Türkiye Aktivitesi
736 ziyaret
1 online
Sıla Münir
Okur-bozar

Edebiyat Puanı

1010 puan Turkuaz Kalem

Derecesi

3 [Toplam 182 kişi]

Edebiyat
Tümü(35)
Pinledikleri(0)
Sıla Münir yazdı, 1 misafir olmak üzere 3 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
5 Mar 17 10:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Bahar Geliyor!

Penceremden ay süzülmüş...

Şehrin ışıkları hikâye!

Oldum olası cızırtı gibi gelmiştir o ışıklar bana.

Bir aya bakıyorum, bir de farklı renklerde titreyen şehrin ışıklarına...

Ne diyordu *Murat abi; "Âsude bir bahar ülkesi.."

Cuk oturdu!

Şu an başka türlü ifadeden âcizim.

Ne güzel bir cümle; Âsude bir bahar ülkesi...

İyi ki hakiki yazarlar var...

Yoksa bilmem kaç binlik kelime dağarcığımla neyi, nasıl ifade ederdim.

İnsan, başıboş değil. Her an kılavuza muhtaç.

Sadece beden ve beyin mi?

Ruhumuz da öyle.

Aslında ruhumuzun rotası belli de biz saptırıyoruz onu.

Temiz, tertemiz yaratılmış.

Müzik ruhun gıdasıymış!

Palavra!

On sene oldu müzik dinlemeyeli.

O vakte kadar elime kalem almadan kendi zevkime göre doldurduğum kasetleri dinlerdim.

Sonu hüsran!

Bütün birikmiş hislerimi buhar edip uçururdu o müzikler.

Sözleri ne kadar mana yüklü olursa olsun ruhuma gıda değil ezâ oldu, cefâ oldu müzik dinlemek. Şimdi rahatım, dinlemiyorum. Şiir kitapları okuyorum.

Bugün kendimi çok delikanlı hissediyorum.

Her mazluma yeterim, her kavgaya karışan cinsten. Bütün börtü böceği, hayvanatı ellerimle besleyecek yüreğe sahip olurum.

Baharı hep böyle karşıladım.

Uzak, çok uzaklardan gelen, hasreti çekilen bir misafiri karşılar gibi...

Elim kolum dolaşık, bakışlarım yeşilin tonlarına mıhlı...

Cazibesine yaz kış kapıldığım güneş, baharda ne hale getiriyor tahmin edin.

Abartıyor muyum?

Az bile söyledim.

Bahar geliyor bahar!!!

Balkon demirinde muhabbeti tavan yapmış iki kumru...

Peşi sıra, dünyaca ünlü, bilmem nerenin bilmem kimin orkestrasını sollayacak ses, nağme ve derinlikte şakıyan tek başına bir sığırcık.

(Kuşların isimlerini delibozuk ama esaslı bir zanaat erbabından öğrendim. Çiçeklerin de... Ben ona cancağızım derim, o da bana zibidi der. Aramızdan su sızmaz. )

Bahar geliyor...

Kimbilir kimin kabirleri yeşillenecek...

Kimbilir kuş cıvıltılarını kaç yetim mahzun bir  gülümseyişle seyre dalacak...

Allahü teâlâ cennetinde kavuştursun.

Bahar böyle işte!

Her sene aynını yapıyor.

İlk nazarda aşık ediyor, içimi umutla, hayalle dolduruyor. Her işvesi yüreğimi yerle yeksan ediyor.

Bir de bakmışım dönüp gitmiş.

Bu kadar sevinme der gibi...

Muhabbetin en heyecanlı yerinde, ölümü hatırlatıyor.

Kollarımı iki yana açmış koşarken, ayaklarıma çelme takıyor.

İyi yapıyor.

Hakiki dostlar ölümü unutturmaz!

Dünya fâni, ahıret bâki...

Fotoğraf: @siirdukkan, çiçek, sıklamen.

*Murat Başaran

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Sıla Münir yazdı, 7 misafir olmak üzere 12 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
4 Şub 17 02:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Hisse

Bize ne sizin hikayenizden!

Demeyin; her hikayede bir hisse elbet vardır.

Benim payıma düşen, yapı itibariyle ne kadar hayat dolu, şen olursam olayım, içimde barınan hüznümün artık vatan-ı aslîsine kavuşmuş olmasıydı. Belki istisnasız her gece, başım yastıkla buluşunca, şöyle ohh diyeceğim sırada hatırıma gelir kaybettiğim yakınlarım. Ah ne olaydı da her vakit bu rikkat ve olgunlukla çarpsaydı yüreğim?! Ama ekserisi gece hortluyor böyle derin hislerin öyle değil mi...

On yedili yaşlarımda tanıdım seni. Aynı iş yerinde çalışıyorduk. Bilmediğimiz bir şey birbirimize hızla itti bizi.

Bağlandık...

