Türkiye Aktivitesi
1038 ziyaret
1 online
Ahmet İnal
Hakkında henüz bir şey yazmadı.

Türkiye Puanı

79 puan Koyu Mavi Kalem

Derecesi

102 [Toplam 1626 kişi]

Türkiye
Tümü(4)
Pinledikleri(0)
Ahmet İnal yazdı, 1 misafir olmak üzere 4 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
22 Mar 15 09:00

Ahmet İnal

Puan: 79

Erkeklerle Tokalaşmayan Kadın

Ben geçen yıl hazırlık okurken bir hocam vardı. Hiçbir şekilde altın ve pırlanta takı takmadığını söylemişti bana. Nedenini sorduğumda, "Çünkü nasıl üretildiğini biliyorum." dedi cevaben. (Konu ile alakasız ama isteyenler için okumalık bir şeyler burada:

link)

Ona göre altın ve pırlanta kullanmak, o madenlerde çalışan, çalışırken zehirlenen, ölen insanlara ihanetti. O, bu inancı taşıyor ve buna göre hareket ediyordu. Hangimiz böyle bir düşünceye ve onun sonucunda ortaya çıkan eyleme itiraz eder/edebilir? Birisi, kendisinin mücevher kullanmamasının o insanlara hiçbir faydasının olmayacağını düşünse dahi, böyle bir harekete saygı duyacaktır.

Şimdi, Müslüman bir kadın da bir inanca sahip, tıpkı benim hazırlıktaki hocam gibi. Onun inancına göre, bizlerin yaşamında, bizlerin iyiliği için bir kurallar bütünü mevcut. Kişi eğer bunlara uymazsa, öldükten sonraki hayatında ceza göreceğine inanıyor. Ona göre, ölüm ne bir kurtuluş olabilir, ne de bir son. Tüm bu sebeplerden ötürü, namahrem bir erkek kendisine tokalaşmak üzere elini uzattığında geri çekiyor.

Bunu okuyan kişi, nasıl ilk örnekteki insanın inancını ve o inancın sonucu sorgulamaya hakkın yoksa, ikinci örnekteki insan için de aynısı geçerlidir.

Dipnot: Yazı kadın cihetiyle yazıldı ama erkek tarafından zerrece değişen bir şey yok. Zaten kadınların bir nebze şanslı olduğunu söyleyebiliriz; zira modern görgü kıstaslarına göre kadın tokalaşmak üzere elini uzatmadan erkek bir girişimde bulunmamalıdır. (Her ne kadar buralarda bundn bihaber yaşasa da insanlar.)

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ahmet İnal yazdı, 2 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
10 Mar 15 09:00

Ahmet İnal

Puan: 79

Baklava

Herkesçe malum olan, fiyatı -kalitelisi yendiği takdirde- aşırı pahalı olan tatlımızdır baklava. Baklavanın memleketi Gaziantepli bir vatandaş olarak az bilinenleri aktarmaya çalışayım. İnşallah bir hata yapmış olmam.

Başta yazdığım gibi, ucuz bir tatlı değil baklava, özellikle giderek pahalanan hammaddesi Antepfıstığı nedeniyle (Bu)Bu arada, Gaziantep'te özel sipariş olmadığı sürece cevizli baklavayı bulmak pek mümkün değildir. İstanbul'da baklavanın orijinali cevizliymişçesine bir algıya rastladığımdan yazmak istedim.) Maliyeti bu kadar yüksek olunca insanlar daha çok satılsın diye maliyeti düşürme yolları aramaya başladılar. Tabiidir ki, bu da hileye başvurmak olarak ortaya çıktı. Şöyle ki, toz fıstığın içine toz halinde bezelye vb. karıştırmaya başladılar. Bu sayede ciddi bir fiyat indirimi oldu haliyle ama Antep insanı ağzının tadını bildiğinden, kalitedeki bozulmayı fark etmişti ve bundan gayet rahatsız olmuştu tabii ki. Sonunda bu mesleğin duayenlerinden İmam Çağdaş yeni bir gelenek başlattı: bundan sonra fıstık toz olarak değil, iri iri kırılarak baklavaya konacak, bu sayede hileli baklava belli olacaktı.

Malına güvenen baklava esnafının büyük çoğunluğu bu uygulamaya geçti artık. İnsanlar baklavada yedikleri şeyin fıstık olduğundan emin olabiliyorlar bu sayede.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
10 Mar 10:31

Ömer Poyraz

Puan: 6809

Antepliler her halukârda anlıyor, galiba bu işten. Ama bir ara yer fıstığını boyadıklarını duymuştum. Çinliler devreye girmez inşaallah.Sahte yumurtayı duymuştum, geçen seyrettim adamlar sahte göbek salata ürettiler. Tadını bilmem lakin görüntü tam.

