Türkiye Aktivitesi
307 ziyaret
1 online
Ulusal İnisiyatif Hareketi
Hakkında henüz bir şey yazmadı.

Türkiye Puanı

1098 puan Yeşil Kalem

Derecesi

18 [Toplam 1633 kişi]

Türkiye
Tümü(4)
Pinledikleri(0)
Ulusal İnisiyatif Hareketi yazdı, 12 misafir beğendi, henüz yorum yapılmadı.
25 Kas 19 13:00
Muhafazakâr Müslümanlarda Madde Bağımlılığı 
9979eca06e86f876ec11d58e148a96261574683082

9979eca06e86f876ec11d58e148a96261574683082

Esrar, eroin, alkol ve madde bağımlısı Müslümanları AMATEM’e götürüp tedavi ettirdik diyelim peki ya bizim mala, makama, mevkiye, koltuğa, lüks ve gösterişe, dünyaya yani maddenin bizzat kendisine bağlanmış Müslümanları kim tedavi edecek?

Köşklerde “Baby Shower” mevlitlere oluk oluk para akıtan, düğün sonrası “After Party’leri” ihmal etmeyen, ezanla karışık müzikler çalarken gelinle damadın muhakkak bir merdivenden aşağı indiği, İngiliz kraliyet balosunu bile geride bırakan düğünlere özenen, lüks yatlarda beyaz elbiseleriyle doğum günü partisi kutlamaya alışan, gösteriş düşkünü, dünya ve madde bağımlısı Müslümanları kim tedavi edecek?

6da07c2b50233b74625753f38ad8cf951574683109

Marka başörtüleri, siyah gözlükleri, yüksek topukları ve lüks jipleriyle gecelere akan, bir konser biletine milyarlar saçan, hiçbir tesettür defilesini kaçırmayan, pahalı telefonlarıyla tik tok videosu çeken, tüm özel hayatlarını Instagram’a açan, kınadığımız ne varsa başına İslami ibaresini koyarak yapan, kadının kocasına bir dilim kek, bir bardak çay vermesine bile itiraz ederek feminizmin kurucularını bile hayretler içerisinde bırakan, marka ve lüks bağımlısı tesettürlü Müslüman kızlarımızı kim tedavi edecek?

VİP umreden aşağı kabul etmeyen, Zemzem Towers’dan aşağı konaklamayan, rezidansların ve özel güvenlikli sitelerin dışında yaşayamayan, yurtdışı tatillerini ihmal etmeyen, sadece zenginlerle oturup kalkan ve bu dünyayı küçük bir cennete çevirmeye çalışan konfor ve madde bağımlısı Müslümanları kim tedavi edecek?

Efendimizin (s.a.s.), “Bir sürüye salınan iki aç kurdun sürüye verdiği zarar, kişinin mal ve şeref (makam, mevki, itibar) hırsıyla dine verdiği zarardan daha fazla değildir” (Tirmizi) hadisinde uyardığı gibi oturduğu makamı korumak veya daha üst bir makama gelebilmek için sürüye dalan bir kurt gibi etrafında kim varsa boğup parçalayıp bir kenara atan, dişinin geçmediği hiçbir makam, dilinin değmediği hiçbir dünyalık bırakmak istemeyen koltuk bağımlısı Müslümanları kim tedavi edecek?

Makam arabasız, sekretersiz, özel kalemsiz, korumasız yaşayamayan, koltuğu elinden alınınca kriz üstüne kriz geçiren, küçük bir müdürlük için bile aşındırmadık kapı bırakmayan, şeref ve itibarı malda, makamda ve parada gören, bunları kaybedince de itibarını kaybettiğini zanneden, yeniden bir makama gelebilmek için gerekirse ahlakını, adaletini, merhametini ve değerlerini bile gözden çıkarabilen makam bağımlısı Müslümanları kim tedavi edecek?

Asıl işi bu sorunlara çare üretmek olması gerekirken devlet destekli projeleri kovalamaktan, protokol fotolarına girmek için çırpınmaktan, vekillerle, bürokratlarla yapılan üst düzey ve çok önemli toplantılardan vakit bulamayan, İslami çalışmaların sadece para ve güçle yapılabileceğine iman etmiş, adı sivil kendi resmi bir kısım STK’larımızı kim tedavi edecek?