Çok yürüdük...

Kol kola her yürüyüşte, duasını okumam için, ezan diner dinmez dirsek atışın geliyor hatırıma. Başını eğerdin, fısıltıyla okuduğum ezan duasına usul usul amin derdin.

Gözlerine uzun baktığımda kendini tutamaz gülerdin. Bayılırdım seni böyle güldürmeye. Aslında utanırdın da biraz. Sen kayıyor derdin , ben oynaşıyorlar derdim gözlerin için.

Benden altı yaş ihtiyar olduğunu fırsatını bulduğum an yüzüne yüzüne söylerdim. Sen de her seferinde kızmak yerine döve döve severdin beni.

Yaşımdan öte değer verirdin bana. İlk yazılarını bana okurdun, ben de sana...

Bazen ayakkabının içine, defter ya da kitabının arasına, ceplerine, her eşyanın içine mutluluk dolu notlar yazıp bırakırdım.

Sen de yapardın ama, benim kadar abartmazdın.

Sanki mutlu etmek için çıkmıştın karşıma. Sadece beni değil, herkesi.

Senin gibi dinleyen insan tanımadım.

Bana hep sabrı tavsiye ederdin. Dediklerin hep çıkardı ihtiyar bacı...

Omuzunda hıçkırarak ağladım. Hep seve seve teselli ettin.

Gençliğimin en deli çağlarında, akranlarım  (çevrem itibariyle) ucuz sevda acıları çekerken, senin vesilenle dâvâ namzeti oldum.

Tavuk Suyuna Çorbalar kitabını elinde görünce, aklın fikrin yemek demiştim de köteği vermiştin sırtıma sırtıma...

Bir keresinde aşık olmak nasıl birşeydir diye sormuştun. Hem merak ediyordun hem de yaşamak istiyordun aşkı.

Heyhat!..

Genç yaşta ruhunu teslim ettin.

İnşallah şehidlerle kıyılmıştır nikahın.

Durgun halinde bile tebessüm yayan dudakların, vefat ettiğin anda da öyleydi.

Hüsn-ü zannım daima taze ve bakidir şehid olarak vefat ettiğine.

Dualarım da.

Mekanın cennet olsun canım ablam...

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Sıla Münir yazdı, 3 misafir olmak üzere 4 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
19 Oca 17 02:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Aslan Yürekli Bir Yiğit
975803cc92aaba25c0fc7edb32c5e2261484776032

975803cc92aaba25c0fc7edb32c5e2261484776032

Ö lümü sevdirdi cesaretin,

M ayası temiz her yiğide!

E min olduk, kalb-i selîm

R ahat haram hainlere!

H er ana ister senin gibi,

A slan yürekli, şecaatli,

L emyezel bir evlâd nesli.

İ smiyle müsemma yiğit!

S ıdkın etti müstefid!

D olaşacak şarktan garba,

E fsaneleşen şehadetin,

M ıhlansın diye arzda,

İ smin artık her ocakda,

R ahmet etsin Rabbim sana!

Lügât

Şecaat: Yüreklilik, yiğitlik.

Lem-yezel: Bâkî, kalıcı.

Müsemma: İsmiyle isimlendirilen.

Müstefid: İstifade eden.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Sıla Münir yazdı, 2 misafir olmak üzere 3 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
14 Oca 17 02:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Sahte Kahramanlar!

BİZE KALAN AZİZ BORÇ ASIRLIK ZAMANLARDAN;

TARİHİ TEMİZLEMEK SAHTE KAHRAMANLARDAN...

(Necip Fazıl Kısakürek - Çile)

"Hem vardır bu diyarın bir âdeti

Kâfire daim erişir âfeti

Yani her donanma kim bunda gele

Vaki olmadı gide güle güle

Cümlesi buldu hezimet âşikâr

Ağlayarak gitti cümle ne ki var

Bu da inşallah öyle oluser

Toplarınız cümle bunda kalıser

Biz dahi çıkıp kılarız gâreti

Siz bilirsiz nola Türkün âdeti

İmdi sizde de ganimet çok tamâm

Geldiniz kim saldı ol Rabbü'l-enâm

Durman imdi cenge başlan bu zamân

Neye kim kadirseniz eylen hemân."

Yukarıdaki satırlar, Barbaros Hayreddin Paşa'nın Cezayir'e vekil bıraktığı evlatlığı Hadım Hasan Ağa'nın, İspanya kralının tehdit mektubuna cevaben yazdığı nâmenin bir kısmıdır.

Bu denli tevekkülü, cesareti, şecaati methetmeye, benim edebiyatım yetmez.

Okuyunca aklıma diğer kahramanlarımız geldi...

Sultan Alparslan, Selahaddin Eyyûbî, Ertuğrul Gazi Hazretleri.....

Ömer Halisdemir, Fethi Sekin...