Ahmet İnal yazdı, 1 misafir olmak üzere 2 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
28 Şub 15 21:00

Ahmet İnal

Puan: 79

All The Things She Said

t.A.T.u isimli gruba ait, 2002 yılında çıkmış ve ortalığı kasıp kavurmuş şarkı. Şimdi duyduğumda direkt olarak hatırladım ama o zamanlar ilkokul bebesi olduğum için sadece şarkının melodisini hatırlıyordum. Şimdi şarkıyı kurcaladım da, şarkının sözleri ve klibi direkt olarak lezbiyen olan iki genç kızın aldıkları kötü tepkiye karşı isyanlarını anlatıyor. Klipte öpüşüyorlar, tel örgülerin arkasına hapsedilmişler, fakat sonunda hapsedildikleri duvarın arkasına geçiyorlar, meğerse hapiste olanlar kızlar değil de, onlara kötüleyen bakışlar atan dar görüşlü çoğunlukmuş bla bla bla...

Benim için değeri, ağır nostaljik öge içermesidir, eyyorlamam bu kadar.

Not: Grubun üyesi bu iki kız, lezbiyen değil biseksüel olduklarını açıklamışlar sonraları.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ahmet İnal yazdı, 1 misafir olmak üzere 3 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
8 Şub 15 03:00

Ahmet İnal

Puan: 79

İş Bilirlik

Bugün şunu fark ettim ki, nerede ne yapacağını "fazla" bilen insanlardan hazzetmiyorum. Bunu açayım. Kastettiğim insanlar, efendi olan, oturmasını kalkmasını, konuşmaması gereken yerde haddini aşmamayı, bir şey söylenmesi gereken yerde de adabınca söyleyen, yani iyi terbiye almış efendi insanlar değil. Belli bir noktada, doğru konum alarak, çıkar (bu maddi bir gelir de olabilir, insanların gözüne girmek gibi manevi bir kazanım da) elde edebilen, bu sayede bir anda diğerlerinin arasından şıp diye sıyrılabilen, iş bilir insanlar. Kısaca "diplomatik" kişiler diyebiliriz.

Hazzetmeme sebeplerimden birisi, diplomatik kişilerin bu kazanımları elde ederken diğer insanların önüne haksız olarak geçmesi. Bu tip durumlarda üst konumda olan insanlar, gerçekten taltif edilmesi gereken insanlardansa, anlık bir yakalayışla, doğru noktada güzel bir fiilde bulunan kişiye (yerine oturan bir söz, çok iyi denk gelmiş bir hareket olabilir bu fiiller) daha çok teveccüh gösterirler. Sanıyorum insanın doğasından gelen bir durum bu. Sonuç olarak, hak eden ama doğru zamanda doğru şeyi yapamamış insan, geride kalır. Aynı durum, ilk izlenim meselesinde de kendisini gösteriyor ama, o başka bir yazının konusu.

Bir diğer sebep de, insanların bu tip nokta atışlarını dürüstlükten ödün vererek yapabiliyor olmaları. Kesinlikle "Herkes öyle yapıyor." gibisinden bir iddianın sahibi değilim, ama bahsettiğim kesim de azımsanamaz. Önceki paragrafta belirttiğim gibi, bu fiiller doğru şekilde yapılsa bile hakkaniyete zarar verirken (bana göre), böylesi girişimlerin verdiği tiksinme hissini yazmaya gerek yok sanıyorum. Ama bunların sebeplerin hepsine, benim şahsımda bu özelliği barındırmıyor olmamı eklemezsem eksik kalır; çünkü insanoğlu kendisinde olmayana imrenir/olmayanı kıskanır, kendisinde de olsun ister hep. Bu hiç değişmez sanıyorum.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
09 Şub 15:28

Ömer Poyraz

Puan: 6809

Dürüstlük ve doğruluktan taviz vermemekle Müslüman uyanık olur aldanmaz! Haksızlık düşüncesi de kişiye göre değişir. Sistem haksızlığa müsaade ediyorsa, kendi hakkını korumak adına yaptığıyla, başkasını aldatarak onun hakkını gasp etmek farklı mevzu

08 Şub 19:46

Uyanıklık iyidir ama uyanıklık yapayım derken karşıdaki insanları enayi yerine koymak ahlaksızlıktır.