Türkiye Aktivitesi
151 ziyaret
1 online
Afşar Kaplan
Hakkında henüz bir şey yazmadı.

Türkiye Puanı

83 puan Mavi Kalem

Derecesi

83 [Toplam 1568 kişi]

Türkiye
Tümü(5)
Pinledikleri(0)
Afşar Kaplan yazdı, 56 kez açıldı , henüz yorum yapılmadı.
12 Tem 17 17:00
Dağ

Dağda bir gün

Dağlara çıkmak oldum olası heyecanlandırmıştır beni.dağlar temizliği anlatır hem fizik hem de metafizik olarak.tertemizdir havası , boldur oksijeni . Toprağın bereketi fütursuzcadır dağlarda, yüzlerce bitki barındırır bağrında ne gübre ister ne sulama sahipsizce özgürce büyür . bitkiler şenlendirdi her yeri ne onların kimseden haberi vardır nede şehrin onlardan, esanslar sürerler taşlara kayaları bal dökerler çiçeklerinden . Arılar konar çiçeklere on binlerce arı ve hiç rahatsız etmezler birbirlerini, ne çiçek esirger balını arıdan ne arı incitir

çiçekleri . Tilkiler gezer umursamadan sizi görse eğlenir aldırmaz hiç. Oda ortaktır çünkü dağlara evidir yurdudur herşeyidir onun. Bakar şöyle bir size bilir sizin oranın canlısı olmadığınızı ama aldırmaz takip eder gezer etrafınızda. Kartallar vardır dağlarda uzun kanatlarını açıp özgürce uçarlar bulutlara yakın. Yuvaları Yalçın bir kayadadır , kanatlanmamış yavrular bekler getireceği yiyeceği sabırsızca. Yükselir kartallar yükseldikçe görüş açıları genişler, gösterişsiz sessiz umursamadan hiçbir şeyi yükseldikçe yükselir. Hedefini tesbit ettiğinde kurşun gibi bırakır kendini hedefine. Aldığı avını getirir koca yavrulara dağlarda herşey hayatta kalmak içindir herşey hiçbir canlı fazlasını istemez hayatta kalacağını alır sadece. Pınarları vardır dağlarda şırıl şırıl akar buz gibidir bitmeden tükenmeden akar sular tüm canlıları yeşertir etrafını sabahları keklikler gelir gün ışımasan Palazlarıyla türküler söylerler birbirlerine nisbet yaparcasına. İnsanların gelmeyeceği bir yere kurarız çadırımızı iki arkadaş iki kafadar . Kafadar değilse dağları çok sevmiyorsa arkadaş dağlara gidilmez. Dağa gidince bizde dağ halkındanızdır artık dağ kanunlarına uyarız. Bizim gibiler için bir mabeddir dağlar. Ateşi yakar çayı kaynatırız közde lıkır lıkır mırıldanır köydeki çay gecenin karanlığında . muhabbet koyu olur kah kuş sesi katılır muhabbete kah cırcır böcekleri kelebekler ölmeden önce dans ederler ateşin başında ve eğlenerek giderler ölüme. Uykusu bir başkadır dağların dağ gibi uyursunuz kuş gibi kalkarsınız sabah. Ne stres vardır ne sıkıntı burda her renk vardır ama hiç biri hiçbirinden üstün değildir. Karıncada yaşar arıda tilkide yaşar kurtta yılanda yaşar kartalda farede yaşar tavşanda.

Hayat vardır, hoş görü vardır ,özgürlük vardır, bölüşme ,paylaşma ,anlaşma vardır dağlarda.

Afşar Kaplan yazdı, 72 kez açıldı , 4 misafir beğendi , henüz yorum yapılmadı.
6 May 17 13:00
Termal

Termal deyince Türkiye'de yaşayanların aklına gelecek ilk yerlerden biridir herhalde Kozaklı.

İçanadolu bozkırında Nevşehir e bağlı 7500 nüfuslu bir ilçe Kozaklı.

Kozaklı'da bir termal otelde çalışan bir gençle sohbet ediyoruz. Askerden yeni gelmiş 20-25 yaşlarında bir genç Bahadır. Üniversite mezunu bilgisayar proğramcılığı okumuş, bilgisayar proğramcısı Kozaklı nın yerlisi. Devamlı övündüğümüz genç nüfusumuzun örneklerinden, pırıl pırıl yetenekli bir genç olduğu, gözlerinden, duruşundan, kibarlığından belli Bahadır 'ın.