Hepsinin evvelinde ve ahirinde binlerce kahraman... İsmini bildiğimiz ve bilmediğimiz,

hepsi de nev'i şahsına münhasır kahramanlar.

Belki yaşadıkları devir farklı. Ve fakat hep aynı ruh! Hayatları, kahramanlıkları ciltler dolusu kitap olur. Gişe rekoru kıran filmler olur.. Tiyatroda sahneler yıkılır geçer...

Fakat...

Nerede o ruhu vererek işleyecek babayiğit yapımcılar?

Yapılanlar ise ortada:

Kahramanlar leyla/mecnunculuk oynuyor. Hocaları şarapçıdan bozma meczubu andıran ihtiyar.

Analar bacılar fettan!

Yok yok, ben bu mevzulara girince kendimi kaybediyorum.

Hele yabancı filmlerde şişirilmiş hayal kahramanlarını görünce hepten şirazem kayıyor. Evet, onların şişirilmiş hayal kahramanları var. Filmlerinde, kitaplarında vatan tutkusu hakikatli bir biçimde işlenmiş, işleniyor. Üstelik bazılarına vatan bile denmez.

Bu güne kadar ne adam gibi Fetih filmi yapıldı ne de Çanakkale...

Çoğu kez de diyorum ki; aamaaaan, üzülmeye değmez. Tarihimizi, dinimizi doğru anlatan kitaplar var hamdolsun. Bize, bizim evlatlarımıza onlar kâfi.

Yine de gönül istiyor ki, Türk İslam kültürünün kahramanlıklarından bir tanesi hakkıyla sinemaya uyarlanabilseydi muhteşem olurdu. En azından bir tanesi... Yeter de artar bile.

Yukarıdaki şiir fotoğrafdaki eserden alıntıdır. Kitabı günümüz Türkçesine aktaran, doğru tarih üstadı, Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil'dir.

Kitaplığınızda yegane bir köşeye layık, çok kıymetli bir eserdir.

Keyifle okumanızı tavsiye etmek haddim değil, sadece dilerim.

Gâret: Düşman topraklarını yağmalamak.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Sıla Münir yazdı, 10 misafir olmak üzere 14 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
30 Ara 16 02:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Üşümek / Ben Bunları Ünlü Olmak İçin Anlatmıyorum

Bunu yazarken utanıyorum, fakat hayli süredir üşümediğim geldi aklıma. Sobalı evde yaşarken, mutfağa, lavaboya ya da evin sobasız olan herhangi bir köşesine geçeceğiniz vakit, hayat boyu yapmadığınız muhasebeyi yaparsınız. En deli çağlarınızda bu tavan yapar. Hani şimdilerde ergenlik denen zırva var ya... Kanı kaynamakmış, hikaye! Kanı kaynıyorsa bu muhasebe niye?

Sobalı evde yaşarken mutfağı odaya taşırdım neredeyse. Sofradakiler birşey isteyecek diye ödüm kopardı. Ah o buz gibi suda bahçeden gelen marulu yıkamak yok mu.   Markettekiler nisbeten yıkanıyor, bahçe marulu kışın bildiğiniz çamur çamur. Yapraklarından mütevellit karşınıza çıkıp, tanışmakla müşerref olduğunuz sülükler de cabası.

Artık bir zaman sonra moraran parmaklarınızı hissetmezsiniz. Üşüme yerini yanmaya bırakır. Ben o hissi üşümekten yeğ tutarım. O elleri sobaya tuttuğunuzda bir zonklama başlar. Of en can alıcı noktayı atladım. Ağnatmazsam olmaz! O el var ya o el, o parmaklar... Buz kesen hani, kapının koluna bile değdiremediğiniz... Kazara bir yere, ne bileyim, kirişe falan çarpsa bittiğinizin resmidir. O acı nasıl birşeydir! Bunu bir de saatlerce kartopu oynayıp gelenden sormak ve dinlemek lazım...

Şimdi bunları niye mi anlattım. Elbette paylaşmak için. Asla şikayet değil. Üşümenin güzel olduğu zamanlar yaşadım. Hem de en güzel yaşlarımda... Öyle kardan adam falan da hiç yapmadım. Komşunun ikinci kata uzanan merdivenlerini imece usulü karla kaplardık. İki katlı kocaman bir kaydırağımız olurdu. Belki bir günü bulurdu. Ama değerdi. Eve zor girerdik. Kaydırağa tırmanma mevzuu akıllara zarar. Saniye sürecek keyif için dakikalarca gayret sarfetmek hiç zorumuza gitmezdi. Muşambayla kayan mı dersin, leğenle yuvarlanan mı ararsın.. Ne zayi edecekmişiz vaktimizi kardan mardan herifle... Dibine kadar yaşardık karda oynamanın keyfini. Ertesi gün okula da giderdik. Hem de servisle değil, yayan... Hem de bazılarımız çizmeyle, botla değil, lastikle, ayakkapla... Benim hiç çizmem olmadı mesela. (Ben bunları ünlü olmak için anlatmıyorum:) )

Poşet içliksiz ayakkabı giydiğimi hatırlamıyorum kışın. Yedek çorap olmazsa olmaz. Akşam eve gelince kuzine sobanın arkası kunduracıyı andırırdı. Kuruyunca da taş gibi olurdu ayakkabılar. Hey gidi günler... Bu hamur çok su kaldırır. Allahü teâlâ küfrân-ı nimet eylemekten muhafaza buyursun. Her nimetin şükrünü îfâ edenlerden eylesin bizleri.

