Türkiye Aktivitesi
68 ziyaret
1 online
Sadettin Macit
Hiç bir yere gitmiyoruz!

Türkiye Puanı

202 puan Mavi Kalem

Derecesi

52 [Toplam 1606 kişi]

Türkiye
Tümü(1)
Sadettin Macit yazdı, 59 misafir olmak üzere 61 kişi beğendi, 5 yorum yapıldı.
3 Eyl 18 17:00
Azınlığın Çoğunluğa Tahakkümü! Barlar ve Yükselen Müzik Sesi

Tophane semtinin artık bir çok yeni sorunu var; son 10-15 yıldır sistematik bir şekilde açılan Sanat Galerileri ve Cafe’lerin semtimizi mutasyona uğratmasından tutunda, Camilerin hemen yanı başına açılan içkili mekanlara, mahalle aralarında mantar gibi biten apart otellerden, sabahlara kadar devam eden yüksek seviyeli müzik sesine kadar artık bir çok yeni sorunumuz var...

Bu sıraladığımız sorunların Hepsi ayrı bir sorun ancak “sorumluların sorumsuzlukları” tüm bu sorunlarında “fevkinde” olan bir sorun! Bu sorunu daha sonra konuşmak üzere şimdilik bir kenara bırakıyoruz.

Şimdi, Yukarıda saymış olduğumuz sorunlardan; “Eğlence mekanlarından çıkan Yüksek seviyeli müzik problemine” değinelim.

Tophane halkı Uzun yıllardır, Beyoğlun'da bulunan bazı eğlence! Mekanlarından gelen yüksek seviyeli müzik sesi ile taciz ediliyoruz.

Evet, yanlış okumadınız resmen “Taciz” ediliyoruz... Taciz kelimesi canını sıkma, rahatsızlık vermek anlamına geliyor. Yıllardır bu mekanların mahalleliye vermiş olduğu rahatsızlık / Taciz artarak devam etmekte!

Bu mekan sahipleri gelen müşterilerini eğlendirebilmek için sabahlara kadar müzik seviyesini açabildikleri kadar açıyorlar. Açtıkları yüksek sesin taciz ettiği mahallelerde bir hasta, yaşlı veya çocuğun uyuyamaması veyahut bu sesten ciddi anlamda rahatsız olanların şikayetinin hiç bir değeri yok...

Peki bu süreç nasıl başladı?

Fransız Sokağı bir milattır...

2004 yılında bizzat İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Kadir Toptaş tarafından restore edilip açılan bu sokak, Açıldığı günden beri yüksek seviyeli müzik sesi ile özellikle Çukurcuma bölgesinde oturan mahalleliyi ilk başta bezdirmiş daha sonra bir çok ailenin taşınmalarına sebebiyet vermiştir.

2007 yılında ismi “Cezayir Sokağı” olarak değiştirilen Fransız Sokağında restoranlar, barlar, cafeler, sanat atölyeleri ve sergi salonları bulunmakta.

Fransız sokağı içerisindeki barların ve Cafe’lerin vermiş olduğu rahatsızlık (yüksek seviyeli müzik sesi, sabahlara kadar atılan kahkahalar, bağırışmalar v.s) mahalleli tarafından yüzlerce kez şikayet edildi ama hiç bir netice alınamadı.

Fransız sokağı’nın modası bitince (yada misyonu tamamlanınca) son 5- 6 yıldır istiklal caddesinden taksime kadar uzanan Beyoğlu sokaklarında bulunan yüksek binaların teras katlarında Cafe açmak moda oldu.

Bu cafeler ilk açıldıklarında etrafa rahatsızlık vermediler, daha sonra haftanın bazı günleri gece 12’ye kadar Yüksek seviyeli müzik sesini duymaya başladık. Yetkililere bu rahatsızlığımızı ilettiğimizde bize: “ Gece 12’ye kadar izinleri var” dediler. Yani anlayacağınız bu cafeler, yetkililerden gece saat 12’ye kadar mahalleliye eziyet etme izni ve hakkı’nı almışlardı!

Son zamanlarda ise gece saat 4’de kadar yüksek seviyeli müzik sesi ile yaşamak zorunda bırakıldık...

Tophane halkı olarak, gece saat 4’de kadar evlerimizin içerisine giren ve halkı ciddi anlamda rahatsız eden bu müziği dinlemek zorunda mıyız!?

Teraslarda cafe açan bu makanlara neden ses geçirmez cam takmayı zorunlu kılmıyorsunuz?

Bugüne kadar yaptığımız bunca şikayet, Belediye tarafından bir Cafe veya Bar’a verilen ruhsat kadar kıymetli olmadı bugüne kadar!? Neden!?

Kulaklarımızı tırmalayan, yaz aylarında bize pencere açtırmayan bu sesi hiç bir saatte duymak istemiyoruz!

Yaşadığımız bu sorunu şikayet etmediğimiz kimse kalmadı neredeyse.

14 yıldır aralıksız bir şekilde Beyoğlunu yöneten Beyoğlu Belediye Başkanı ahmet misbah demircan’a yaşanan bu sorunu birebir ve yüzyüze defalarca anlattık. Yüzümüze gülüp sırtımızı sıvazlayıp tatlı sözlerle mahalleliyi yolcu etti. Mahallelinin sırtını sıvazladıkça müzik sesi dahada artmaya devam etti.

Beyoğlu belediye başkan yardımcılarından Erol Ökten Bey’e de birebir anlatıldı yaşadığımız bu iğreti durum. Erol Ökten bey yaşanan bu sorunu birebir kültür ve turzim bakanlığı ile görüştüğünü bazı madde veya tüzüklerde değişiklik yapıldığını ve problemi giderecekleri ile alakalı söz verdiysede değişen hiç birşey olmadı.

Beyoğlu ilçe başkanı Harun Muş'a da bire bir ilettik bu problemi. Bize “hele 24 Haziran seçimleri bi geçsin bu problemi çözeceğiz” diye söz verdi. Seçimler bitti Erdoğan ve Ak Parti kazandı, aradan aylar geçmesine rağmen müzik sesi hiç kesilmedi! Verilen bu söz’de diğer sözler gibi hiç oldu.

Cimer’e şikayet ettik olmadı. Bimer’e şikayet ettik olmadı. Twitter’dan sesimizi duyurmaya çalıştık olmadı.

Bu kokuşmuşluğu ve vurdum duymazlığı nasıl gidereceğiz?

Soruyoruz: Yapılan onca şikayetten netice alamayan mahalleli, netice almak için, ses çıkartan bu Cafe ve Barları basıp olay mı çıkartmalı? Bu mu isteniyor?

Kendi göbek bağımızı kendimiz mi keselim?

Bunca şikayetin sümen altı edilmesini nasıl anlamalıyız?

Son olarak:

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğanın bu konu hakkında ne kadar malumatı var bilemiyorum, ancak bu meselenin kendi belediyesine ciddi bir şekilde zarar verdiğini çok iyi görüyorum!

Görünen o ki; belediyecilik ile iktidara gelen bir parti, yine belediyecilik ile iktidara veda edecek!

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.