Suleyman Samet Polat
Hakkında henüz bir şey yazmadı.

Türkiye Puanı

104 puan Mavi Kalem

Derecesi

95 [Toplam 1641 kişi]

Türkiye
Medya(1)
Pinledikleri(0)
Suleyman Samet Polat yazdı, 8 kez açıldı, 8 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
9 Eyl 15 10:00
Kaynayan Kazan Sosyal Medya

Âh sosyal medya âh oysa ne ümitlerle gelmiştim sana.

Facebook’u liseye başladığım yıl bir gazete köşesinden görmüştüm, ecnebilerin ilkokul arkadaşlarını bulduklarına dair bir haberdi. Heveslendim bende, internet kafeye gittiğimde ilk işim facebook hesabı açmak oldu. İngilizce olan site de zor da olsa bir hesap açmayı başarmıştım ancak ilkokul arkadaşlarımı bulmak için değil tabi ki, ecnebilerle iletişim kurmak için ve yabancı kültürleri merak etmemden dolayı.

Twitter’ı Facebook’u açtıktan bi kaç sene sonra gördüm. Spor haberlerinde Liverpool’da oynayan Ryan Babel’in maçtan sonra hakem aleyhinde olumsuz twitler attığı için para cezası aldığı gösteriliyordu. Velhasılıkelam ünlü isimlerle iletişime geçebilme ihtimali beni heyecanlandırmıştı twitter hesabı da açmıştım. Aslında kimseye bir şey yazacağımdan değil, zaten yazmadım da yönlendirmelerin etkisi işte.

Gelelim bugüne

Sosyal medyanın her ne kadar bazı faydaları olsa da ruha ve bedene zararlı olduğuna kanaat getirdim ve mümkün olduğunca kullanmamaya çalışıyorum ancak önemli hadiselerde neler konuşuluyor diye girip bakmaktan da kendimi alamıyorum.

Hal böyleyken son iki gündür yaşanan terör olaylarını televizyondan öğrendim, istemeyerek de olsa sosyal medyaya girdim, çünkü biliyorum ki haberin aslı orda, girmemle başımdan aşağı kaynar suların dökülmesi bir oldu zira çok elem verici görüntüler paylaşılmıştı, teşhir etmek istemiyorum, menfur saldırının iki ayrı görüntüsü vardı. İzlerken aklıma gelen ilk şey bu görüntüleri gören şehitlerimizin yakınlarının yaşayacağı travma oldu. Zor gerçekten çok zor Allah yardımcıları olsun.

Sosyal medyaya devam edelim, kırk ayrı ağızdan kırk ayrı yalan uyduruluyor, dezenformasyon yapılıyor ve buna bir çok insan inanıp destekliyor, karşı söyleme kapalı, apaçık fitne peşinde olan ve ateşe körükle giden bu insanları görüp bir şey yapamamak direncimi kırıyor ve ümitsizliğe sevk ediyor.

Tahminim o ki, bundan iki - üç yüz yıl evvel yaşasak hayatımız boyunca tesadüfen dinleyeceğimiz sükuta ve tefekküre vesile olacak, enteresan, talihsiz, üzüntü verici, ilginç olayları, bi akşam haber izlesek yahut bir saat internet kullansak öğrenmiş oluyoruz. Bu çok yoğun bombardımana haliyle alışıyoruz, ancak haberlere üzülmemek elde değil. Web sitesini açtığında Aylan Kurdi’nin haberi karşılıyor, mouseyi oynatıyorsun, “bomba transfer haberi”, “malum kahvecide kahve içiyor” gibi bin bir çeşit haber. Üzerine ağıt yakılacak, iki üç nesile anlatılacak hikayeleri bir hareketle geçiyoruz ancak bu üzülmediğimiz anlamına da gelmiyor. Bu modern hastalıkla başa çıkmamız gerek ancak asıl önemlisi her gün bizi karşılayan yüreklerimizi yakan olayların son bulması.

Rabbim yardımcımız olsun…

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir