Onur Gündüz

Edebiyat Puanı

Koyu Mavi Kalem

Derecesi

13 [Toplam 182 kişi]

Kalbim ıslah olmaz bir kuştur doktor, Tıkanır,ölür metropollerde...
Edebiyat
Tümü(2)
Pinledikleri(0)
Onur Gündüz yazdı, 28 kez açıldı, 2 kişi beğendi, 4 yorum yapıldı.
8 Kas '15 16:00

Onur Gündüz

İstanbul

Gözler Vardı ya Gözler Gözleri !!!

Gözler vardı ya,gözler, gözleri !!!

Baksındı sadece,gülsündü,konuşsundu,

Tek kelime dahi ses etmeden şiirler yazsındı,şarkılar söylesindi,

Kapatmasındı gözlerini,dünyamı karartmasındı,

Yaş dökmesin, alemi harap eylemesindi,

Alev olsundu,kor olsundu,yüreğimi yakan hâr olsundu,

Gözler vardı ya,gözler, gözleri !!!

Dağ olsundu, ova olsundu, deniz olsundu,

Gecenin hüznüne merhem,gönül pencereme güneş olsundu,

Kapatmasındı gözlerini,beni ağyar eylemesindi,

Gözlerine başka gözler değmesin, beni hoyrat eylemesindi,

Uzak olsundu,ulaşılmaz olsundu,yaşamaya sebep kavuşma ihtimalim olsundu,

Gözler vardı ya,gözler, gözleri !!!

Hayat olsundu,su olsundu,toprak olsundu,

Hüznüme ortak,yalnızlığıma yar olsundu.

Kapatmasındı gözlerini,ömrümü harap eylemesindi,

Haram sevdalara düşüp,beni perişan eylemesindi.

Hançer olsundu,ok olsundu,delip geçsindi ömrümü,

Ama,

Kapatmasındı gözlerini,dünyamı karartmasındı,

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

Onur Gündüz yazdı, 1 kişi sahiplendi, 551 kez açıldı, 2 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
8 Ağu '15 13:00

Meyzen Ruha

İstanbul

Onur Gündüz

İstanbul

Aşk Çocukça Sevmenin Adıdır

"Siz hiç aşık oldunuz mu?" diye bir soru vardır ya. Aslında onu "Siz hiç çocukça birini sevdiniz mi?" diye sormalı. Çocukça diyorum, masumca, saf bir sevgi ile karşılıksız.

Günümüz aşkları, sevdaları, hissiyattan uzak, adanmışlıktan uzak, batı dillerinde olmayan gönül kelimesinden uzak, bedenden ileriye geçemeyen bir olgu olmaya başladı sanki.Gayri meşru ilişkiler,birini sevdiğini söylerken aslında aynı şeyleri bir kaç kişiye daha utanmadan,çekinmeden gözlerinin içine bakarak cesurca söyleyebilme cesaretini gösterenler aşık statüsünde anılmaya başlandı.

Oysa ki kadim ve köklü medeniyetimizde, edebiyatımızda böyle miydi aşk mefhumu ? Aşk, aşığın, maşuğa kavuşma arzusu değil miydi ? Kavuşma arzusu diyorum.Çünkü aşık sevdiğine kavuşsa dahi kavuşma arzusunda olduğu kadar mutlu olabilir mi ? Aşığa çektiği çile değer katmıyorsa, maşuk neden aşığın en güzel cefası oluyor ?

Aslında günümüz evliliklerinin son bulma nedeni de burada ortaya çıkıyor. Çiftler,evlenene kadar senelerce birlikte olabiliyor da evlendikten sonra birbirlerine bir an dahi tahammül edemez hale geliyorlar.Neden? Çünkü insanı cezbeden arzudur.Ona ulaştıktan sonra, ulaşılan eski değerini yavaşça yitirmeye başlıyor.Zamanla da arada ne o eski günlerdeki aşk kalıyor nede sevda.

Araya bedenler girince ön plana saygıyı,hoşgörüyü koymak gerekiyor ki bedenler çiçek misali solunca saygı ve hoşgörü baki kalsın.

Yaşlar ilerledikçe, çocuklaşan bedenlerimizde de tekrar çocukça bir sevgi hasıl olsun.

Aşk aslında saf ve çocukça sevmenin adıdır,ne okunur ne yazılır,Üstad Abdürrahim Karakoç'un dediğin gibi;

"...

Yar deyince, kalem elden düşüyor

Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor

Lambada titreyen alev üşüyor

Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban

..."

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

19 Şub '16 03:22

Harika olmuş , tebrik ederim. Kaleminize sağlık...

CEVAPLA