Soğukda dışarıda kalan, içeride ama ısınamayanlara yardım ihsan eylesin. Amin.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Sıla Münir yazdı, 5 misafir olmak üzere 7 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
12 Ara 16 02:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Yok Ettik Sandığın Misliyle Dönecektir!

Yok ettik sandığın,

Misliyle dönecektir!

Şühedânın yumruğu,

Beynine inecektir!

Bilmezsin sen, imansız!

Cennet ehlinden bir tek,

Dünyaya geri dönmek

Şehidler isteyecek.

Çünkü ölüm değil, düğündür,

Onun başına gelen,

Sen bunu anlamazsın,

Dinsizliktir sermayen!

Yok ettik sandığın,

Misliyle dönecektir!

Kudurmuş it ölmeden,

Saldırır etrafına,

Hâlin tam da bu hâldir,

Felâketin muhaldir!

Yok ettik sandığın,

Misliyle dönecektir!!!

Haine çanak tutan,

Bir farkı olmaz ondan,

Mazlumun âhı sarar,

Tutuşursun dört koldan!

Yok ettik sandığın,

Misliyle dönecektir!

Şehitlerin ruhları,

Aklını yok edecek,

Mazlumların ahları,

Ensenden inmeyecek!

Kinin ve hırsın seni

Cehenneme itecek,

Sanma böyle gidecek,

Elbet sona erecek,

Fazla sevinme zira;

Yok ettik sandığın,

Bak misliyle dönecek!

Kaybediyor sandığın,

Daha da kıymetleniyor,

Her şehidin kanından,

Bir tohum filizleniyor!

Daha yeşil, daha kavi,

Kökü sağlam, daha diri,

Bekle soysuzun dölü,

Artık ölüsün, ölü!!!

Öldü bile denmez sana,

Leş oluyorsun aslında!

Yok ettik sandığın,

Misliyle dönecektir!!!

Allah'ım şükür olsun,

Ahıret var, hesap var!

Şimdi zahirde hepsi,

Belki mutlu, rahatlar,

Fakat elbet hepsine,

Çok şiddetli azap var!

Rabbim'den diliyorum:

Bu vatan hainlerine

Dünya ve ahıreti

Yerle yeksan eylesin!

Ses çoğalsın, yükselsin:

Amin amin amin amin!!!

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Sıla Münir yazdı, 3 misafir beğendi, henüz yorum yapılmadı.
20 Eyl 16 18:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Yalnız Kalınca Ben

Yine kederle başbaşa,

Hüzn ile cân içreyim.

İçiniz kararmasın,

Mütebessim haldeyim.

Öyle ya, hüznüm artık,

Kadim dost oldu bana,

Çat kapı misafirim,

Canımdan da bir parça.

Azalınca muhabbet,

Gönlümün bağırında,

Geceye gömdüm hüznü,

Bilmem, bu hangi safha?

Kelimelere çattım,

Derdimi onlara sattım,

Bakalım ne marifet,

Gösterirler bir zahmet.

Kurdum bir darağacı,

Hangisi boşa gitse,

Geçecektir ilmeğe,

Acımam emanetse!

Delilik mi; baştayım.

Akıl dersen; boştayım.

Hastalık; bilmiyorum,

Yalnızlık: kulağıma

Okunan adım sanki...

Esasen her vakitte,

Mütevekkil olmalı.

Ümit; tek sermaye,

Unutmaksa baş tâcı...

Not: Bu şiir fotoğrafdaki civciv ve onun nezdinde tüm yalnızlara ithafımdır. :)

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Sıla Münir yazdı, 8 misafir olmak üzere 10 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
13 Eyl 16 06:00

Sıla Münir

Puan: 1010

İyiler İyileri Bulur

Gün gelir gerçek bildiğiniz mutluluklarınızın aslında sahte olduğunu anlarsınız acı bir şekilde.

Üzülürsünüz.

Göğüs kafesinizden usulca salıverirsiniz son huzurlu nefesinizi.

Bundan sonraki soluklarınız ağrılı ve kesik kesiktir.

Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır bilirsiniz.

Bilirsiniz, siz, eskisi gibi hatta daha iyi/güçlü olmak zorundasınızdır.

