Türkiye Aktivitesi
472 ziyaret
1 online
Reşit Akpınar
Bursa...

Türkiye Puanı

544 puan Turkuaz Kalem

Derecesi

29 [Toplam 1602 kişi]

Türkiye
Tümü(6)
Pinledikleri(0)
Reşit Akpınar yazdı, 1 misafir beğendi, henüz yorum yapılmadı.
15 Eyl 17 01:00
Ahmet Nesin ve 15 Temmuz

Bundan belki 1 ay belki de 2 ay önceydi.T24 adlı haber sitesinde haberleştirilmiş bir yazı okudum.Ahmet Nesin'e ait olan yazıyı " Ahmet Nesin: Abdülkadir Selvi darbe gecesi olan biteni neredeyse saniye saniye biliyor" başlığını kullanmışlardı.Haberin özet kısmında şu yazıyordu;

"Şimdi bu darbeyi kim, ne zaman ve ne için yaptı, kim, ne zaman haberdar oldu. Bu arada salaların Erdoğan'ın emriyle verilmediğini de öğrendik. Alayı temiz, pırıl pırıl..."

Yazıda ilginç iddialara yer veriyordu.İddialarından en ilginci Selvi'nin yazısını alıntılayarak şunu söyledi;

"Görmez'le Muaz el Hatib aynı arabaya binip, nasıl zıt yönlere gidiyorlar, ben buraya takıntılı kaldım işte."

Peki Selvi ne demişti yazısının ilgili bölümünde;

" MİT'in zırhlı araçlarından birini verdiler, Muaz el Hatib ise Görmez'in aracıyla hareket etti. İkisi zıt yönlere gittiler. Araç, MİT'in iki No'lu kapısından Formula 1 yarışındaki gibi fırlayarak çıktı."

Yani Muaz El Hatib ve Mehmet Görmez farklı araçlara binmişler.Yani Ahmet Nesin denen zat okuduğundan birşey anlamamış.

Bu muhteremin iddianameyi okumamış, davaları takip etmemiş.Sadece basından çıkan haber ve yorumları takip etmiş.Yazılarından anlaşıldığı kadarıyla bu işleri de doğru düzgün yapmamış.

Sanık ifadelerinden yola çıkarak tam 11 tane yazı yazmış. Karakoldaki ifadelerin işkence ile alındığını da yazmayı unutmamış.İşkence iddialarının doğru olup olmadığını bilemem. Akıncı üssü iddianamesini açıp okusa ifadelerin safsatadan ibaret olduğunu anlardı.Çünkü sadece tek delil ifadeler değil.

Keşke yazdığı bu 11 yazılık seride Whatsapp konuşmalarından, telsiz kayıtlarından, kamera görüntülerinden de bahsetseydi ben de derdim ki Ahmet Nesin yazılarında objektif ve tarafsız davranmış.Elbette ki sorgulamak ve eleştirmek gazetecinin vazifesidir.Ama kendi önyargısını eleştiri ve yahut sorgulama olarak ortaya atmayacak.

Bunları bilinçli mi yapıyor yoksa ciddi mi bilemiyorum.Ama yazdıkları gerçekleri yansıtmıyor.Onun iddialarını tek tek konuşacağız.Tabi başka yazılarda...

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Reşit Akpınar yazdı, 2 misafir olmak üzere 4 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
7 Mar 17 18:00
Dost Ateşi ve Rakka

Şubat 2016'da İtalyan basınına röportaj veren Sergey Lavrov şu cümleleri kullanmıştı:

"Teröristlerle yapılan bu suç ortaklığını unutmayacağız. Ancak Suriye'de askerlerimizin ölümünden doğrudan sorumlu olan Türkiye'yi yöneten elit ile Türk halkı içindeki dostlarımızı bir tutmuyoruz"

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova Mayıs 2016'da yaptığı bir açıklamada diyor ki;

"Türkiye İŞİD'e yardım ediyor"

Hatta biraz daha ileri gidip Türk Hükümetine;"Hapse girmeniz gerekiyor" demişti.

Kimse kusura bakmasın ama bu sözlerin ardından bir yıl bile geçmedi.Rusya ile şu an ittifak halinde olmamız bu gerçekleri değiştirmez.Yani üzgünüm Rusya dost falan değil düşman olmadığı gibi.

