6b702ae968b8e4eb03455b41607457720

1999 yılında çekildiğinde büyük ses getirmişti Matrix.

Felsefi derinliği, Bilinç altını hedefleyen dini Hristiyan ögeler, Farklı konusu ve neredeyse cinselliğe hiç yer verilmemesi, iyi oyunculuğu ile Matrixi 2000 binli yılların en iyi filmi yapmaya yetmişti...

Neo kurtarıcı Mesih... Beklenen kurtarıcıydı...

Morpheus ise Cibrili emin rolünde son kurtarıcıyı dünyayı kurtarmak için hazırlıyor...

Trinity ise ilahi aşkı simgeliyor...

Ajanlarla işbirliği yapan kişi ise İsa Mesihe ihanet eden havari...

Her karakter özenle seçilmiş... Her sahne özel dizayn edilmiş...

Matrix Büyük bir teveccüh alınca, 4 yıl sonra (2003) ikinci serisi çekildi. Bu sefer konsept biraz değişmiş, cinsellik arttırılmış, işin felsefi derinliği kendini yüzeyselliğe bırakmış, birinci filmin zihinlerde bıraktığı o sarsıcı sahneler uçup gitmişti...

Filmin İkinci serisi tat vermeyince aynı yıl (2003) alelacele üçüncü serisi çekiliyor Matrixin. Kan kaybeden Matrixe tekrardan canlılık katılmak istenmiş ama tam bir fiyasko ile sonuçlanmış...

Artık ortada ne felsefe, ne derinlik nede dini ögeler kalmıştı. Bu arada Filmin 3. serisine ustaca eşcinsellikte eklenmişti.

Cinselliğe bile yer vermeyen bir film, çok garip bir şekilde LGBT propagandası ile bitiyor...

2000 binli yıllarda tüm dünyayı LGBT sapkınlığı sarmış, her alanda propaganda edilmeye başlanmıştı, bu propaganda merkezi de Amerikaydı...

Çok popüler olmuş bir filmi küreselcilerin kullanmaması zaten düşünülemezdi...

Çekilen her filmin bir amacı ve bir arka planı muhakkak vardır...

Filmin 3. serisi çok kötü olunca filmin devamı da gelmedi. Aradan 17 yıl geçtikten sonra filmin 4. serisi için kollar tekrardan sıvandı ve 2021 yılında Filmin 4. serisi sahnelenmesi bekleniyor...

Matrix 4'dün Nasıl bir kurgu ile çıkacağını merak ediyorum ama 1. seri kadar kaliteli olur mu şüphelerim var...


Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

Payi̇taht İstanbul yazdı, 140 kez açıldı, 5 kişi beğendi, 5 yorum yapıldı.
5 Ara '16 17:00
Kitap Okumak Biraz Risklidir!

J8cZKTbV

Kitap okumanın ne kadar önemli olduğunu hayatımızın her alanında duyarız. Okulda öğretmenimiz, işyerinde kitap okuyan bir abimiz veya anne babamız vs. vs.

Ülkemiz ile alakalı dikkat çekici istatistikler yapılır: Avrupa ülkesindeki herhangi bir ülkedeki okuma oranı ile ülkemiz acımasızca kıyaslanır.

Çok İlginç kıyaslar vardır mesela:

Bizdeki kahvehane sayısının Batı ülkesindeki kütüphane sayısından çok daha fazla olduğu… Falanca ülkede kitap okuyan insan sayısı ile ülkemizdeki kitap okuyan insanların sayısı arasında uçurum farkların bulunduğu… Türkiye’de 1 milyon kütüphane üye sayısı bulunuyorken, 71 milyonun üzerinde cep telefonu abonesinin olduğu yönündeki sübjektif ve sözde “az gelişmişliğimizi” anlatan istatistikler.

Buradan hareketle çok kitap okumamız gerektiği kanaati oluşturulur ve bilinçaltımıza bu fikriyat yerleştirilir. Aslında kitap okumak bu kadar Basit veya Matah bir şey midir?

Kitap okumak bir bilinç işidir. Kitap okumak bir ihtiyaçtır. Kitap okumak faydalı olduğu kadar zararlı olan bir eylemdir de.

Bilinçsiz ve temelsiz okunacak birçok kitabın, istenen manada bir şey ifade etmeyeceği malumun ilanı. Doğru zamanda ve doğru okunacak kitabın okuyucuya çok önemli katkılarının olduğu ise müsellemdir.

Zamanı gelmeden okunacak herhangi bir kitabın zaman israfı olduğunu bilmeliyiz...

Zeminimizi ve Bilincimizi kavileştirmeden okunacak her bir kitabın, Temelimizi sarsabileceğinden endişe etmeliyiz!

Kitap Obezleri vardır mesela. Yukarıda sayılan birçok hususa dikkat etmeden okunan kitapların yol açtığı manevi bir hastalıktır Kitap Obezliği. Bir Kitap Obezini, okuduğu birçok kitap artık doyurmaz. Aksine daha çok hasta eder ve manevi hayatını riske sokar!

Dikkat edilmesi gereken şeyler ıskalandığı zaman, okunacak kitaplar risk oluşturur. Mesela: İslami ilimlerden anlamayan veya seviyesi düşük birisinin okuyacağı birçok dini neşriyatın (tavsiye üzerine dahi olsa) okuyan kişinin yanlış kanaat, Fikir ve inançlar beslemesine sebebiyet verebilir.

Peki, bu riski en alt seviyeye nasıl indirebiliriz?

Hoca - Talebe ilişkisi içerisinde bu riskli hali en alt seviyeye çekebiliriz.

Kitap okuyacak kişinin Okuduğu kitapları tashih edebileceği bir Alim’e, kapalı bulduğu ve anlayamadığı yerleri açabileceği bir Hoca’ya, müşkül / Zor yerleri çözebilme kabiliyetine sahip bir Ağabey’e, okuduğu kimi kitapların sertliğine, ağırlığına dayanamadığında onun elinden tutacağı bir Üstadı olmak zorunda.

Allah ayaklarımızı ve kalplerimizi dini üzere sabit kılsın… 

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

07 Ara '16 18:31

Misafir

Okumak riskliymiş...

CEVAPLA
06 Ara '16 23:24

Misafir

Batı'nın ve batı aşığı insanların türkleri / müslümanları hem küçümsememeleri hemde müslümanların komplekse girmemeleri için gayet güzel bir yazı olmuş

CEVAPLA
06 Ara '16 16:51

Misafir

Güzel bir yazı olmuş. Kitap okumaya yeni başlayan arkadaşlarımız için biraz korkutucu olsada, aydınlatma açısından çok faydalı bi konu olduğunu düşünüyorum emeği geçen herkese teşekkürler.

CEVAPLA