Çünkü sorumluluklarınız büyüktür.

Tanıdığınız kişilerin, aslında ne kadar da yabancı olduğunu anlamanız, boğazınızda bir yumru meydana getirir.

"Kalabalıklar içinde yalnızlık" sözü daha bir manidardır artık.

Herkes sizinle/yaptıklarınızla alakalı beğenmedikleri herşeyi söyler.

Geçmişte kalmışsa bile söyler...

Acıtsa bile söyler...

Kızdırsa bile söyler...

Onlar bu haklara sahip iken, siz herşeye mantıklı izah getirmek ve yüzünüzü ekşitmeden yolunuza devam etmek/unutmak mecburiyetindesiniz.

Aksini yapmak, asalete aykırı olur.

Zaten bütün bunları pervasızca, hatır/gönül tartmadan yapan bir insanı ikna edemezsiniz. Ve değmez zaten...

Erdemin gözünüzün önünde eriyip gitmesi, hayal kırıklıklarınıza bir yenisini daha ekler.

Ve bunca hüzünlü manzaranın tam ortasında, kocaman harflerle, 'İYİLER İYİLERİ BULUR' sözü yüzünüzde bir tokat tesiri yapar.

Bütün bu edebiyat parçalamalar, bir balonun havasının hızla inerken, duvarlara çarpa çarpa inmesini andırır.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
15 Eyl 15:53

Sıla Münir

Puan: 1010

Yazarlık? Estağfirullah. :) Teşekkür ederim.

15 Eyl 12:50

Göğüs kafesinden salınmamalı kim ne der ise desin salınmamalı huzur nefesi.. Kalemine, yüreğine sağlık sayın yazarım :)

Sıla Münir yazdı, 4 misafir olmak üzere 10 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
10 Eyl 16 02:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Asrın Yesevî'si

Seyyid Ahmed Arvasi,

İlim irfandı derdi.

Taht kurdu gönüllerde,

Asrın Yesevî'siydi!

Genci hassaten sever,

Hususi emek döker,

Çırpınırdı öyle ki,

Hiçbiri olmasın zâyi.

Vaktâ ki bir tayinde,

Köylü karşılar onu.

Müellim bey diyerek,

Hoş safâlar ederek.

Gel gör ki takar hoca,

Bu "müellim" lafına.

Anlar hatâen değil,

İradeyle söylenir.

Çünkü "müellim" demek,

Elem veren demekdi.

Hoca bildiği için,

Zihnini meşgul etti.

Aradan günler geçer,

Köylü "muallim bey" der,

Der hoca, "Dur hemşehrim.

Sen bana ilk geldiğimde,

Hep müellim diyordun,

Şimdi "muallim " dedin,

O vakit mânâsını

Bilerek mi söyledin?"

Köylü, "Ah, muallim bey,

Senden evvel gelenler,

Köylüyü beğenmedi.

Gayretsizlik bir yana,

Emeksiz, kibirliydi.

İkram ettiğimiz aşı,

Beğenmeyip dökerdi,

İşte bundan sebeb,

Mânâsı elem veren,

Bir nice müellimdi.

Fakat sen değilsin böyle,

Derdimizle dertlenen,

Soframızda beklenen,

El gibi değil, içten,

Muallimsin ebeden!!!

Fotoğraf:

Seyyid Ahmed Arvasi

Sahte Dindarlar Sahte Laikler

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
11 Eyl 20:10

Sıla Münir

Puan: 1010

Teşekkür ederim.

11 Eyl 19:38

Yureginize kaleminize sağlık..

Sıla Münir yazdı, 2 misafir olmak üzere 8 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
23 Tem 16 02:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Vefalı Milletime

Millet ezdi başını, bu çok başlı yılanın,

Daha yolumuz uzun, karındaşlar, davranın!

Yavrusunu koruyan, haşin bir kartal gibi,

Örtündün devletine, işte bu ecdad nesli!

Hiç pişman olmayacak, daha da kuduracak,

Sakın kırpma gözünü, hep fırsat kollayacak!

Paraya tamah edip, rütbeye meylettiler,

Milletin sillesini, hiç hesab etmediler!

Haksız geldikleri yerden, ahlaksız ayrıldılar,

Lügâtlarından 'haysiyet,  namus'u kaldırdılar!

Bahçede çay toplayan, tankları esir aldı,

Yürümeye mecalsiz, ölümüne yardırdı!

Emzikli bacılarım, seccadeyi ıslattı,

Yürekleri kocaman, çocuklar bayrak açtı!

Bunların sınırı yok, bunu iyi anladık,

Onlar da anlasın ki, kefen bize bayramlık!

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Sıla Münir yazdı, 4 misafir olmak üzere 9 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
20 Haz 16 06:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Tozlu Raflar

Ben raflarda tozlanan

İlm-i hâlinizim,

İçler acısı olan,

Hâl-i pür melâlinizim!