Suriye'de Rus uçaklarının askerlerimizi şehit etmesinden sonra gazetelerin "Dost Ateşi" manşetiyle çıkmaları kabul edilemez.Acaba şehit aileleri bu manşetleri okuduktan sonra ne hissetmişlerdir?

Hatırlarsınız "Shanghai Beşlisi'ne girelim" diyen tiplerde vardı.İsim vermiyeyim ama bu arkadaşlar Çin radyosunda çalışan,Rus radyolarına demeçler veren arkadaşlar olduğunu bilelim.Bu arkadaşlara Baasçılık'ın başka bir versiyonu olan Ulusalcılık virüsü bulaşmış.

Adı Avrasyacılık olan bir fikriyat son günlerde çok moda.Fikriyatın Türkiye'deki temsilcisi Doğu Perinçek.Bahçeli'nin deyimiyle "Perinçek ve hayırcı arkadaşları" Türkiye'yi ABD emperyalizminden kurtarmak istiyorlar.Ama karşılığında Rus emperyalizmine girmeyi seçenek sayıyorlar.Açıkçası konuyu fazla uzatmak istemiyorum.Daha sonra bu konuyla ilgili uzun uzadıya yazarım.

Rakka

El Bab neredeyse alındı alınacak.El Bab'dan sonrası kanaatimce tehlikeli bir yol.Menbiç operasyonunu yerinde bulsam da Rakka operasyonu hakkında aynı kanaate sahip değilim.

Menbiç'e yapılacak olan operasyonu desteklememdeki maksat;PYD bilindiği üzere dünyada terör örgütü olarak kabul edilmiyor.Meşru bir yapılanma olarak görüldüğü için operasyon ile alakalı dış dünyadan herhangi bir destek almamız söz konusu değil.Orayı almamız hem "Güvenli Bölge" politikasını destekleyecek diplomatik bir kazanım olacak hem de sınırlarımızdaki tehlikeyi -en azından bir bölümünü- savmış olacağız.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Reşit Akpınar yazdı, 34 misafir olmak üzere 36 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
20 Oca 17 06:00
Partisiz Cumhurbaşkanı

Türkiye tarihinde gelmiş 12 Cumhurbaşkanı vardır...

İsmet İnönü ve Mustafa Kemal Atatürk dönemlerini saymıyorum.Zira tek bir parti var.

Geriye 10 isim kalıyor.

Partilerle bağlantısı olmayan 5 isim vardı.

Bu 5 isimden 3'ü darbeyle başa geçmiştir.(Cemal Gürsel,Cevdet Sunay ve Kenan Evren).

Bağlantısı olmayan diğer 2 isim kalıyor.(Ahmet Necdet Sezer ve Fahri Korutürk)

Fahri Korutürk bir hükümet oluşturmak için ömrünü heba etti ama başaramadı.

Ahmet Necdet Sezer'e gelince Türkiye tarihinin en başarısız Cumhurbaşkanı.(Örnek 2001 KRİZİ)

Diğer kalan  ismin partilerle bağlantısı vardı.(Recep Tayyip Erdoğan,Abdullah Gül,Süleyman Demirel,Turgut Özal ve Celal Bayar)

Türkiye'deki kriz ve yönetim sorunları Bağlantısız Cumhurbaşkanları döneminde olmuştur.

İMF ile yapılan stundby anlaşmaları hep Partisiz Cumhurbaşkanlığı dönemine rastlar.

Ülkenin kalkınması hep "partisiyle bağlantılı" ve yahut da "uyumlu" insanlarla gerçekleşti.

Türkiye'nin sorununun "Partili Cumhurbaşkanı" diyenler o yüzden apaçık algı operasyonu yapıyor.

Kanmayalım!

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
20 Oca 10:09

"Türkiye'deki kriz ve yönetim sorunları Bağlantısız Cumhurbaşkanları döneminde olmuştur."

Reşit Akpınar yazdı, 11 misafir olmak üzere 12 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
11 Oca 17 02:00
Tarihten Notlar-1 (Samet Kuşçu Olayı)

Darbeden 2 yıl önce bir olay yaşandı.Tarihe 9 Subay olayı diye geçen olaydaki askerler;Dündar Seyhan, Orhan Kabibay, Faruk Güventürk, Orhan Erkanlı, Suphi Gürsoytrak, Ahmet Yıldız, Necdet Üruğ, Sadi Koçaş, Osman Köksal, Sezai Okan, Talat Aydemir, Adnan Çelikoğlu.