Peygamberimizin (s.a.s.) açlıktan karnına taş bağladığını anlatırken bile para kazanabilen, İslam’ın ana prensiplerini ve hatta kaderi bile inkâr edebilecek cesarette olmasına rağmen haramlarla, faizle, haksızlıklarla, adaletsizliklerle ilgili gıkını bile çıkaramayan, statükoyu devam ettirmek ve kazanımlarını kaybetmemek adına kendini bile kaybeden bir kısım hocalarımızı kim tedavi edecek?

Ve en kötüsü de bir asgari ücretle on nüfus geçindirmeye çalışan, çocuğunun okul masraflarını bile karşılayamayan, parasızlıktan evlenemeyen, borç batağında inim inim inleyen garip Müslümanların, tüm bu olup bitene, lükse, israfa, gösterişe, umarsızlığa, pervasızlığa bakarak din ve dindarlıkla ilgili yaptıkları sorgulamalarına kim cevap verecek?

Hiç kimse kusura bakmasın! Bu gidişatımız gidişat değil. Bu dünya sevgisi, bu madde bağımlılığı, bu vehn krizleri hepimizi mahvetti.

Efendimizin (s.a.s.), “Sizden öncekileri mal sevgisi helak etti. Bu sevgi onlara akrabalarıyla ve dostlarıyla ilişkiyi kesmeyi emretti. Kestiler. Cimriliği emretti. Cimrileştiler. Günahı emretti. Girdiler. Zulmü emretti. Yaptılar. En sonunda da helak oldular” (Camiu’s-sağir) uyarısına muhatap olmadan derlenip toparlanalım. (Alıntı)

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ulusal İnisiyatif Hareketi yazdı, 22 misafir olmak üzere 23 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
11 Kas 19 17:00
Son Çağrı!
b5314ffb72c7e417e992c19ea16e57d51573475807

b5314ffb72c7e417e992c19ea16e57d51573475807

Tophane semti son 10 yıldır iyice huzursuz bir yer oldu. Bir dönem sanat galerileri meşgul / işgal etmişti tophane mahallelerini, şimdi ise cami etrafında mantar gibi biten içkili, içkisiz cafe ve barlar, geceleri sabahlara kadar çalan yüksek müzik sesleri...

Tophane semt sakinleri kimin kapısını aşındırmadı ki? 15 yıl boyunca Beyoğlu Belediyesini yöneten Ahmed Misbah Demircan’a, onun yardımcılarına, Ak Parti İlçe Teşkilatı Başkanlarına, Ak Parti İlçe Meclis üyelerine, Millet vekilleri, Bakanlar vs. Yukarıdan aşağı doğru ne kadar makam varsa kapıları aşındırıldı ve kronikleşen sorunlar defalarca anlatıldı...

Bir çok yetkili hallederiz dedi. Hiç cami yakınında içkili bir mekan olur mu diyerek semt sakinleri teskin edildi.

0bb87c3f9a4839989a508807a432e1771573476176

Ruhsatlı veya ruhsatsız açılan apart otellerin mahalleye yaydıkları huzursuzluk ise apayrı bir konu. Her hangi bir kimlik kaydı yapmaya gerek duymadan günlük kiralanan Bu apartlarda defalarca cinayet işlendi. Fuhuş partileri yapıldı, uyuşturucu kullanımında turistler öldü! Kaçak apart oteller yüzlerce kez şikayet edildi. Bırakın kapatılmasını, mühürlü apartlar bile açıldı.

Yeni Zelanda da iki camiyi silahla basan terörist Brenton Tarrant, istanbulda bir apart otelde ikamet etmiş ve arkasında hiç iz bırakmamıştı! Terör, fuhuş ve uyuşturucu ticareti için müthiş bir paravan görevi görüyor apart oteller.

a7e357a809e7213dd985dd2ca80cccbe1573477435

Beyoğlu'nun teras cafelerinden yükselen müzik sesleri Tophane semtinin üstünü kaplarken yine birçok yetkili bu kadar rezalet olamaz diye sözlü destek vermişlerdi...

