Türkiye Aktivitesi
143 ziyaret
1 online
Sema Yilmaz
Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karsindakinin anlayabildigi kadardir.

Türkiye Puanı

71 puan Mavi Kalem

Derecesi

71 [Toplam 1568 kişi]

Türkiye
Tümü(3)
Pinledikleri(0)
Sema Yilmaz yazdı, 76 kez açıldı , 14 misafir beğendi , 6 yorum yapıldı.
8 Eyl 17 17:00

Sema Yilmaz

Puan: 71

Müslümanlara Yapılan Zulme Göz Yummamak


Abdullah İbnu Ömer radiyallahu anhuma anlatıyor: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu tehlikede yalnız bırakmaz. Kim, kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da o sebeple onu Kıyamet gününün sıkıntısından kurtarır. Kim bir Müslümanın (kusurunu) örterse, Allah da kıyamet günü onun (kusurunu) örter.”

Bugün Filistin, Burma, Doğu Türkistan, Afganistan, Çeçenistan, Keşmir,Arakan,Suriye ve dünyanın pek çok yerinde müslümanlara zulüm uygulanmaktadır. Kardeşlerimizin yaşadıkları zoruklar, ancak medyaya yansıdığı zaman aklımıza gelir…

Bir çocuğun katliamdan önce annesine sorduğu soruda Müslümanların nasıl zulme altında olduğunun ,küçük çocuğun bakış açısında saklıdır.

-Anne küçük çocukları küçük kurşunla vururlar değilmi?Çünkü küçük kurşunlar canımızı acıtmaz

Bu durumda sadece ezilen kardeşlerimizin haline acizce gözyaşı dökmekten başka bir şey yapamıyoruz!

Ne çok acı var,ne çok zalim var.Ne çok firavun beyinli nemrut kalıntısı var.

Bugün hiçbir İslam devletinin gayri Müslimlere diz çöktürecek ve Müslümanların haklarını teslim etmeye zorlayacak bir gücü yok. Bu çağda cihad yapmak, cihad vazifesini yerine getirmek istiyorsak , zalimlerin zulümlerini dayandırdıkları fikir sistemlerini, materyalist ve darwinist zihniyeti bilimle, fikri savaş ile yok etmemiz ve Kuran ahlakını tüm dünyaya tebliğ etmemiz şarttır !

Müslümanlar olarak biz de yeniden dirilip kalbi, samimî ve fedakârca bir Müslümanlık anlayışıyla ayağa kalkmalıyız. Öncelikle Müslüman kardeşlerimizin elinden tutup,i sonra birlik beraberlik içinde İslam medeniyetini yeniden yükseltmeliyiz. Allah’ın dinini aziz kılmak niyetiyle dünyaya nizam vermeye talip olmalıyız.

Zalimler için yaşasın cehennem.

08.09.2017 

12 Eyl 07:11

Vatanimi seven bir insanim bana duseni elimden geldigince yaparim.Suan cagirsalar giderim savasa.Sizde evinizde otura bilirsiniz.Her konuda eleştiriye açığım,üslubu düzgün olanlara tabiki.

12 Eyl 05:54

Ne kadar da kolay di mi. Kalk git savaşa o zaman hanımefendi . Hint Edebiyatı yapma. Çözüm arayın anca fink atın

Sema Yilmaz yazdı, 57 kez açıldı , 25 misafir beğendi , 2 yorum yapıldı.
3 Eyl 17 17:00

Sema Yilmaz

Puan: 71

Hüznü Bilir Misiniz?


Ben bilirim.

Ben bilirim ki hüzün, bir uzun cümledir bitmeyen. Sonu gelmeyen bir gece o mahzun bakışlarda gizlidir hüzün. Elinde kalın bir kitap, uzaklara akıp giden gözlerinde duyumsatır kendini bize hüzün.

Bir şiir yazarsınız, hüznünüz bedene bürünür kâğıtta. Bir resim yaparsınız, köşesinde bir yerde mutlaka görürsünüz hüznü. Bir beste yaparken, illaki yerleşir bir notanın kuyruğuna hüzün. Romanlar hüzünsüz olmaz. Bazı binalarda, hüznün en güzel yansıması beliriverir aniden. Bütün bunlar belki bir farkındalıkla oluverir yahut dalgınlıkla, kim bilir belki de kasten yansıtılır hüzün…

Nereye gidiyorum, ne yapıyorum ben? Bilmiyorum, bilmek istemiyorum. Tek istediğim şey hüzünden kurtulup özgürlüğüme kavuşmak. Kuşlar gibi süzülmek, balıklar gibi keşfetmek. Yel gibi savurmak istiyorum herşeyi. Kurtulmak istiyorum bu hüzünlü hayattan. . Düşünmüyorum. Yazıyorum yalnızca. Zamanı kapı dışarı etmişim. Gözyaşlarımı mahsenlere kapatmışım. Hayattan nefes almak dışında bağımı koparmışım, yazıyorum. Yazdıkça rahatlıyorum. Satırlar doldukça içimdeki hüzün, acı azalmış gibi hissediyorum. Yazıyorum... Dilimin ucuna biriken herşeyi. Kalbinin kırılan parçalarını kağıtlara döküyorum. Yazıyorum. Acılarımı, mutluluklarımı, hüzünlerimi. Yaşadığım bütün o duygu selini döküyorum kağıtlara…

Sevda hüznüyle,kederiyle sevda olurdu uğruna savaşılsın diye…

Hüznü bilir misiniz?

Ben bilirim,ama anlatamam. 

03 Eyl 21:15

Misafir

Hüzün varsa lugatimizda uyku yoktur.

03 Eyl 17:51

Misafir

Hayata dair çok bir şey bildiğimi iddia edemem ama benim kırgınlıktan gözüme uyku girmediği vakitlerdeki rahat uyuyuşları iyi biliyoru. Hüzün budur zannımca

Sema Yilmaz yazdı, 61 kez açıldı , 18 misafir beğendi , 4 yorum yapıldı.
28 Ağu 17 21:00

Sema Yilmaz

Puan: 71

Aşk Nedir?

Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış: Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil. Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.Aşk,

- "Zenginlik, beni de yanına alır mısın?" diye sormuş. Zenginlik,

- "Hayır, alamam. Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok." demiş.

Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş.

- "Kibir, lütfen bana yardım et!", Kibir

- "Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin." diye cevap vermiş.

Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş:

- "Üzüntü, seninle geleyim." Üzüntü

- "Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var."

Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk'ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş.

- "Gel Aşk! Seni yanıma alacağım..."

Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk'a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi'ye sormuş:

- "Bana yardım eden kimdi?" Bilgi

- "O, Zaman'dı" diye cevap vermiş.

- "Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk.

Bilgi gülümsemiş:

- "Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir"

30 Ağu 20:44

Misafir

Aşk diye bir şey yktr. Saçma

30 Ağu 16:30

Misafir

Eyvallah