Beklediniz kandili,

Hastalık ve kederi,

Hüzünlü vakitlerde,

İndirdiniz tek beni.

Oysa ki her Müslüman,

Şen vakitlerde de

Anmalıdır Rabbini,

Budur şükr'ün gereği.

Yıllarca süs niyetli,

Gösteriş mâhiyetli,

Kabım, yaldızlı, cildli

Kullandınız hep beni!

Hâlini bilmeyenler,

Bîhaberdir ömründen,

Gamsızca keyf edenler,

Çürüyor usulca içten.

Üç beş saat ekranda,

Hebâ eder vaktini,

Okumaya gelince,

Yoruluyor gözleri!

Sıla der, boşa çabam,

Ne desem kifâyetsiz,

Bizim millet vesselâm;

Okumaya hevessiz!

Not: Fotoğrafdaki beyitler, üstad Necip Fazıl Kısakürek'in "ÇİLE" adlı eserinde yeralmaktadır.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Sıla Münir yazdı, 1 misafir olmak üzere 5 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
9 Haz 16 06:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Ramazan-I Şerif

Şükür geldi mübarek,

Ramazan-ı Şerif ayı,

Her vakti kıymetlidir,

Dolduralım zulayı.

Milletçe aynı anda

İftar, sahur eylemek ,

Huzur verir insana,

Buna çok şükür gerek.

Yine envai çeşit,

Sofralar kurulacak,

Kimi israf harmanı,

Kimi biraz tadacak.

Kimbilir kimileri,

Sofradan aç kalkacak,

Belki bazı evlerde,

O sofra olmayacak.

Soytarılar ekranda,

Vaazlar verecekler,

Reklam aralarında,

Çay /çorba içecekler.

Ağzından köpük saçan,

Kuduz kelbler misali,

İslâm'a saldıranlar,

Dinî ekler verecek,

Sanırlar uyanık mü'min,

Bu tezgaha gelecek!

Eskiden şöyle idi,

Muhabbeti dönecek,

Değişen kendileri,

Kimse kabullenmeyecek.

Rabbim bu mübarek ayın,

Kıymetini bilelim!

Feyz ve bereketinden,

İstifade edelim.

Not: Fotoğrafdaki mısralar, üstad Necip Fazıl Kısakürek 'in ÇİLE isimli eserinde yeralmaktadır.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Sıla Münir yazdı, 2 misafir olmak üzere 7 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
27 Nis 16 02:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Maske

Hislerimi kaybettim,

Ümidim de hep yetim,

Arar oldum kendimi,

Yalnız ve de sefilim.

Taşlara sorun beni,

Soğuk ve de katıyım,

Her darbenin sînesi,

Bende hiç yorulmayın.

Ufak tefek gamlarım,

Dersiniz; dert mi sanki?

Meşhurdur bir damlanın,

Mermeri erittiği...

Fakat ben de insanım,

Âcizim, gam; lisânım.

Dostum oldu kalemim,

Kendimledir hesabım!

Ben iyi olsa idim,

Bulurdum iyileri,

Şikayetçi değilim,

Bir adım attım geri.

Yabancı satırlarda,

Buluyorum kendimi,

Bazen öyle olur ki :

Hepsi tıpkı ben gibi. ..

Kimbilir ömrümüzde,

Kaç hayat yaşıyoruz?

Her güne ayrı maske,

Çaresiz, takıyoruz. ..

Not: Fotoğrafdaki şiir, üstad Necip Fazıl Kısakürek'in Çile adlı eserinde yer almaktadır.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
04 Şub 23:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Teşekkür ederim.

24 Ağu 18:34

Yüreğine sağlık...

Sıla Münir yazdı, 6 misafir olmak üzere 10 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
9 Nis 16 14:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Ateşe Uçan Böcekler

Şehidine ağlıyor,

Cennet memleketim.

Çok pâreler kopuyor,

Bu imtihan pek çetin.

Kundaktaki bebekler,

Henüz bîhaberdirler,

Baba omuzu nedir,

Nasıldır bilmeyecekler.

Onbeşinde civanlar,

Aceb nasıl hatırlar?

Ah omuz atan baba,

Gitti, yüreği yanar.

Gelinlik kızları kimse,

Nazlamaz baba gibi,

Edebli başa bûse,

Kondurmaz baba gibi.

Sen ey vatansız zalim!

Bir damlası boğacak,

Gözü yaşlı yetimin,

Kalmaz elbet ettiğin.

Ateşe uçan böcekler,

Onu ışık zanneder,

Aydınlığı umarken,

Ateş onu kül eder.

Resmin tam da bu haldir,

Vaziyet pek vahimdir,

Kork bu mazlumların,

Laneti ensendedir!

