Türkiye Aktivitesi
2481 ziyaret
1 online
Sıla Münir
Okur-bozar

Türkiye Puanı

1386 puan Yeşil Kalem

Derecesi

14 [Toplam 1622 kişi]

Türkiye
Pinledikleri(2)
Mustafa Karayel yazdı, 3 misafir olmak üzere 13 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
9 Eki 15 18:00
Ömer Bin Abdülazîz (Rahmetullahi Aleyh)

Büyük İslâm âlimi Abdullah ibni Mübârek’e “Hz. Muâviye ile Ömer bin Abdülaziz’den hangisi efdaldir?” diye soruldukda “Resûlullah’ın yanında giderken, Hz. Muâviye’nin bindiği atın burnuna giren toz, Ömer bin Abdülaziz’den yüzlerce defa daha kıymetlidir” buyurmuştur.

Ömer bin Abdülazîz, Emevi halîfelerinin sekizincisi ve Mısır valisi Abdülazîz bin Mervân’ın oğludur. 679 (H. 60) senesinde yâni hazret-i Muâviye’nin vefat senesinde Medine’de doğdu. Annesi, hazret-i Ömer’in oğlu Asım’ın kızıdır.

Döneminde; Malatya, Rumlardan yüz bin esir karşılığı satın alındı. Pireneler aşılıp, Fransa’ya girildi. Narbonne ele geçirildi. Burada güçlü üsler kuruldu. Afrika’da bütün Berberîler onun zamanında müslüman oldu. Endülüs’te nüfus sayımı yaptırıp, ülke topraklarını halka âdil bir şekilde dağıtarak güçlü bir ziraî yapılaşma te’min etti. Bu durum müslümanların İspanya’da tutunmalarını te’min etti. Ömer bin Abdülazîz’in; mûsevî, hıristiyan ve ateşperestlere gösterdiği yapıcı siyâset karşısında, onların arasında İslâmiyet geniş ölçüde yayıldı. Müslüman ve gayr-i müslim bütün teb’ası tarafından sevildi. Hak ve adaletin yayılmasında ve zulmün kalkmasında çok hizmet etti.

Menfaatperestler ve bid'at sahibi kalbi bozuk olanların tabii olarak düşmanlığını kazanan halifeyi kölesi olan hizmetçisine para karşılığı zehirlettiler ne yazık ki.

Ömer bin Abdülazîz zehirlendiğini anlayınca, kölesini çağırdı; “Ben sana hiç bir kötülük yapmadığım hâlde bu ihaneti bana niçin yaptın? Doğru söylersen seni affederim” deyince, köle yaptığına çok pişman olup, üzüldü ve ağlayarak; “Yâ emir-el-mü’minîn! Bana bin altın vermek suretiyle bu ihaneti yaptırdılar” dedi. Halîfe altınları getirterek, devlet hazînesine gönderdi. Köleyi ise affetti.

Beyt-ül mâl hususunda o kadar hassastı ki zekât verecek kimsenin bulunamadığı bir memleketin emiri olarak 2. bir gömleği yoktu. II. Ömer lakabını almıştı.

Hasta yatağında iken, yakınları; “Beyt-ül-mâl’den ailene bir şeyler vasiyet et, senden sonra onlar sıkıntıya düşmesin” dediklerinde; “Çocuklarım ya iyi, sâlih insanlardan veya kötü şerir insanlardan olacaklar. Sâlih insan olurlarsa, Kur’ân-ı kerîmin; “Ey Resûlüm! Müşriklere de ki; size karşı benim yardımcım Kur’ân-ı kerîmi indiren Allah’dır ve O bütün salihlere de yardımcıdır” meâlindeki A’râf sûresi yüz doksan altıncı âyet-i kerîmesi yetişir. Kötü insan olurlarsa, ben onları, günâh işlemeleri için para verip güçlendirmem, dedi.

Çocuklarına dönerek: Evlâdlarım! İki ihtimâl var. Ya sizi zengin edeceğim, o takdirde babanız Cehennem’e girecek. Yâhud da fakir kalacaksınız; babanız Cennet’e gidecek. Babanızın Cennet’e girmesi şartıyla fakir kalmanızı, onun Cehennem’e girmesi şartıyla zengin olmaya tercih edin. Benden sonra sakın Beyt-ül-mâl mes’ûllerini taciz etmeyin. Şunu iyi bilin ki, size verilmesini vasiyet ettiğim paranın mikdârı yirmi bir dinardır.” buyurarak akıllara durgunluk veren ve tüyler ürperten bir cevap vermiştir.

Muaviye hazretlerinin büyüklüğünü burdan anlamak yetişirse de o da başka bir makalenin konusu olsun diyelim ve Ömer bin Abdülazîz hazretlerinin altın harflerle yazılacak bir sözüyle yazımızı nihayete erdirelim;

Buyurdu ki: "Ahıretini dünya için satan, ahmaktır,

âhiretini başkasının dünyası için satan ise daha ahmaktır."

Sözlerin büyükleri, büyüklerin sözleridir. Vesselam.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
27 Oca 09:14

“Hz. Muâviye ile Ömer bin Abdülaziz’den hangisi efdaldir?” diye soruldukda “Resûlullah’ın yanında giderken, Hz. Muâviye’nin bindiği atın burnuna giren toz, Ömer bin Abdülaziz’den yüzlerce defa daha kıymetlidir”

Esra Çalgaz yazdı, 4 misafir olmak üzere 6 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
17 Tem 17 17:00
Sizin Ev

Sizin kapıyı severdim boyası geçmiş kırmızı demirleri boyadığınız günde dahi ordaydım bilirsin

Yıkıldımı bu sokaklar

Adını yazdığın duvar

Oysa yaşayacaktılar

Damda ki güvercinler

Vuracağım derdin bulursam bir rovalver

Nereye koydum cidden hatırlayamadım o gülleri

Bahçesi papatya dolu evinizin yıkıldıktan sonra durur mu hala uykuya daldığın hamak

Her kış su dolardı kaldırımda ki çukurlar bilir misin bir tek kırmızı botumla sıçratırdım üstüne kirli sular

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
17 Tem 21:25

Misafir

Bu şiir yarım kalmış Yarım kalmış herşey seni hatırlatıyor gözlerin uçurumdu kaç kere düştüm gökyüzünden saymadım Adın eskisi gibi değil şimdi farklı anlamlara geliyorsun.