Bahadır termal otelin bünyesinde bir kafede garsonluk yapıyor asgari ücretle. Günlük 12-14 saat arası çalışıyor kafenin yanı sıra aynı ücrete oyun makinalarının bakımıyla tamiratıylada uğraşıyor. Geleceğe bakışındaki korkuyu yansıtıyor ağzından çıkan geleceğe dair kelimeler, düşleyeceği şeyler olması gerekirken .

Kimin umurunda başkanlık sistemi, el bab , suriye , sabah kahvaltısına kavurma isteyen! millet vekili, genel başkan arayan parti, koltuk değneği olduğunu kendisinden başka herkesin bildiği halde koltuk değneyi olmayacağını söyleyen genel başkan, ABD ye giden üç silahşör, okyanus ötesinde karnını kaşıyan zerzevat, Kabe'de bastonlarla kavga eden koca koca cemaat erbabları, gemicikler, gezi parkı, işçi bayramı ,İngiltere'de çekilen fotoğraf, Rusya'yla yapılan iş birliği, pyd ile ABD ve Rusya askerlerinin verdiği poz .

Onun ve onların hayalinde insanca yaşayacağı, alnının teri soğumadan hakkaniyet ölçüsünde ücretini alacağı eğitimini aldığı , severek yapacakları bir iş, evde kendisinden destek bekleyen anne babasını Mutlu etmek, kardeşlerine yol göstermek yardım etmek, hayal dünyasını dolduran yavuklusuna romantizm dolu şiirler yazmak, geleceğe dair planlar yapmak, yazı iple çekmek, sinemaya gitmek,bozkırlarda birkaç arkadaş kamp kurmak kısacası mütavazi bir yaşam.

Buyurun beyler sizin olsun zenginlikleriniz ,siyasetiniz , anlaşmalarınız , anlaşmazlıklarınız ,gemileriniz, arabaların, otelleriniz, başkanlığınız, mejlisiniz, siyasi partileriniz, sendikalarınız, cemaatlerinzi, dernekleriniz, ağaçlarınız , işçi bayramınız milliyetciliğiniz , sosyal devlet anlayışınız , hukukunuz, adaletiniz , Bahadır ve bahadırlar mutsuz olduktan sonra .

Afşar Kaplan yazdı, 75 kez açıldı , 5 misafir olmak üzere 6 kişi beğendi , 1 yorum yapıldı.
28 Nis 17 17:00
Medenimiyiz

Ülkemizde şiddetin girmediği herhalde hiç bir alan kalmamış durumda. Tepeden tırnağa yada tırnaktan tepeye hiç fark etmiyor her tarafımız şiddet sarmalıyla çevrilmiş durumda. Mecliste şiddet, seçimde şiddet, tv de şiddet, gazete köşelerinde ve manşetlerinde şiddet, üniversitelerimizde şiddet, spor da şiddet, ailede şiddet, sokak ta şiddet velhasıl kelam şiddet toplumu haline geldik. ülkede bu kadar şiddetin olduğu bir ortamda yetişecek insanların bundan payını almaması beklenemez elbette çünkü üzüm üzüme baka baka kararıyor.

Medeniyetiyle övünen bir toplumuz, övünmekte de haksız sayılmayız. Medeniyetimizin en önemli özelliklerinden biri de hiç kuşkusuz saygı, sevgi, hoşgörüdür. Medeni toplumların  ortak özellikleri; bir birine gösterilen sevgi, saygı , hoş görü,güler yüz anlayış uzlaşı gibi temel özelliklerdir. Yüz yollardır bizim medeniyetimizde bu ve bunun gibi birçok özellikleri yaşamış yaşatmış o yüzden büyük bir coğrafya büyük bir medeniyet oluşturmuştur halen özlem duyulan. o medeniyette bir sultana bir kadı karıncanın dahi hakkını alacağını söyleye bilmiştir. Gönül kırmamanın, kalp kırmamanın önemine dair düzinelerce dörtlük yazılmıştır.

İslam dinin merkezinde olan ahlak ve insan kalbi İslam dininin kardeşliğe barışa ne kadar önem verdiğinin göstergesidir. İslam dini;  İslam medeniyetinin ancak ahlaklı nesillerle inşa edilebileceğini vurgulamış ,peygamber ,sahabeler ve İslam alimleri bu minvalde yaşamışlar ve yol göstermişlerdir.

Peki bu günkü halimiz neden bu kadar içler acısı neden herkes bu durumdan şikâyetçi ama düzelme ve düzeltmeye yönelik hiç bir şey yapmamaktadır. Beğenmediğimiz Avrupa bu konuda ne durumda onlar ? takdir edelim ki bu konuda bizden çok iyi durumdalar. Onlar neden başarılı oluyor da biz neden başarılı olamıyoruz? Bu konuda çıkarttığımız onca yasaya rağmen uyguladığımız cezaya aldığımız tedbirlere rağmen. Değişen yasalara verilen cezalar rağmen bu konuda iyileşme meydana gelmiyorsa demek ki yasa ve cezalar kadar hatta onlardan da önemli olan yasayı uygulayıcılar olmalı.

En kutsallarımız arasında bulunan ana ve avrada küfür ediliyorsa bir toplumda ahlaktan ve medeniyetten bahsedilebilir mi?

NELER YAPMALI

En başta eğitimden başlanmalı, eğitimin en temeli okul önce eğitiminden başlanmalı. Çocuklar davranışı o yaşlar da oralarda net bir şekilde öğrenmeli. Bütün yasalar kurallar net olmalı öznel olamamalı ve uygulayıcılarda aynı netlikte olmalı .uygulamayanlara da gerekli yaptırımlar uygulanmalı. eğitimin tüm kademelerinde bütün bunlar derslerden daha önemli olmalı.

Övünmek yerine aynaya bakmalı yeni bir medeniyet inşası için


18 May 10:22

Misafir

Yazdıklarınıza katılıyorum. İnsanlarımız bulunduğu kötü hâlini kabul etmiyor, kendini hatasız görüyor. Bu yüzden nefsinin kusurlarını düzeltmek için çaba sarfetmiyor. Bir başka sebep de ailelerin dini eğitimi boşvermesidir. İş ailede bitiyor ama....

Afşar Kaplan yazdı, 63 kez açıldı , 5 misafir beğendi , henüz yorum yapılmadı.
26 Nis 17 17:00
Ütopya

Doğaya dünüşün tekrar yaşandığı bir zaman, insan ve doğa iç içe birinin ötekine zarar vermediği, her canlının yaşam alanını sonuna kadar doldurduğu bir dünya.

Tüm suların akıp yatağını bulduğu diğer canlıların bundan hakkınca içtiği, hiç bir yere hes lerin yapılmadığı, suların önüne barajların kurulmadığı, tertemiz doğduğu gibi yol aldığı bir dünya.

Dağların tüm heybetiyle göğe yaklaştığı, onun hiç bir kayasının kırılmadığı, gövdesini yaralayan taş ve maden Ocak'ların yapılmadığı,tüm canlıları bağrına bastığı bir dünya.

Ağaçların kesilmediği, ormanların hergeçen gün arttığı, yeşilin tüm tonlarını çocuklara öğrettiği , kuşların cıvıltılarının tüm ormanı kapladığı, sincapların ağaçtan ağaca gezdiği,ağaçkakan delikleriyle dolu ,oksijen pompalayan ormanların olduğu bir dünya.

İnsanların kardeşçe yaşadığı, savaşların olmadığı, renklerin, coğrafyaların, sınıfların önemsiz olduğu bir dünya. paylaşmanın , yardımlaşmanın, merhametin, iyiliğin ve ahlakın en birinci marifet ve meziyet sayıldığı bir dünya. Çocukların çocuk kaldığı , büyüklerin büyük olduğu ,herkesin bilim ve ahlakda övündüğü , en büyük silahın güzel söz olduğu en büyük dünyalığın gönül tokluğunun olsuğu bir dünya.

Tüm insanların adının insan olduğu ve insanca yaşadağı eşit bir dünya

Afşar Kaplan yazdı, 102 kez açıldı , 6 misafir beğendi , 5 yorum yapıldı.
23 Nis 17 01:00
Evet /hayır

TRT de bir yarışma proğramıydı doksanlı yıllarda evet-hayır. Yarışmacıların söylememesi gereken iki sözcüktü evet-hayır . İki sözcükten herhangi birini söyleyen yarışmacı elenir sunucu zıplayarak yarışmacıya evet yada hayır dedirtdiniz için sevinirdi.

Ama bu yarışma geçmişte kaldı 16 nisanda ki evet hayır ise kimilerine göre hayat memat meselesi oldu. Halkın büyük bir çoğunluğu ait olduğu bloğa göre evet yada hayır dedi. siyasiler ise değişikliği oylanacak 18 maddeden başka herşeyi konuştular belki de bu yüzdendir halkın çoğunun maddeleri bilmeden oy kullanmaları.Evet savunucuları maddeleri savunmaktan başka herşeyi savundu, ab ülkelerinin bir çoğuyla gerginlikler oluştu bakanlar ısrarla istenmedikleri halde bu ülkelerde toplantı yapmak istediler .Bu bakanlar ülkemizde toplantı yada miting yaptımı bilmiyorum o ülkelerle yaşanan gerginlik bilinçlimi çıkarıldı herhalde düşünen insanlar cevabını biliyordur. Hayırcılar ne mi yaptı aslında hayır savunucuları da pek birşey yapmış sayılmazlar sadece evetcilerin karşısında olmakla yetindiler yetirince hazırlanılmamış bir propağanda dilimi geçirdiler atılan küçük yemlere takıldılar devamlı savunmada kaldılar. Öylesi bu oy oranları nasılmış çıktı evetci oylar gerginlikten bloklaştı dini bir vazife gibi aktarıldı milliyetçiliğin gereği olarak lanse edildi ve MHP ile BBP genel başkanları na külliyede ne denildiyse onlarda devşirildi ama tabanlarına ne hikmettir ki bu anlatılamadı tabanın büyük bir çoğunluğu ise bir bildikleri vardır geleneğinden geldikleri için koşulsuz birşekilde evet dediler.

Hayırcılar neden hayır dedi;bir kısmı parti bağından dolayı bir kısmı evet cephesinden nefret ettikleri için geriye kalan çoğunluk ise demokratik kaygılarından dolayı yani değişikliği oylanan 18 maddeyi okuyarak ve anlayarak otladı.Eğer bu maddelerin değişikliğini CHP savunsaydı taplo tam tersi çıkardı. Bu 18 madde ye evet yada hayır oyunu okuyup anlayarak verenler aslında toplam seçmenin üçte biri oranında dur ancak.

Evet savunucuları ne dedi hayırcılar pkk ile gerçek ile AB ile aynı safralar dedi sandıktan evet çıktı şimdi bu söylemlerin muhattabı hayırcılarla evetcilere nasıl eşit davranacak başkan...!eşit davranacak diyelim nasıl olurda suç örgütleriyle beraber hareket edenlerle devletin yanında yer alanlar eşit olur burada bir paradoks var yada çelişki yokmu yok sa oy uğruna altılıyormuyuz yok canım olurum öyle şey bu bir Hilal'le hac ın mücadelesi değilmi,Hilal islamı temsil etmiyormu?islamda aldatmak olurmu? Bunlar evet bloğu nun en yumuşak propağandaları daha sertlerimi evet vermenin farz olduğu hayırlıların vebalde olduğu hain olduğu vs vs

Hayırcılarmı ne yaptı onlar öyle olmadıklarını savunmakta kaldılar sadece.

Sahi demokrasi ve başkanlık sistemi nerden çıktı Batı'dan değilmi batı neresi Fransa, Almanya,Hollanda hani karşıydınız batı modellerine hani biz medeniyetimizi inşa edecektik hani 80 milyon bir di hani biz islamı en iyi yaşayan ülkeydik.

İslam nezaket zerafet ahlak dini değilmiydi bu kabalık bu ahlaksızlık bu yobazlık, aldatma nerden çıktı yoksa Türk modeli islam mı bu.

Bir filozof un dediği gibi "insan alışkanlıklarının çocuğudur".bizim alışkanlıklarımız mı yoksa tüm bunlar?

Padişahım çık yaşa.

26 Nis 14:15

Yazı ile alakalı analizim: vefkalade berbat azizim....

23 Nis 11:43

Bu benim analizim azizim