Ancak 10 yıldır bir arpa boyu mesafe alamadı Tophane semt sakinleri. Yapılan onca şikayet sanki yapılmamış gibi!

d845a7b9698b072e7e3ceffea2e36f411573476199

Tophane halkı ne yapmalıydı? 10 yıllık bu çileden nasıl kurtulmalıydı? Semti ve mahalleyi bezdiren mekanların kapılarına dayanarak olay mı çıkart malıydılar? Yoksa 10 yıldır bu sıkıntıların giderilmesi için bir şey yapmayan yetkililerin acizliğini, iki yüzlülüğünü suratlarına mı vurmak lazımdı ?

Daha 6 ay önce mahalle mahalle, sokak sokak tüm Beyoğlu'nu arşınlayan siyasiler, gülücük dağıtan adaylar, başkanlar, başkan yardımcıları neredeler?

“Hele şu seçimi bir kazanalım bu müşkülü ve sorunları halledeceğiz” sözünü veren yetkililer, seçildikleri koltuğun değilde, başka koltuklarda mı oturuyorlar?

Yoksa Kazanırken mi kaybettiler?

10 yıldır bağırmaktan artık sesimiz kısıldı. Şu anda yaşadığımız sorunları seslendirmiyor olmamız sorunların çözüldüğünden değil, mecalimizin tükenmesin dendir...

Bir kez daha kardeşçe ve dostça sesleniyoruz ; Sizinle birlikte gelen bu problemlere bir çözüm bulmaya çalışın...

Sümen altı edilen her sorun daha da büyüyerek karşınıza çıkacak. Gönül Belediyeciliği sloganıyla kazandığınız belediyeyi gönüllerden çıkarak kaybetmeyin!

                                                                                                Ulusal İnisiyatif Hareketi

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ulusal İnisiyatif Hareketi yazdı, 10 misafir olmak üzere 11 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
31 Eki 19 09:00
Tarihi Tekke (Hacı Piri) Cami İbadete Açıldı
db7cbaa353a4cb8891db2d559a52ac041572504041

db7cbaa353a4cb8891db2d559a52ac041572504041

Uzun bir mücadelenin sonunda Tekke (Hacı Piri) Cami 2019 yılının ilk günlerinde ibadete açıldı... Mahalle sakinlerinin vermiş olduğu büyük çaba ve gayreti ise takdir etmek gerekiyor...

Mahalle sakinleri süreç içerisinde bir çok yetkilinin kapısını aşındırdı, binlerce imza toplayıp, kamuoyu oluşturdu ve Allahın izni ile muvaffak oldular...

Tekke müdavimlerinin ilk aylarda biraz rahatsız olduklarını ancak daha sonra Caminin açılması ve mahallelinin Cami ile buluşmasından memnun oldukları ve güzel bir kaynaşmanın yaşandığı haberlerini aldık...

Bu vesile ile Tekke müdavimlerine de teşekkür ediyor ve her daim İsmaili Rumi Hazretlerinin izinden gitmelerini temenni ediyoruz...

Artık büyük badire atlatıldı ve Tekke Cami ibadete açılmış oldu. Bundan sonra Caminin boş bırakılmaması, 400 yıllık o muhteşem yapının maneviyatından istifade edilmesi gerekmektedir. Yoksa sadece Caminin açılması ile mahalleli misyonunu tamamlamış olmuyor...

Bu güzide Camimizin ibadete açılması noktasında çaba sarf eden, ter döken, gayret eden herkesten Allah razı olsun...

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ulusal İnisiyatif Hareketi yazdı, 227 misafir olmak üzere 229 kişi beğendi, 38 yorum yapıldı.
7 Ara 18 17:00
Unutturulmak İstenen Tarihi Hacı Piri (Tekke) Cami!

Tophane’nin Kâdiriler yokuşunda bulunan ve 2 Nisan 1997 yılında “muamma” bir şekilde yanan Hacı Piri (Tekke) Cami, aradan geçen 22 yıla rağmen hala ibadete açılmış değil...

Yandıktan sonra Neredeyse 15 yıl hiç kimse (ne devlet nede tekke müdavimleri) bu camiyi ayağa kaldırmak için bir müdahalede bulun(a)madı...

15 yıl boyunca tamamen çürümeye ve yıkılmaya bırakılan Camiye il özel idaresi el atıyor ve 5 yıl içerisinde Hacı Piri Cami'ni Restore ediyor...