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Sıla Münir yazdı, 1 misafir olmak üzere 6 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
7 Mar 16 01:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Hüznüm

Yine kapım çalındı,

Buyur ettim hüznümü,

Biraz ağlamaklıydı,

Beğenmedi yüzümü.

"Nicedir ahvalin? " dedi,

Niye rengin sararmış?

Ağarmış bak saçların,

Neşesiz bakışların?

Sana malumdur dedim,

Ne demeye sorarsın?

Bilip de ahvalimi,

Yarama tuz basarsın.

Beyhude gelmezsin sen,

Boş laf hiç etmezsin sen,

De ki bu kederin nasıl,

Gelirim üstesinden?

Dedi yük çok sırtında,

Bu yükle çıkılmaz yola,

Lüzumsuz ağırlıklar,

Atılmalı evvelâ.

Tevbe ettikten sonra,

Mâzini dert etme asla.

Tedbirini alınca,

Âtine telaşlanma.

Benim yüküm yük değil,

Hayatımın mânâsı,

Maksadım şikayet değil,

Failim yüz karası!

Yoruldum aldanmaktan,

Farkım yokmuş ahmakdan!

Korkar oldum her vakit

Yalana inanmaktan.

Köseledir terkibi,

Bu gönül pek incindi,

Her zora dayanır da,

Yalanı hazmetmedi!

Kerpiçten duvar artık,

Hislerim, gülüşlerim,

İdare-i maslahat,

Geriye dönüşlerim. ..

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
07 Mar 17:27

Sıla Münir

Puan: 1010

Not: Fotoğrafdaki şiir üstad Necip Fazıl Kısakürek 'in ÇİLE isimli eserinde yer almaktadır.

Sıla Münir yazdı, 1 misafir olmak üzere 4 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
24 Şub 16 01:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Ben Bir Mezar Taşıyım

Ben bir mezar taşıyım,

Başım bir hayli kalabalık,

Yarenlerim serçeler. ..

Kiracımsa börtü böcek.

Bir kedi gün aşırı, sırtını dayamasa,

Mümkün değil ısınamam.

Hırıltısı ninni zaar,

Kafa kafaya verdik mi,

Muhabbetin dibi tutar.

Ben bir mezar taşıyım,

Gecem günüm birdir benim

Ne sefâlar ne cefâlar,

Burada hayat durmaz akar,

İnsan geçmeye korkar,

Bir de işitse bu sesleri,

Terk etmez hiç taatini.

Ben bir mezar taşıyım,

Nefes alıp verdikçe,

Ölüm uzak insana...

En sevdiği de ölse,

Gaflette ne hikmetse? !

Ben bir mezar taşıyım,

Kışın soğuk, yazın harlı,

Şahid olduğum şeyler,

Keşke eritse beni.

Duymasam, hiç görmesem!

Başka birşey istemem...

Not: Fotoğrafdaki şiir, üstad Necip Fazıl Kısakürek 'in Çile isimli eserindedir.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Sıla Münir yazdı, 5 misafir olmak üzere 13 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
12 Oca 16 01:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Kanaat

Ahşap tabanlı oda,

Yerde tahta bir sofra,

Bir baş soğan, bir de ayran,

Ninem usûlü tarhana...

Böylesi bir bereket,

Yoktur hiçbir sofrada,

Lezzeti anlatılmaz.

Kanaat var katığında...

Odunla pişmiş somun,

İçi sâfi buğday un,

Bir dilimi doyurur oy,

Kanaat var hamurunda...

Kuzinemde fokurdar çay,

Râyihâsı tomurcuk vay!

Odunum bol tenekede,

Kanaat var alevinde. ..

Yer minderi, sarman kedi,

Bu tablonun "hah işte "si.

Ahaliyle yer, ses etmez,

Kanaat var mayasında...

Serilidir seccadesi,

İşte evin baş köşesi,

Tevekküldür sermayesi,

Kanaat var hep ucunda...

Not: Fotoğrafdaki şiir üstad Necip Fazıl Kısakürek'in ÇİLE isimli eserinden alıntıdır.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Sıla Münir yazdı, 4 misafir olmak üzere 11 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
16 Ara 15 01:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Aşk (?!)

Üzerine dünyanın derdi binmiş,

Beli bükük ihtiyar gibiyim,

Sormayın bana aşktan, meşkten,

Huzurumu bozmayın, böyle iyiyim.

Bir hayli vakit oldu bu ıstırabı çekeli,

Bir garip oluyorsun, ne akıllı ne deli,

Tek kazancım şu idi, verdiği nasihatdi :

"Allah'a ulaştırmayan her aşk, aşk değil"di.

Evet, aşk aynı zamanda Mevlâ'ya kavuşturmalı,

Geçici heveslerden insanı soğutmalı,

Ne bahtiyar olunur, bu denli bir sevgiden,

Her kula nasib olmaz, seçilmişdir sevilen.