9 subay sürekli ülkenin 1955'ten beri ülkenin kötü gidişinden bahsediyorlardı.Darbe yapma planlari kuran bu askerler diğer ordu mensuplarını Menderes'in "Ben bu orduyu yedek subaylarla dahi yönetirim" sözünü örnek gösterek tahrik ediyorlardı.

***********

Orduda görev alan Binbaşı Samet Kuşçu olayı haber alıp Demokrat Parti Milletvekili Mithat Perin'e "Tıpkı Mısır'da olduğu gibi bazı subaylar Nasır tipi ihtilal hazırlığı içindeler. Başlarında Yarbay Faruk Güventürk var. Beni Başbakan Menderes''le acilen görüştür" demişti.Perin konuyu İçişleri Bakanı Namık Gedik'e açmıştı.

En sonunda konu bakanlar kuruluna gitti.Dönemin Milli Savunma Bakanı Şemi Ergin bakanlar kurulunda şöyle diyor;

“Benim subaylarım ihtilal yapmazlar. Subayların böyle bir şeyle suçlanması yüksek rütbeli subaylar arasında rahatsızlık yaratır. Ordu kendi disiplini içerisinde çözsün meseleyi”

Celal Bayar ne kadar "Mesele ciddidir. Bu iş 9 subayın işi değil. Bütün memlekette ordu içinde cuntalar kök salmıştır. Bunların üzerine ciddiyetle gidin, teşkilatı meydana çıkarın." dediyse de dinlemediler.

************

İsmi geçen subaylar tutuklandı.CHP 9 subaya sahip çıkarken Samet Kuşçu yalnız bırakıldı. “İnönü’yü seven subaylar yargılanıyor” deyip konuyu saptırdılar.Askeri mahkeme olayın üstünü kapattı.Samet Kuşçu "orduyu isyana teşvik" suçundan yargılandı.Ardından ordudan ihraç edildi.

Olayın üstünü kapatan askeri hakim Cemal Tural idi.Tural da zaten cuntacılarla beraber hareket ediyirdu.

**********

Karar Yazarı Elif Çakır bu olayı konu edindiği yazısında 9 subayın daha sonra yaptıkları itirafları paylaşıyor;

" Adnan Çelikoğlu, Milli Savunma Bakanı’nın yaveri : 9 Subay Olayı’nın arkasındaki kişi bendim. İhbar mektubunun üzerini örttüm.

Faruk Güventürk, cuntanın başı: Delilleri yok ettim. Samet Kuşçu muhbir değildi.

Faruk Güventürk’ü tutuklamakla görevli subay Ahmet Türkoğlu: Belgeleri tutanağa geçirmedim.

Dündar Seyhan : Boynumuzu iktidar kasabına uzatacak değildik.

Talat Aydemir: Evdeki bütün evrakları imha ettim.

Sami Küçük: Samet Kuşçu ihbar etmeseydi ihtilal daha önce olacaktı."

***********

Adnan Menderes 1959 yılında Genel Kurul'da yaptığı konuşmada bu olaya değinmişti;

"Adımın Adnan olduğuna inandığım kadar Cemal Yıldırım''ın da suçluluğuna öyle inanıyorum; fakat Askeri Mahkeme Türk ordusunda böyle bir hadisenin mevcut olduğunun duyulmasını zararlı görerek işi bu suretle kapattı."

Bu 9 Subay Olayında ismi geçen subayların tamamı 1960 darbesine karıştı.

***********

HAİN YAVERİN iSMİ DE 9 SUBAY ARASINDA VARDI

Çankaya'da Darbe gecesi tanklar Çankaya Köşkü'nün kapısının önünde duruyor.Askerler Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ı derdest etmeye gitmişler.Bayar'ın yaveri Kurmay Albay Osman Köksal Bayar'ın yakalanmasına yardım ediyor.Bayar "demek sende onlardansın" diyerek tepki gösteriyor.

Yaver Osman Köksal da 9 Subay hadisesinde ismi geçen subaylardan biriydi.

Bayar'ın kızı Nilüfer Gürsoy "Daha önceki komutanın hakkında çeşitli dedikodular çıkardılar. Biz de değiştirmek istedik. Sonradan 3 isim teklif edildi. Meğer 3'ü de cuntacıymış." cevabını verir.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Reşit Akpınar yazdı, 3 misafir olmak üzere 4 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
8 Oca 17 02:00
Türkiye Daeş'le Mücadelesi

Türkiye'nin DAEŞ'e karşı verdiği mücadeleyi ülke içerisinde ve ülke dışında yapılanlar diye ikiye ayırmak lazım.