2017 yılında Tekke Cami, Tekke’nin müdavimleri tarafından haftanın 1 günü sadece zikir için açılmaya başlanıyor. Haftanın 1 günü akşam 19:00 ile 24:00 arasında zikir için Cami’nin kapısı aralanıyor...

Haftanın sadece bir günü açık olan Hacı piri Cami, Müminleri günde 5 kez Namaza davet eden Ezan’dan mahrum. Dinin direği olan Namaz ibadeti için ise faaliyet göstermiyor. Başta CİMER ve Diyanet olmak üzere bir çok kuruma restorasyonu biten bu Cami’nin neden ibadete açılmadığı soruluyor?

Bir netice alamayan mahalleli bu sefer Beyoğlu Müftüsü sayın Aydın Yığman Bey’i devreye sokuyor. Beyoğlu Müftüsü ve beraberinde bulunan mahalleliler Tekke Cami'ni ziyaret ediyorlar...

Beyoğlu Müftüsü Aydın Bey, Tekke’nin Şeyhi olan Eren Erkmenkul Bey’e “Bu Cami’de neden Ezan okunmadığı, restorasyonu bittiği halde hâlâ neden beş vakit namaz kılınmadığı ile ilgili sorular soruyor”... Tekke Şeyhi Eren bey, “Caminin henüz bakım çalışmalarının bitmediğini söylüyor.” Namaz ibadeti için her hangi bir engel olmamasına rağmen, Tekke Şeyhi’nin bahsettiği “bitmek bilmeyen Cami Restorasyonunu” ne Müftü Bey nede mahalleli tam olarak anlayamıyor.

Müftü Bey, Cami minaresine merkezi ezan sistemini yollayacağını ve ezan okunması gerektiğini tekke şeyhine iletti. Tekke şeyhi de buna itirazda bulunmadı.

Aradan geçen 6 aya rağmen hâlâ Ezan okunmuyor!

Garip ama koskoca Beyoğlu Müftüsü kendi uhdesinde olan bir camide 6 aydır ezan okutamıyor!

Beyoğlu Müftülüğünü hatta diyaneti bile aşan bir durumla mı karşı karşıyayız!?

Son olarak Müftü bey Şeyh efendiye; “Millet bu Caminin açılmasını istiyor ve bir çok şikayetler alıyorum” sözüne karşılık Şeyh Efendi; “Millet ilk başta Ekmekçibaşı Camini bir doldursun, tüm camilerimiz boş” yanıtını veriyor! Müftü ve mahalleli Şeyh Efendinin bu patavatsız yorumu ve azarını işitip camiden ayrılıyorlar...

Tüm bu yaşananlardan sonra zihnimize üşüşen bazı soruları soralım:

1) Tekke Cami gerçekten elektrik kontağı yüzünden çıkan bir yangın ile mi yandı yoksa bir sabotaj mı yapıldı?

2) 15 yıl boyunca neden Tekke Cami’ne müdahale edilmedi? Eğer “Devlet bu iş ile ilgilenmedi” denilirse peki nasıl oluyor da Tekke’nin müdavimlerinin oturduğu 20 odalı devasa ev restore edildi?

3) Bu tarihi yapı nasıl oldu da Vakıflar Genel Müdürlüğünden alınıp İl Özel İdaresine verildi?

4) Cami’nin arka duvarını yüksek bir şekilde örüp, Cami havasından uzaklaştırıp, ön girişine de kilit vurarak özel bir mülk havası verilmek isteniyor, neden?

5) “Zaten burası Cami değildi, Cumhuriyetin Baskı ve zorlaması ile Camiye çevrildi, aslında burası Tekkedir” diyen şeyh Efendi dilinin altındaki baklayı ne zaman çıkaracak?

6) Diyaneti ve Vakıflar Genel Müdürlüğünü aşan bir durumla mı karşı karşıyayız?

7) Yaşanan bu büyük sorunun ortadan kalkması için illa Sayın Erdoğan’ın devreye girmesi mi lazım?

Son olarak:

Tophane’de Tarihi eskilere dayanan Tekke Cami diye bir Cami vardı! Unutmayın ve unutturmayın!

(Beyoğlu İnisiyatif Hareketi)

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.