Mevlâ'yla bağ olan âşık, sadık olsa gerekdir,

Sadakati gözünde, gönlündeki edebdir!

Allah'ı hatırlatan bir aşk seçmezsen eğer,

Bil ki bütün ömrün, âh ve figanla geçer.

Otuzuna varmadan beli bükülür ruhunun,

Yarenlik eder sana, sabır denen bastonun...

Not: Fotoğrafdaki eser üstad Necip Fazıl Kısakürek'in ÇİLE isimli eserindendir.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
16 Ara 14:28

Sıla Münir

Puan: 1010

Teşekkürler. :)

16 Ara 14:26

Kalemine sağlık :)

Sıla Münir yazdı, 3 misafir olmak üzere 7 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
5 Ara 15 01:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Huzursuzluk Sebebi!

Bir söz vardır bilir misin?

"Haramda huzur ararsan

Huzur sana haram olur!"

Çağırır günahlar seni,

Koşa koşa gidersin.

Hiç ardına bakmazsın,

Sonunu düşünmezsin.

Abes hayal peşinde,

Tükenir vakitlerin,

Nefsin gem takmış sana,

Cihetini bilmezsin!

Doldurursun boşluğu,

Harama meyyal işlerle,

Suçu başkasına atar,

Huzur olmaz gönlünde.

Etrafını kırarsın,

Huzursuz hallerinle,

Yüklersin başkasına,

Suç bulmazsın kendinde.

Karın kızın yapınca,

İffet abidesisin,

Aynını kendin yapınca

Masum entellektüelsin!

Evinin bereketini,

Kaçırıyor bu haller,

Aile saadetini,

Elbet sadakat besler!

En ufak taviz bile,

Yeter huzur bozmaya,

Ailen sevgisizse,

Başka sebeb arama!

Bir kalbe yerleştiyse,

Şüphe doğuran işler,

Geçmiş ola adamım!

Bu kurt elbet genişler!

Günahı hafif görme,

Hatada ısrar etme,

Karın kızın yapınca,

Sorarsın hata kimde?

Ecdadını seversin,

Yolundan yürümezsin,

Tenhada yanlış yapar,

Aslını da gizlersin.

Menfaatin var ise,

Arkadaşlık edersin,

İhsan eden herkese,

Vefasızlık edersin!

Eğer bir baba isen

Aklını başına devşir,

Eğer bir ana isen,

Akıllıca al tedbir!

Not: Fotoğrafdaki mısra, Üstad Necip Fazıl Kısakürek 'in, ÇİLE kitabında, O ERLER Kİ isimli eserinden alıntıdır.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Sıla Münir yazdı, 2 misafir olmak üzere 9 kişi beğendi, 5 yorum yapıldı.
25 Kas 15 05:00

Sıla Münir

Puan: 1010

Ruhsuz Bedenler

Yeni nesle acıyıp,

Kendini kaybedenler,

Size sesleniyorum :

Bu ne ruhsuz bedenler?!

Entel bir genç görünce,

Yerden yere vuranlar,

Uzun saç ve küpeyle

Habire uğraşanlar!

Kursağınızda hevesler,

Doymayan azgın nefsler,

Belki gençler masumdur?

Sizi hangi duygu besler?

Küfreden genç görünce,

Yüzünü buruşturursun,

Aynı haltı yeyince,

Bir güzel savuşturursun!

Sayısıyla övünürsün,

Okuduğun kitapların,

Tatbikinde sürünürsün,

Boğar seni karanlığın!

Fıtratına uymayan,

Muhabbete girersin,

Asla tutamayacağın,

Sözleri hep verirsin.

Af buyur kenefe bile,

Telefonunla girersin,

Bu nasıl mide böyle?

Hiç mi hicâb etmezsin?

Allah lafzı hiç mi yok,

Senin telefonunda?

Varsa demek korkun yok,

Cesaretin dorukda!

Babasın ya da anne,

Yeni nesle yüklenme,

Evvel kendini düzelt,

Bir güzel tevekkül et.

Kıymetli vaktini hep,

Çalıyor bu meretler,

Saatlerini lebaleb,

Harcıyor bu meretler!

Tatbik etmeden herşeyi

Nasihat ediyorsun,

Zerre tesiri olmaz,

Galiba bilmiyorsun?!

Telefon ve bilgisayarda

Bir mekik dokuyorsun,

Evladın büyüyor da

Farkına varmıyorsun!

Çocuklar nasihatden ziyâde,

Arar örnek aile.

Okuduğun onca kitap,

Yazmıyorsa at çöpe!!!

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
25 Kas 11:42

Sıla Münir

Puan: 1010

Not: Fotoğrafdaki şiir Üstad Necip Fazıl Kısakürek 'in ÇİLE isimli kitabından MUHASEBE adlı eserindendir.

25 Kas 11:29

Sıla Münir

Puan: 1010

Teşekkürler...