Ülke dışında yaptığımız Fırat Kalkanı Operasyonu'nun 2 önemli hedefi var;

1-DAEŞ'İ sınırdan temizlemek.

2-PYD-PKK koridoruna izin vermemek.

Yapılan bu operasyon neticesinde 6 sözde DAEŞ Emiri olmak üzere toplam 1800'den fazla DAEŞ teröristi öldürüldü.Şu an bölgede DAEŞ'e karşı savaşan tek ülke Türkiye.İlk göğüs göğüse çarpışan ordu TSK.Hepsinden önemlisi Türkiye'ye sadece Rusya havadan destek sağlıyor.Sözüm ona müttefiklerimizin yaptığı sadece "güç gösterisi".

Bilindiği üzere şu an sınırlamızda DAEŞ temizlendi ve El Bab'da askerlerimiz çarpışmakta.El Bab'ın yüzde kırkı alınmış durumda.El Bab alınması çok zor.Mayınlı araziler,bombalı araçlar ve canlı bombaların olması mücadeleyi zorlaştırıyor.

DAEŞ  moral motivasyonu yüksek düzenli bir orduya sahip.Bu ordu çok iyi yetiştirilmiş komutanları ve bilinen terör örgütlerinden çok farklı silahları -mesela tank-  içinde barındırıyor.Aslında Fırat Kalkanı Operasyonu yerine Fırat Kalkanı Savaşı dersek abartmış olmayız.

Ülke içerisinde yaptıklarımızı kısaca İçişleri Bakanlığının sayfasından aldığım rakamları aynen yazıyorum;

-2016 yılında 52.000 kişiye Türkiye'ye giriş yasağı konulmuş.

-2016 yılında 670'i yabancı 1300 terörist tutuklanmış.

İçişleri Bakanlığı özellikle bakan Süleyman Soylu'nun katkılarıyla çok önemli operasyonlara imza atıyor ve görünen şu ki atmaya da devam edecek.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Reşit Akpınar yazdı, 5 misafir olmak üzere 6 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
6 Oca 17 10:00
Daeş Nasıl Bir Örgüt

Aslında DAEŞ çok farklı bir örgüt.Öyle pek diğer Radikal örgütlere benzemiyor.İdeolojisini,eylem tarzını ve düşmanlarını ayrı ayrı ele aldığınız zaman bunu fark edebiliriz.

Herkes DAEŞ'in Ehlisünnet İslam anlayışından yani Geleneksel İslamdan beslendiğini düşünse de  öyle değil.Geleneksel İslam'dan olmadığının 3 kanıtını şöyle yazabiliriz:

1)DAEŞ sahabe mezarlarını ve türbelerini yıkmıştır.Geleneksel İslam'a göre bu olay doğru değildir.

2)DAEŞ Osmanlı Halifelerini Halife olarak kabul etmez.

3)DAEŞ İbnül Arabi,Mevlana gibi alimleri tekfir eder.                                                  

Çektiği kafa kesme görüntülerine baktığınız zaman sosyal medya ve teknolojiyi çok iyi kullandıklarını görebiliyoruz.Kafa kesme videolarının öncesinde provalar yapılıyormuş.Bunun amacı insanları daha çok etkileyebilmekmiş.

Moral motivasyonu hep yüksek bir terör örgütü olmuştur.Güvenlik uzmanı Abdullah Ağar'a göre bölgedeki moral motivasyonu en yüksek örgüt DAEŞ.

Genelde siyasi hedefleri olmaz.Yaptığı her eylemi üstlenir.Ancak Türkiye'deki eylemlerini üstlenmiyor ve aynı zamanda siyasi hedefleri var.

DAEŞ acayiptir ki İsrail'i düşman görmeyen tek Radikal örgüttür.Hedefleri arasında İsrail yoktur.

Kendi dışındaki bütün İslami Anlayışları ve Mezhepleri reddeder.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
08 Oca 01:40

Eyvallah katılıyorum.Ama ifademin amacı o değil.

06 Oca 11:53

Güzel bir yazı olmuş teşekkürler. Ancak ehli sünnet bir geleğin adı degildir. Islam modernistleri ve bir kısım musteşriklerin ısrarlı bir iddaasidir ehli Sünnetin gelenek ile ozdeştirilmesi meselesi